Ana səhifə

Marsel İlhan'ı yakından tanımak isteyenlere


Yüklə 12.6 Kb.
tarix26.06.2016
ölçüsü12.6 Kb.
Marsel İlhan'ı yakından tanımak isteyenlere...
Sevgili Marsel İlhan sadece bizim değil tüm Türk dünyasının gurur kaynağıdır. Kendi başarılarından daha da önemlisi bir model ve öncü olmuştur. Tabi hakkını yememek gerekir. İlk model ve öncü başarılı İpek Şenoğlu’dur. İpek’ten sonra Marsel bu çıtayı daha yukarı çekmiştir. Marsel’le ilgili televizyon programları, dergi yazıları ve gazetemde işlediğim konular sağ olsun Marsel çok malzeme verdiği için hiç eksik olmuyor. Onu yakından tanımak isteyen meraklıları tüm hayatının özetini aşağıdaki yazıdan takip edebilirler.

Saygılarımla.
http://www.tenisklinik.com.tr/v2/yazarlar/ErkanBayazitli/yaln%C4%B1zkurt_marsel.asp
Marsel İlhan Yalnız Kurt

İstanbul'a ilk geldiklerinde (2004) antrenman yapmak için kulüp arayan Marsel ve annesi aradığı imkanı Anadolu Yakası Taç Spor Kulübü'nde bulur. İlk kez ayak bastığı İstanbul'u sevmiştir. Marsel ülkesinde, kendini geliştirecek antrenman sahası bulamadığı için kariyerini geliştirmek için ülkemize gelmiş ve İstanbul'da kalmak için kararlıdır. Hiç kimsenin ummadığı bir anda Türkiye Şampiyonu olmuştu. Marsel deneyimli hocası Alirıza Toptaş'tan sonra Taç Spor'da yetenekli Antrenörü Can Üner'le başarılı çalışmalarına devam eder. Aradan dört yıl geçer ve hızla yükselip dünyanın en iyi 200 tenisçisi arasına Marsel İlhan ismini altın harflerle yazdırdı ve yazdırmaya devam ediyor. Gerçektende bu başarı karşısında gurur duymamak, takdir etmemek elde değil. Marsel'in annesi Madina Hamdamov ülkesinde Edebiyat öğretmenliği yapmış, fakat eşini yakalandığı amansız bir hastalık sonucu kaybetmiştir. O günden sonra oğluna annelik ve babalık yapmıştır. Bugün bir Türk tenisçi dünya klasmanında ilk iki yüz'ün içindeyse bunda Madina Hamdamov'unda büyük bir katkısı vardır.


Marsel İlhan ilk ciddi kariyerini İspanya'nın Cordoba kentinde, ITF Futures serisi turnuvasında şampiyon olarak elde etti. Bu sayede ondan önce hiçbir Türk tenisçinin yapamadığını başardı. 2008/2009 yıllarında ATP sıralamasında 170'li numaralara kadar yükseldi. İlk defa bir Türk tenisçi buralara kadar yükselebilmiştir. Tenisle aşkı Semerkant'ın toprak kortlarında başlar. Annesi Madina'ya göre Marsel'in gözü tenisten başka bir sporu görmez. Üç yaşındayken evdeki raketi bulup ve onunla oynamaya başlamış. Madina, birkaç yıl sonra raketi daha rahat tutacak yaşa gelince onu Semerkant'taki kortlara götürür. Altı yaşında ilk kez korta ayak basar ve tenisle yatar kalkar olmuş. Kötü havalarda bile koşarak antrenmana gider. Raket sallamadığı zaman da kendinden büyük oyuncuların her hareketini takip eder. Semerkant'taki düzenlenen uluslararası turnuvaları tribünde saatlerce bıkmadan oturur ve maçları büyük bir dikkatle izlermiş. Biraz daha büyüyünce kortta daha çok yer almak için top toplayıcılığı yapar. İlk turnuvasını sekiz yaşında antrenörünün verdiği ödünç tahta raketle kazandı. Şampiyonluk ödülü olarak ta bir tenis raketi kazanır. Bu ödülle dünyalar Marsel'in olur. O yıllarda Özbekistan'da tenis raketi edinmek çok zordur. Tüm yaş grubu turnuvalarında şampiyonluğu kimseye bırakmaz. Antrenörü onu daha büyük yaş gruplarında oynatır. Hatta arkadaşları da, Marsel sen artık bu turnuvalarda oynama da biz de şampiyon olalım derler. 13 yaşında Kırgızistan'da Orta Asya Oyunları'na katılır, ikincilik ve üçüncülük dereceleri alır. On yedi yaşında tüm rakiplerini yenip Özbekistan Şampiyonu olur. Ülkesinde artık yenemeyeceği tenisçi kalmamıştır. Lise diplomasını da almış ve artık bir karar verme zamanıdır. Edebiyat öğretmeni annesi Madina elektrik idaresinin personel müdürüdür. Oğlunun yeteneğini gördüğünden uluslararası platformlar da kendini yetiştirmesi ve hak ettiği yere kavuşmasını çok istemektedir.
2004'te satellite turnuvaları oynamak için Türkiye'ye gelir. Fakat iklim değişimi ona iyi gelmez ve rahatsızlanır. Sadece İstanbul'daki turnuvalarda oynar. Marsel ve Madina (Annesi) İstanbul'u çok severler, bu masal şehrine adeta bayılırlar. Türkiye'de bir kulüp bulup yerleşmeye karar verirler ama maalesef Marsel bir kulüpten diğerine gidip gelir. Hatta Maltepe'de bir federe kulübün yabancı hocası bundan bir şey olmaz diye antrenman yapmasına dahi izin vermezler. Bu talihsiz değerlendirmeyi Hasan (Algünerhan) Hoca hatıralarından üzülerek anlatır. Kısa bir süre Marsel, hepsini utandıracak kadar başarıyı fazlasıyla yakalamıştır.
Bu yetenekli gence Taç Spor Kulübü sahip çıkar. Fakat bu kez karşısında vatandaşlık sorunu vardır. Bu yüzden sadece uluslararası turnuvalara katılır. Enka tesislerinde katıldığı 18 yaş turnuvasında şampiyon olunca herkesin dikkatini çeker. İki yıl önce haziran ayında Türk vatandaşlığına kavuşur. Yeni soyadı olarak da İlhan'ı seçer. Yeni nüfus cüzdanını almasının ikinci haftasında askerlik kağıdı gelir. Vatandaşlık için uzun süre bekleyen Marsel askerlik kağıdının çok çabuk gelmesine annesiyle birlikte şaşırmışlardır. Fakat Türkiye'de kendimi çok mutlu hissediyorum, diyor.
Geçtiğimiz yıllarda ATP dünya sıralamasında 1370. dir. Bir önceki yılın başında da Dünya sıralamasında 800 civarında bir yerde 2007'yi bitiririm diye bir hedef belirlemiştir. Beklediğinden fazla puan toplar Futures serisi turnuvalarda Eylül ayında Özbekistan'ın Karşi kentindeki Challenger turnuvasında final oynayınca 40 puan birden alır. Finale yükseleceğimi hiç tahmin etmiyordum. Hedefim elemeden sonra ana tabloda da bir tur geçmekti. Ardı ardına dört maç kazanıp finale yükselir, Dünya sıralamasında yüz sıra birden yükselir. Bu hızla puan toplamaya devam ederse bir rüya gerçekleşecektir. İspanya'da Futures serisi turnuvalarında oynadı. Cordoba'daki turnuvada üçü İspanyol, biri Fransız ve biri Rus toplam beş rakibini yenerek şampiyon oldu. Şampiyonluklar ve puanlar birbirini takip eder. Artık onun için rakibin kim olduğu önemli değil. Dünya sıralamasında gördüğü en yüksek yer 155 numara, bu bir rekordur. Marsel diyor ki o kadar yıl toprak kortta oynadım ama şimdi sert zeminli kortları daha çok seviyorum. Çünkü toprak kortta çok koşturmak gerekiyor. Arka çizgide oynamayı seviyorum. Fileye çıkmayı pek sevmiyorum. Forehand vuruşlarım en kuvvetli yönüm. Şu anda en eksik tarafım korttaki hareketlilik, bir de daha etkili servis atmalıyım. En sevdiğim tenisçiler Roger Federer, David Nalbandian, Andre Agassi, Rafael Nadal. Şampiyon Marsel İlhan tenisçilerimize çok sık antrenman yapmalarını tavsiye ediyor.
Türkiye'yi yurt dışında, tarih yazan başarılı çıkışları ile temsil eden Marsel'e ne ödül verilse azdır. Gece gündüz demeden bir başarıdan diğerine koşuyor. İstiklal Marşımızla bayrağımızı göndere çektiren Marsel İlhan bir Özbek Türk'üdür. Atalarını incelediğinizde hepimizden daha da Türk olduğunu görebilirsiniz. Teklerde Grand Slam turnuvalarına katılan ilk Türk'tür. Mütevazi kişiliği ve yalnız kalmayı sevdiğinden, sürekli olarak yalnız gözükür. Aslında yalnız değildir. Önceki yıllara göre maddi ve manevi çok büyük destekçileri vardır. Fakat kendisi Yalnız Kurt olmayı tercih etmektedir. 2009 yılında Antrenörü Can Üner'le aynı anda Yeşilyurt Tenis Kulübüne transfer oldular. Kulübün değerli Baş Antrenör Orhan Ataş, Marsel'le Türk tenisine hizmetlerinin devam edeceğini ve tecrübeleri ile onlara yol göstereceğini ifade etti. Türkiye Tenis Federasyonu ve Turkcell'in sponsorluğunda Marsel İlhan ve Antrenörü Can Üner destan yazmaya devam ediyorlar. Emeği geçen herkese kalpten şükranlarımızı sunuyor ve başarılarının devamını diliyoruz.
Erkan Bayazıtlı


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət