Ana səhifə

İstanbul Ulaşımı ve Marmaray Projesi


Yüklə 20.36 Kb.
tarix26.06.2016
ölçüsü20.36 Kb.
İSTANBUL ULAŞIMI VE MARMARAY PROJESİ
14 Haziran 2004
Şubemiz tarafından düzenlenen “İstanbul Ulaşımı ve Marmaray Projesi” konulu etkinlik Yıldız Teknik Üniversitesi Oditoryumunda gerçekleşti.
Basının da yoğun ilgi gösterdiği etkinliğin ilk konuşmacısı İnşaat Mühendisleri Odası İstanbul Şube Başkanı Cemal GÖKÇE oldu. Gökçe, Marmaray Projesi’nin yeni bir konu olmadığını, yaklaşık 150 yıllık bir proje olduğunu ve 1860’lı yıllarda gündeme geldiğini belirterek, 1950 yılına kadar ülkenin ulaştırma politikasındaki temel halkanın demiryoluna dayalı olmasına rağmen, 50 yılından sonra eksenin değişerek ana halkanın karayolu üzerine oturtulduğunun altını çizdi. İstanbul’un ana ulaşım ekseninin demiryoluna dayalı olması gerektiğini, köprüler zincirinin İstanbul’un ulaşımını çözemeyeceğini belirten Gökçe, tüp tünel projesini İMO Olarak önemsediklerini belirtti. İstanbul ulaşımı içerisinde Boğaz geçişinin payının % 11 olduğunu, köprülerle insanlar yerine motorlu taşıtların taşındığını, Marmaray Projesi’nin, İstanbul’un metrosunu tamamlayacağını, belirten Gökçe, Projenin hızlı demiryolunu, sadece İstanbul-Ankara arasında değil, Avrupa’dan gelip bu tüp tünel kanalıyla Anadolu’ya, oradan da Orta Asya’ya geçecek hızlı demiryolu projesini de gündeme getirdiğini ve bundan sonra metropol nitelikli başka kentlerde de çağdaş ulaştırma sistemlerinin kurulmasına neden olacağına işaret etti.
Açılış konuşmaları bölümünde Yıldız Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yalçın YÜKSEL ise, Marmaray Projesini, Avrupa Yakasında 19.6 km, Asya Yakasında ise 43.4 km. olmak üzere, toplam 76.3 kilometre uzunluğunda olduğunu belirterek dünyanın en büyük projelerinden biri olarak niteledi.

Bu projenin dünyada uygulanmakta olan ve Türkiye’de de ilk defa uygulanacak olan batırma tüp projesi olduğunu ve dünyanın en ilginç su yollarından birine inşa edileceğini belirten Yüksel, İstanbul Boğazı’nın iki tabakalı akımıyla dünyanın en ilginç su yollarından birisi olduğunu sözlerine ekledi.


I. Oturum, Prof. Dr. Güngör Evren’in (İTÜ İnş Fak.) başkanlığında gerçekleşti. Bu oturumda Prof. Dr. Haluk GERÇEK (İstanbul Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü) ulaştırma planlaması ve İstanbul’un ulaştırması konusuna değinerek başladığı sunumunda, sürdürülebilir bir ulaştırma sistemi için, ulaştırma sorunlarını tanımlama ve bu sorunlara çözüm geliştirme konularında bir paradigma değişikliğine ihtiyaç olduğunu, belirterek temel sorununun ulaştırma sorunlarını çözme yaklaşımı veya anlayışındaki yanlışlıklardan kaynaklandığına işaret etti. İstanbul’da son 25 yıl içerisinde motorlu araçlardaki artışa dikkat çeken ve nüfusun, 1980’de 4.7 milyon, 2005’te yaklaşık 11 milyona çıktığını, otomobil sayısının ise 200 binlerden 1.5 milyon sayısına ulaştığını, İstanbul’da bin kişi başına 140-145 özel otomobil düştüğünü kaydeden Gerçek, 10-15 yıl içinde İstanbul’da bugünkünün 3 katı bir otomobille karşı karşıya kalınacağını sözlerine ekledi. Toplam motorlu araç sayısında 280 binlerden 2 milyonlara ulaştığını görüyoruz. 25 yılda 2.3 katı artan nufusa göre motorlu araç sayısının 7.5 katına çıktığını belirten Gerçek, sürekli artan motorlu araç sayısını esas alarak bir ulaşım planlaması yapmanın sürdürülebilir olmadığını belirterek “bunun sonu yok. Yani eğer böyle bir anlayış devam ettiği sürece, kentleri tamamen motorlu araçlara göre planlayan bir anlayışla devam ettiğimiz sürece, insanlara ayrılan mekânların giderek azalacağını göreceğiz.” dedi.

Boğaz geçişlerinin 2004 verilerine göre Boğaz Köprüsünden günde ortalama 181-182 bin aracın % 86’sının ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nden günde ortalama 185 bin araç içinde % 74’ünün özel otomobil olduğunu belirten Gerçek, köprülerin yolculara değil araçlara hizmet eden bir sistem olduğunun altını çizdi.

Ulaştırma planlaması ve çözümlerinde sağlam, belirli, tutarlı bir politikanın yapılması gerektiğini belirterek, olmadığını, dolayısıyla geri dönülmez yanlışlar yapma sonucuyla karşı karşıya kalındığını belirten Gerçek, kentin iki yakası arasında yüksek kapasiteli bir toplu taşıma olanağı sağlayacak Marmaray Projesini başlatmak ve bir yandan da büyük ölçüde otomobil trafiğine hizmet edecek ve sürdürülebilir bir ulaştırma planlamasının tüm temel ilkelerine ters düşen 3. Boğaz geçişiyle ilgili hazırlıklar yapmanın, getireceği sonuçlar açısından birbiriyle çelişen politikalara tipik bir örnek olarak gösterdi.

Marmaray Projesi hakkında genel sunumu Haluk İbrahim ÖZMEN (DLH İnşaat Genel Müdürü) yaptı. Özmen, deniz içindeki 1400 km’lik tüp tünel kesiminde lokal olarak zemin iyileştirilmesi çalışmalarının sürdüğünü belirterek, Marmaray’ın 15 Mart 2010’da hizmete girmesini planladıklarını ifade etti.

Özmen, Marmaray Projesinin tamamlanmasıyla ülkenin her bölgesini Avrupa ve Asya’ya demiryoluyla kesintisiz bağlayan ve İstanbul ulaşımının ana omurgalarından biri olarak hizmet verecek çağdaş bir projeye kavuşmuş olacağını belirtti.
Doç. Dr. Rafet BOZDOĞAN (İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Daire Başkanı), İstanbul’da ulaşım konusunda ulaşım stratejilerine karar veren birimlerin çok olmasını eleştiren Bozdoğan, İstanbul’un ulaşım probleminin, idari yapılanmanın tek bir otorite altında toplanması ile çözülebileceğine işaret ederek, bu konuda çalışmaların sürdüğünü dile getirdi. Sürdürülebilir bir ulaşım stratejisinin olmayışının nedenini, sürdürülebilir bir kent planlamasının olmamasından kaynaklandığına dayandığını belirten Bozdoğan, sürdürülebilir bir arazi kullanım kararı olmayan ve nüfusun bir yılda, -özellikle altyapısı olmayan gecekondu bölgelerinde- 400 bin artan bir şehirde ulaşım stratejilerini oluşturmanın zorluğuna dikkat çekti.

İstanbul’da bulunan 71 belediye içinde planlara yüzdeyüz uyarak yapılanmanın oluştuğu alanların ancak bir belediye sınırları kadar etmeyeceğini belirten Bozdoğan, şehrin yüzde 60 oranında plansız, kararsız ve istikrarsız olduğunun altını çekti.

Bozdoğan Marmaray Projesi’nin diğer sistemlerle entegrasyonunun nasıl sağlanacağına dair Büyükşehir Belediyesinin çalışmalarına yer verdiği konuşmasında; İstanbul’da 100 kilometre de raylı sistem uygulama projesinin devam ettiğini, bunun 40 kilometresini, 5 yıl içinde gerçekleşeceğini, genel hedefin, İstanbul’da 200-250 kilometrelik bir raylı sistemi 5-7 yıl içerisinde gerçekleştirmek amacını taşıdıklarını sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Mustafa ERDİK (Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü)- Dr. Önder ÇETİN, (ODTÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü) tarafından hazırlanan “Deprem ve Tüp Tünel Tasarımı, Sıvılaşma ve Zemin İyileştirme Çalışmaları” konu başlıklı çalışmayı Mustafa Erdik’in yurtdışında olması nedeniyle Önder Çetin sundu. Sıvılaşmanın ne olduğuna, ve olası İstanbul depreminde tüp üzerinde olabilecek deformasyonların ne olabileceği konusunda bilgiler aktarAN Çetin, İstanbul’u bekleyen sismik tehlikenin nasıl modellendiğine değindi. Çetin, seçilen senaryo depreminin, 7.5 büyüklüğünde bir deprem üretmesi prensibine dayadığını, Marmara fayı üzerinde yaşanacak olan bu deprem sonrasında beklenen performansla ilgili ilk hedefin can emniyeti, ikinci hedefin minimum fonksiyon kaybı, (çok hızlı bir şekilde sistemn operasyonal hale getirilmesi) olduğunu belirtti. “Sıvılaşma, boşluk suyu basıncı artışı sebebiyle zeminin dayanımındaki azalıştır.” şeklinde tanımlayan Çetin, proje güzergâhı ve zeminine yönelik bilgilere yer verdi.
Etkinliğin II. Oturumunda, “Tüp Tünel Üretimi ve İstanbul Boğazında Çalışma Programı” konusunda Taisei – Kumagai – Gama – Nurol Konsorsiyumu’ndan Öztürk ÖZGÜR- Masahiko TSUCHIYA-Fumio KOYAMA;

Batırma tüp konusunda ve proje ile ilgili bilgiler aktardılar. Batırma tüp tünelin donanımına, kaplamaları ve ünitelerine ilişkin bilgilerin verildiği bu bölümde, batırma tüp elemanların karada yapılarak, daha sonra denizde yüzdürüleceği ve Boğaz’a getirileceği belirtildi. Tüpün üzerinde su geçirimsizliğini sağlayacak kauçuk plastik malzeme kullanılacağı ve herhangi bir deprem esnasında bir hasarı önlemek amacıyla gerekli yerlerde zemin iyileştirme yapılacağı anlatılan bu bölümde, iki tip zemin iyileştirmesi yapılacağı konsorsiyumca dile getirildi.


“Kültür Varlıklarının Korunması ve Arkeolojik Kazılar” konusunda Hüseyin BELKAYA (Proje Müdür Vekili) Yeşilköy, Bakırköy, Yenikapı, Sirkeci, Üsküdar, Göztepe, Maltepe İstasyonu ve Gebze İstasyonlarında yapılan çalışmalara değinen Belkaya, Projede, tarihi dokuya ve kültür varlıklarına saygılı bir şekilde çalışmak için konunun uzmanlarıyla ve yetkilileriyle (İstanbul kültür ve tabiat varlıklarını koruma kurulları ve İstanbul Arkeoloji Müzesi) birlikte çalışıldığını belirterek, İstanbul’un dünya mirası bir kent olmasından dolayı UNESCO tarafından heyetlerin, yapılan çalışmaları denetlediğini dile getirdi.


İsmail KARAMUT(İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü) ise, Marmaray Projesi kapsamında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü tarafından sürdürülen kazı çalışmaları konusunda bilgiler aktardı. Özellikle Üsküdar ve Yenikapı çalışmalarına değinen ve Üsküdar kazılarında genelde mimari kalıntı olarak geç Osmanlı dönemi kalıntıları bulunduğunu, sonradan getirilmiş Bizans malzemelerine rastlandığını kaydeden Karamut, bulunan sikke, kurşun mühürler, pişmiş toprak malzemelere ilişkin örnekler verdi.
“Marmaray’ın Gerek İstanbul Gerekse Ana Hat Ulaşımı Bağlamında İrdelenmesi” konusunda Prof. Dr. Zerrin BAYRAKDAR (Yıldız Teknik Üniversitesi) “Kent içindeki ulaşımda amaç, araçların değil, yolcunun taşınmasıdır. Marmaray Projesi de bu amaca hizmet edecek bir projedir. Marmaray Projesinin hayata geçirilmesiyle bir yandan Boğaz’ın ayırdığı mevcut ana hat demiryolu sistemi ve İstanbul metro sistemi sürekli hale gelecektir; diğer yandan, iki yakada bulunan banliyö hatları bütünleşecek ve çağdaş bir yapıya kavuşarak İstanbul kentiçi trafiğine önemli düzeyde hizmet verecektir diyen Bayrakdar, Boğaz’da yeni bir köprü yapılmasına gerek olmadığını vurgularken, Marmaray Projesiyle köprülerdeki trafik geçişinin rahatlayacağını belirtti. Bayrakdar, bu projeyle yaratılan yüksek kapasiteden gerektiği şekilde yararlanılabilmesi için yapım aşamasında alınması gereken önlemlere dikkat çekti.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət