Ana səhifə

Sokak Dövüşçüsü: Chun-Li Efsanesi (Street Fighter: The Legend Of Chun-Li)


Yüklə 65.93 Kb.
tarix24.06.2016
ölçüsü65.93 Kb.
Sokak Dövüşçüsü: Chun-Li Efsanesi (Street Fighter: The Legend Of Chun-Li)
Dağıtım: Pinema Film
Etkili güçler Bangkok sokaklarında birleşmektedirler. Onlar, bazıları olağanüstü yetenekleri olan, hepsi kendi tarafının üstün geldiğini görmeye kararlı savaşçılardır. Bazılar bizim için savaşıyor, diğerleri sınırsız güç için. Şimdi, en son savaşa – dehşetin güzelliğe, ışın karanlığa ve iyinin kötüye karşı olan savaşına hazırlanmaktadırlar.
Karanlığın güçleri, görünüşte sınırsız güçte olan ve geçmişi şok edici bir sırrı saklayan bir suç patronu Bison (Neal McDonough) tarafından yönetilmektedir. Bison’un karteli Shadaloo, iriyarı zorba ve katil Balrog (Michael Clarke Duncan) tarafından denetlenen bir görev olan Tayland’ın başkentindeki varoşların kontrolünü ele geçirmektedir. Bison için çalışanlardan biri de, kesmek ve saplamak üzere tasarlanmış özel yapım bir silaha sahip olan katil Vega’dır (The Black Eyed Peas grubundan Taboo). Bison’un elçisi güzel ama ölümcül Cantana’dır (Josie Ho).
Bison varoş bölgelerinde, oralarda oturanlar için neye mal olduğuna bakmaksızın bir şiddet dalgasını körükleyip, gücü ve toprakları ele geçirince, bir kahramanlar takımı ortaya çıkmaktadır. Sokak savaşçısı olmak için ayrıcalıklı bir hayattan vazgeçip, kendileri için savaşamayanların adına savaşan Chun-Li (Kristin Kreuk) yarı beyaz yarı Asyalı bir melez güzelidir. Chun-Li’nin bir zamanlar korkulan bir suçlu olan kung fu ustası Gen (Robin Shou) artık iyilerin adına savaşmaktadır. Bison’u durdurmaya aynı derecede kararlı olan diğer kişilerse, suç patronunun tüm dünyada izini süren Interpol polisi Charlie Nash’le (Chris Klein), onun ortağı olan ve yeraltı dünyasının işlediği cinayetleri araştıran dedektif Maya Sunee’dir (Moon Bloodgood).
Bu canlı karakterlerle onların dünyaları, 1987’de Capcom’un piyasaya çıkardığı ikonik video oyunu “Street Fighter”ın hayranları tarafından uzun zamandır tanınmaktadır. Capcom 1991’de, yeni karakterler ve dövüş stillerinin sunulduğu “Street Fighter II” isimli oyunu piyasalara sürdü.
Oyunların aksiyonu ve hayali dövüş sahneleri beyazperdeye çok uygundur, bu gerçek, tanınmış yapımcı ve Hyde Park Entertainment’ın başkanı Ashok Amritraj tarafından, o zamanlar 10 ve 13 yaşında olan çocuklarının “Street Fighter”a dikkatini çekmeleri üzerine kucaklanmıştır. “Oyunu çok sevdiler ve bana bundan esinlenilen bir film yapmam gerektiğini söylediler” diyor Amritraj. “Street Fighter: The Legend of Chun-Li için onlara teşekkür etmem lazım” diye ekliyor.
Oyunun aksiyon ve macera ögelerini koruyan yapımcılar Amritraj ve Patrick Aiello, oyunların zengin dünyasına, renkli karakterlere ve sadakat ve ihanet ağlarına duygusal derinlikler ve nitelendirmeler de eklemek istemişler. Bu noktada, yeni senarist Justin Marks’ı senaryoyu yazması ve ünlü yönetmen Andrzej Bartkowiak’ı yönetmesi için işe almışlar.
Şu anda endüstrinin en gözde senaryo yazarlarından biri olan Marks uzun yıllardır video oyunu hayranı ve kendini bir “Street Fighter” kuşağı üyesi olarak tanımlıyor. İmtiyazlı hikayenin geçmişiyle ilgili özel bir noktaya parmak basıyor: “Bence oyun her zaman popüler olacak çünkü bu insanları oyun salonlarına getiren ilk sosyal video oyunudur. Street Fighter’a kadar insanlar oyunları evlerinde, şahsi bilgisayarlarında veya Atari gibi metin bazlı oyunları oynuyorlardı.”
Beğenilen görüntü yönetmeni Bartkowiak (The Verdict, Terms of Endearment) “Romeo Must Die” ve “Cradle 2 the Grave” gibi aksiyon filmleri ve yüksek ölçülü gerilim filmlerinin yönetiminde bir uzmandır. Büyük askiyon film şablonunda çalışan Bartkowiak Street Fighter: The Legend of Chun-Li’yi her ne kadar çarptımada olsa, cesur bir gerçekçilikle aşılıyor. “Filmin yalın olmayan bir görünüme sahip olmasını istiyordum. Bazen abartılmış, canlı renklerle dolu mübalağa edilen bir gerçeklik türünde bir görünüm arıyordum. Keskin hatlı ve biraz genişletilmiş” diye detaylandırıyor.
Bu görünüm filmin patlayıcı dövüş sanatları dövüşlerinin çoğunlukla gerçekçi olması ihtiyacını gerektirmiştir. Dövüşleri ve çevresel uzantıları geliştirmekiçin birkaç örnekte CG kullanılmış. Tanınmış aksiyon koreografı Dion Lam (The Matrix üçlemesi, Spider-Man 2) Bartkowiak’la birlikte, Street Fighter hayranlarını olduğu kadar yeni aksiyon filmi seyircilerini de memnun etmek için tasarlanmış setler oluşturmak için yakın bir şekilde çalışmış.
Bartkowiak filmin dramatik sekanslarını çeken ana birimi denetlerken, Lam oyuncuları dövüş tempolarına hazırlayan dövüş sanatları ve dublör uzmanlarından oluşan bir ekibi yönetmiş. İki birim çok farklı türde sahnelerin yapımıyla uğraşırken mükemmel bir şekilde birlikte çalışmışlar. “Karakterlerin dramatik sahnelerden aksiyon sahnelerine kadar uyumlu olmaları önemliydi. Bu yüzden, Dion’la her karakter için bireysel bir dövüş tarzı geliştirdik. Aksiyon birimi çalışmaya başlamadan önce çok dikkatli bir şekilde dövüşler üzerine çalıştık” diyor Bartkowski. Yapımcı Ashok Amritraj iki birimin çalışmasını koreagrafi edilmiş bir dansa benzetiyor ve “Andrzej Dion’un yang’ı için yin’di” diye ekliyor.
Lam’in yıldız öğrencilerinden biri Chun-Li’yi canlandıran Kristin Kreuk’müş. Smallville isimli televizyon dizisinde canlandırdığı Lana Lang rolüyle tanınan Kreuk, sıkı bir dövüş sanatları eğitimi almak için sete çekimlerin başlamasından haftalar önce çağrılmış. Lam her gün Kreuk’ü zorlayan şaşırtıcı hareketler ve dövüşler tasarlamış. “Bir sürü kablo çalışması, dalması, ön tekme, yan tekme, içerden ve dışarıdan falsolu tekme olayı vardı. Benim için buna video oyunu Chun-Li’nin vücut bulması olarak bakmam imkansız olduğu için, Chun-Li’nin gücünü içeriden inşa etmek istedim. Yani, Bison ve Balrog gibilere karşı duracaksa, onları kas gücüyle alt etmeyecektir. İçeriden gelen bir güç ve cesarete sahip olmak zorunda” diye anlatıyor Kreuk.
Kreuk sokak dövüşü dünyasına yeni giren biri olsa da, perdedeki ustası Gen’i canlandıran Robin Shou eski bir aksiyon film oyuncusu olup, aynı zamanda da uzun süredir dövüş sanatları pratiği de yapmaktadır. Street Fighter: The Legend of Chun-Li Shou’nun ilk video oyunu adaptasyonu değil; 1995’te gişede büyük hasılat yapan “Mortal Kombat”nın Liu Kang’ını da canlandırmıştı.
Michael Clarke Duncan Lam’in bir diğer zeki öğrenciydi. Duncan’ın canlandırdığı Balrog’la, Chun-Li’nin babası Xiang’ı canlandıran Singapur bazlı ünlü aktör Edmund Chen’le arasındaki bir dövüş sahnesinde, Duncan dublör kullanmaktan kaçınmış. Duncan Balrog’un cüssesini, fiziksel cesaretini, sesini ve tavrını somutlaştırmaya vasıf belki de tek kişiydi. Sık sık Street Fighter oyununu oynayan ve bundan zevk alan Duncan’ın bu rolü alması alınyazısı gibi bile görülebilir. “Oyunda kullandığım tek karakter Balrog’du. O her zaman benim en sevdiğim karakter oldu ve birazcık da bana benziyordu” diye anlatıyor Duncan.
Neal McDOnough Bison rolüne fiziksel olarak hazırlanmasından keyif almış, karakteri canlandırma sürecinin bir parçası olarak – “Dion benim için bazı harika hareketlerin koreografisini hazırladı” diyor. McDonough Bison’un gerçekçi ve güçlü ama her zaman seyretmesi eğlenceli biri olmasına gayret etmiş. “Bison kim olduğundan ve elinde olandan zevk alan eğlendiren bir kötü kişi. Ve bir oyuncu olarak bunu oynamak çok eğlenceli. Ama Bison’u gerçekten kötü biri yapan şey çözülme yolu” diye ekleyen McDonough, karakterle ilgili bir de ipucu vermiş oluyor.
Interpol ajanı Charlie Nash’i canlandıran Chris Klein’ın yüksek irtifalı dövüş sanatları hareketleri öğrenmesi gerekmemiş ama prova döneminin bütünleyici bir parçası haline gelen silah eğitimine maruz kalmış. “Charlie (oyunda) işler zorlaştığın Walther P99’uyla ateş etmesiyle tanınıyor. Bir sonraki hareketinin ne olacağını asla kestiremiyorsunuz ve bunu canlandırmak çok eğlenceliydi” diye açıklıyor Klein. Oyunun pekçok hayranı Nash’i oyunun, mitolojisine sıkı sıkıya bağlı tanınmamış kahramanı olarak görüyor. “Charlie o bıçağın ucunda, geldiği yerden çok uzakta orada bir yerde” diyor Justin Marks.
Nash, Bison’u ve geniş kartelini alt etmek için, Bangkok’lu cinayet dedektifi Maya Sunee’yle güçlerini birleştiriyor. Maya, gizemli nedenler yüzünden Taylandlılarla çalışan bir yabancı, bir Amerikalı. Gizemli olmayan şeyse, Nash’le olan ortaklığını belirleyen güçlü kimyaları ve Moon Bloodgood’un bu rolü oynamasındaki sevinci. Otomatik M-16 ve Beretta’yla aldığı silah eğitiminden özellikle keyif almış. Bloodgood “Tayland’a gidip, polis memurlarıyla pratik yapmak için para alıyordum. Cennetteydim” diye anlatıyor. Bloodgood aynı zamanda da Bangkok hapishanelerini ziyaret edip, bir sivil polisle vakit de geçirmiş.
Film yapımcılarının Street Fighter: The Legend of Chun-Li’yi Bangkok’da çekmeye karar vermelerinin bir nedeni de, video oyunlarının da Tayland’ın başkentinde geçiyor olmalarıymış. Daha da önemlisi, Bangkok filmin hikayesi, karakterleri ve aksiyonu için biçilmiş kaftanmış. “Bangkok dünyadaki diğer şehirlere benzemiyor. Bir bakıma vahşi batının günümüz modern versiyonu, bu yüzden Bison’un dükkan açması için harika bir yer. Ve burası Bison’un hikayesinin yaşadığı yer ayrıca, bu onun için bir eve dönüş ve çok özel” diye belirtiyor Marks.
Yönetmen olarak Bartkowiak Street Fighter: The Legend of Chun-Li’nin post-prodüksiyonunu bitirip, film için umutlarını yansıtmaya zaman ayırmış. Bartkowiak şöyle diyor: “Seyircilerin filmden bir gezinti gibi keyif almasını istiyorum çünkü böyle bir film olmak üzere tasarlandı. Film kesinlikle oyunun hayranları için ama ben tipik bir video oyunundan uyarlanan filmden daha fazla bir şey olmasını istedim. Karakterler ve duygular oyunu bilmeyen yeni hayranlar yaratacak.”
Film yapımcısı, oyuncu, senarist Marks içinse, film gerçekleşen bir rüyadan başka bir şey değil. “Oyunla büyüyen biri olarak, bundan sadece senarist olarak değil, bir hayran olarak da gurur duyuyorum” diye ekliyor.

OYUNCULAR HAKKINDA
KRISTIN KREUK (CHUN-LI) Kanada’nın British Columbia bölgesinde Vancouver şehrinde doğdu ve büyüdü. Lisede piyeslerde oynadı ama okul çalışmalarındaki odak noktası sahne değildi. Kanada serisi “Edgemont” için yeni bir yetenek arayan bir rol dağıtım yönetmeni başrol için Kreuk’ü seçtiğinde, lisenin son yılının başında kader onun için çağrısını yaptı.
Ertesi sene, “Edgemont” dizisine devam ederken, ABC’nin televizyon filmi “Snow White”ta Miranda Richardson’ın karşısındaki başrolü ve Warner Bros. Dizisi “Smalville”deki Lana Lang rolünü elde etti.
6 seneden beri Neutrogena’nın yüzü olmasına ek olarak, “Eurotrip” filminde Matt Damon’ın karşısında kısa bir rol ve Sci-Fi kanalı mini dizisi “Earthsea”de Isabella Rossellini’nin karşısında ve Kanada filmi “Partition”da Jimi Mistry karşısında rol aldı.

“Smallville’in yaklaşan 8.’inci sezonu ve “STREET FIGHTER: THE LEGEND OF CHUN-LI”de geçirdiği zamanla birlikte, Kreuk web portalını genç kadınları canlandırmaya ve medeni cesaret vermeye ayıran “Girls By Design” adlı kendi tutku projesine de odaklandı.


Kreuk halen Vancouver’da yaşamaktadır ve çalışmadığı zamanlarda okumaktan, seyahat etmekten ve arkadaşları ve yeni yavru köpeği Dublin’le birlikte zaman geçirmekten hoşlanmaktadır.
CHRIS KLEIN (NASH) canlandırdığı rollere sevimlilik, çekicilik ve hünerin sevimli bir karışımını getirerek, Hollywood’un başrol oyuncularından biri olarak çabucak kendini kanıtladı. Klein yakın zamanda, günümüzün küresel terörizmi yüzünden askere alınmanın geri getirilmesiyle savaşa çağrılan üç arkadaşı anlatan Bryan Cole’un draması “Day Zero”da rol aldı. Klein filmde Elijah Wood ve Andy Sheedy’yle birlikte oynadı. İlk gösterimi Tribeca’da yapılan “Day Zero” 2008 yılında gösterime girdi.
Kleinayrıca Zooey Deschanel ve Bill Paxton’la birlikte Steve Berra’nın “The Good Life”ında göründü. Klein, futbol saplantılı küçükbir kasabadaki eski futbol oyuncusu ve zorba birini canlandırdı. “The Good Life”’ın 2007 yılında Sundance Film Festivalinin yarışmalı bölümünde ilk gösterimi yapıldı ve ayrıca 2007 AFI Dallas Film Festivalinde de gösterildi. Klein, Freddi Prinze ve Jamie-Lynn DiScala’nın karşısında Frank Whaley’nin komedi filmi “New York City Serenad” da oynadı. Film, Owen (Prinze) ve Ray (Klein) adlı 2 iyi arkadaşın başlarından geçen küskünlüğü, arkadaşlıkları hakkında öğrendiklerini, büyümelerini ve büyürken ayrılmalrını anlatıyor. Filmin ilk gösterimi 2007 Toronto Film Festivalinde yapıldı.
Klein oyunculuk kariyerine Reese Withersppon ve Matthew Broderick’in karşısında oynadığı Alexander Payne’nin eleştrimenlerce çok beğenilen “Election” filmiyle başladı. Klein’ın zeka kapasitesi kısıtlı sporcu Paul Metzler betimlemesi sektörde her hususta kendisine övgüler ve “Umut Vaat Eeden Yeni Oyuncu olarak Chicago Film Eleştirmenleri adaylığı kazandırdı. “Election” ayrıca “En İyi Film” dalında Independent Spirit Ödülü adaylığını aldı.
“Election”ı takiben, Chris ve Paul Weitz’ın yönettiğ Universal’in velveleli film “American Pie”nda Klein Chris “Oz” Ostreicher olarak rol aldı. 2001 yazında gişe hasılatında liste başı olan devam filmi “American Pie 2”de aynı rolü oynadı. Tüm dünyada 300 milyon dolar hasılat yapan film, 18 yaşından büyükler için sınıflandırılan filmler arasında en büyük gişe hasılatı açılışı yapan film ünvanını kazandı. Klein’in diğer filmleri arasında Mel Gibson’ın karşısında rol aldığı “We Were Soldiers”, Kevin Spacey’nin hem yapımcılığını, hem yönetmenliğini yaptığı, ve aynı zamanda rol aldığı ayrıca Ryan Gosling ve Don Cheadle’ın da oynadığı “United States of Leland”da, Ryan Reynolds ve Amy Smart’ın karşısında rl aldığı “Just Friends”, mandy Moore, Hugh Grant ve Dennis Quad’in karşısında rol aldığı “American Dreamz”, Heather Graham karşısında rol aldığı “Say It Isn’t So” ve LeeLee Sobieski’nin karşısında rol aldığı “Here on Earth” filmleri bulunmaktadır.
London’s West End’de tiatro sahnesinde Klein “This Is Our Youth”da rol aldı. Dennis rolünü oynayan Klein, 80’lerin başında yeni beyaz yakalılar kültürüne yakalanan zengin New York gençliğinin üçlüsü olarak Freddie Prinze Jr. Ve Heather Burns’e katıldı.
Chicago’da doğup Omaha’da büyüyen Klein halen Los Angeles’da yaşamaktadır. UNICEF, St. Jude’s Runway for Life ve P.S. ARTS da dahil olmak üzere birçok çocuk yardım kuruluşuyla ilgilenmektedir.
NEAL McDONOUGH (BISON), bir karakter oyuncusunun sanatıyla başrol erkek oyuncusunun karakter portresini biraraya getiren oyuncuların seçkin grubuna katılan McDonough film, televizyon ve tiyatrodaki geniş bir alandaki rolleriyle şayanı hayret bir çok yönlülük göstermiştir. McDonough ABC’nin çok tutulan dizisi “Desperate Housewives”da her hafta seyredilebilinir. Guy Pearce ve Don Cheadle karşısında rol aldığı “Traitor”, Michael Keaton ve Brendan Fraser’la birlikte rol aldığı Michael Caleo’nun yönettiği “The Last Time”, Patrick Wilson’la birlikte oynadığı Paul Kampf’ın “American Gothic”, yönetmen Ryan Little’in bağımsız filmi “Forever Stron” da dahil olmak üzere 2008’de birçok filmde rol aldı.
McDonough geçen sene Clint Eastwood’un ödül adayı filmi “Flags of Our Fathers”da deniz yüzbaşısı olarak oynadı ve Kevin Costner’le birlikte rol aldığı “The Guardian”da trajedinin yakasını bırakmadığı Sahil Güvenlik kurtarıcı yüzücüsünü canlandırdı.
Massachusetts Cape Cod’da büyüyen McDonough Syracuse Üniversitesine devam etti ve daha sonra da Londra Akademisi Müzik ve Dramatik Sanatlar bölümünde öğrenim gördü. Mc Donough’ın seyircinin ilk dikkatini çeken çalışması, Tom Cruis’un rol aldığı Steven Spielberg’ün “Minority Report’undaki yardımcı roldü.
Yapımcılığını Tom Hanks ve Steven Spielberg’ün yaptığı Altın Küre ve Emy ödüllü HBO’nun mini dizi “Band of Brothers”da McDonough savaş korkusunun tüm Amerikan gösterişini çatlattığı cefakar 2’inci Dünya Savaşı kahramanı Buck Compton olarak rol aldı. McDonough, esrarengiz hastalıkları araştıran oldukça yetenekli uzman doktor ekibinin şefi Doktor Stephen Connor olarak NBC draması “Medical Investigation”da rol aldı. McDonough NBC’nin başarılı draması “Boomtown”daki Başsavcı yardımcısı David McNorris olarak tanınmaktadır. McDonough yakın zamanda Zooey Deschanel ve Alan Cumming’le birlikte Sci-Fi kanalının altı saatlik mini dizisi “Tin Man”de göründü.
McDonough’ın tiyatro oyunları “A Midsummer Night’s Dream” ve daha sonraları kendisine Dramalogue En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandıran “Always Alone”u kapsamaktadır.
McDonough’ın beyazperdedeki diğer filmleri arasında Paul Walker’la birlikte rol aldığı “Timeline”, Dwayne “The Rock” Johnson’la birlikte rolaldığı “Walking Tall”, kendisine 2000 Atlantic City Film Festivalinde En İyi Erkek Oyuncu ödülünü kazandıran Jeff Hare’nin yönettiği “A Perfect Little Man” filmleri bulunmaktadır. McDonough ayrıca Sophia Bush’la birlikte “The Hitcher”, Lindsay Lohan ve Julüa Ormond’un karşısında rol aldığı gerilim filmi “I Know Who Killed Me” ve Al Pacino’nun rol aldığı Jon Avnet’in “88 Minutes”de göründü.
ROBIN SHOU (Gen), Asya’da tatil yapmak için inşaat mühendisliği kariyerine ara verdikten sonra dövüş sanatları aksiyon sahnelerinde büyük bir çıkış yaptı. Sürekli kendi tehlikel sahnelerinin dublörlüğünü yapan Shou 30’dan fazla Hong Kong filminde göründükten sonra video oyun dizisinden uyarlanan “Mortal Kombat” filmindeki çıkış rolü Liu Kang rolünü elde etti. Bu film onu, Chris Farley’in kardeşini canlandırdığı bir başka dövüş sanatı temalı komedi “Beverly Hills Ninja” ya yönlendirdi.
Bir dizi başarılı sinema ve televizyon filminde göründükten sonra belgesel film “Red Trousers: The Life of The Hong Kong Stuntman”le ilk yönetmenlik denemesini yapan Shou kamera arkasına geçti. Eleştirmenlerce başarılı bulunan belgesel Newport Beach Film Festivalinde Film Yapmada Olağanüstü başarı ödülünü alıp ülke çapında sinema gösterimi yapıldı Mart 2005’de Discovery Worl Channel’de yayınlandı.
Jason Statham ve Joan Allen’ın rol aldığı “Death Race”de “Mortal Kombat”nı yönetmeni Paul W.S.Anderson’la yeniden biraraya geldiğinde Shou yeniden oyunculuğa döndü.
Başarılı dövüş sanatçısı ve Kaliforniya’nın dört kere Geleneksel Vücut Büyük Şampiyonu olan Shou oyuncu Milla Jovovich’i “Resident Evil” serisindeki çalışmaları için eğitti.
MOON BLOODGOOD (Maya), bu baharda vizyona girecek olan “Terminator: Salvation” filminde Christian Bale’in karşısında başrol oynamaktadır. Bloodgood, NBC dizisi “Journeyman”de Kevin McKidd’in karşısında rol aldı. 2008 yılında Bloodgood Robert De Niro’nun oynadığı Barry Levinson’ın “What Just Happened?” filminde hırslı geliştirme sorumlusunu canlandırdı. 2007 yılında yönetmen Marcus Nispel’in fantezi-macera filmi “Pathfinder”da Amerikan Yerli Savaşçı prensesi canlandırdı. Bloodgood Amy Adams’ın karşısında bağımsız film “Moonlight Srenade”da oynadı ve yönetmen Frank Marshall’ın Disney sinema filmi “Eight Bleow”da Paul Walker ve Jason Biggs karşısında rol aldı. Bloodgood ayrıca ABC dizisi “Daybreak”te Taye Diggs’le birlikte oynadı. Bloodgood’un ilk filmi “Win a Date With Ted Hamilton”dı ve daha sonra Ashton Kutcher’la Disney’in “A Lot Like Love” filminde oynadı.
Bloodgood’un televizyon filmleri arasında “Just Shoot Me”, “CSI” ve “Monk” bulunmaktadır.
JOSIE HO (Cantana) oyuncu, model, rock şarkıcısı ve yapımcıdır. Model olarak Harpers Bazaar (Hong Kong), Marie Claire (Hong Kong) ve Esquire (Hong Kong) da dahil olmak üzere çok sayıda moda ve müzik dergisinin kapağında göründü. Ho 4 oyunda ve 30’dan fazla filmde göründü. 2004 yılında “Naked Ambition”daki rolüyle Hong Kong Film ödülüyle onurlandırıldı. 2002 yılında “Forever and Ever” filmindeki rolüyle Hong Kong Film Eleştirmenleri Altın Orkide Ağacı ödülünü aldı. Film projeleri arasında Çinli kazanova Aaron Kwok karşısında rol alacağı henüz adı belli olmayan uzun metraj film ve Sony Animax’ın animasyon filmi “LaMB”deki Keiko rolünü canlandırmaktadır. Ho, bir sinema filminin yapımcılığını yapmak ve oynamak üzere başarılı yönetmen Pang Ho’yla (“Isabella”, “Men Suddenly in Black”) bir ikili oluşturdu.
Hong Kong’un Bağımsız film Kraliçesi olarak tanınan Ho’nun filmleri birtakım önde gelen film festivalleri tarafından tanınmaktadır. Ho’nun başrolünü oynadığı “Tai Tai” Cannes Film Festivalinde aday olan Hong Kong yapımı ilk kısa filmdir. Ho’nun Tony Leung Ka-fai’la birlikte rol aldığı “The Drummer” Sundance’te Hong Kong’un yarışan ilk uzun metraj filmidir. Ho’nun lezbiyen bir öğretmeni canlandırdığı “Butterfly” Venedik Film Festivaline ve diğer 75 film festivali resmi bölümüne aday olmuştur. “Butterfly” ayrıca HK Orkide Ağacı Film ödülünde ve Asia Pacific Film Ödüllerinde Ho’ya 2 adaylık kazandırdı. Filmleri arasında 2006 Venedik Film Festivali yarışmalı bölüme seçilen “Exiled’la “Isabella” (Berlin Film Festivali) bulunmaktadır.
Ho, breakbeat, nu-metal ve pop-rock’ın eşsiz karışımı 6 albüm çıkardı.

Ho, Motorola, Diesel, Cartie ve Esteé Lauder de dahil olmak üzere dünyanın en başarılı markalarından bazılarının kampanyalarında modellik yaptı.


TABOO (Vega) rapçı, dansçı, şarkı yazarı, aktör ve başarılı hit dörtlü The Black-Eyed Peas’nin bir üyesidir. Taboo 1995’te grup arkadaşları will.i.am ve apl.de.ap’le Los Angeles’ta bir break dans kulubünde tanıştıktan sonra, onlara katıldı. Üçlü kendine Black Eyed Peas adını verdi çünkü yaptıkları müziğin “ruh için besin” olduğunu düşünüyorlardı.
2003’te vokalist Fergie gruba katıldı ve grup Elephunk albümünü çıkardı. Grubun dördüncü albümü olan Monkey Business’de dünyada hit olan “Don’t Phunk With My Heart” ve “My Humps” öne çıktı.
27 milyondan fazla albümü ve single’ı satılan, Grammy ödüllü grup kendi gizemli pop, hip-hop ve dans müziği karışımlarını küresel dinleyiciye sundu. “Where Is The Love” gibi şiddet karşıtlığı ve dayanışma mesajları veren hit parçalar yapan grup aynı zamanda sosyal bilince sahip olmasıyla tanınmaktadır. Gwen Stefani, Justin Timberlake ve Timbaland The Peas grubunun birlikte çalıştığı sanatçılardan sadece birkaçıdır.
Taboo’nun gizemli stil anlayışı ve dövüş sanatlarından esinlenilen dans hareketleri beyazperdede Street Fighter: The Legend of Chun-Li’de rol almasını sağladı.
MICHAEL CLARKE DUNCAN’ın (Balrog) “The Green Mile”daki nazik dev performansı dünya çapında övgüler alarak, çok çeşitli rollerde oynayacağı zengin bir kariyerin başlangıcını sağladı. Yakın zaman önce, “Kung Fu Panda” adlı animasyon filmin seslendirme yapan Duncan, “Welcome Home Roscoe Jenkins” adlı komedi filminde Martin Lawrence’la oynadı. 2007’de, Anthony Hopkins’in ilk yönetmenlik denemesi olan “Slipsteam” adlı dram filminde rol aldı. Filmin ilk gösterimi Sundance Film Festivali’nde yapıldı. Aynı yıl Duncan “The Last Mimzy” adlı filmde oynadı.
Duncan 2006’da Will Ferrell, John C. Reilly ve Sacha Baron Cohen’le birlikte “Talladega Nights: The Ballad of Ricky Bobby” isimli komedi filminde oynadı. “School for Scoundrels” adlı komedi filmindeyse rolleri, Billy Bob Thornton ve Jon Heder’le paylaştı.
Duncan “The Island”, “Sin City”, “D.E.B.S.”, “Daredevil”, “The Scorpion King”, “Planet of the Apes”, “Armageddon” ve “The Whole Nine Yards” filmlerinde de önemli rollerde oynadı.
Duncan’ı, yönetmen Frank Darabont’A “The Green Mile” filmindeki John Coffey rolü için öneren kişi, “Armageddon” ve “The Whole Nine Yards” filmlerinde birlikte oynadığı Bruce Willis’ti. John Coffey rolü Duncan’a, aralarında Oscar, Altın Küre, SAG adaylıklarının ve Broadcast Film Critics, Saturn ve Black Reel ödüllerinin olduğu pekçok adaylık ve ödül kazandırdı.
Duncan’ın rol aldığı diğer filmler arasında “Bulworth”, “The Player’s Club” ve “A Night at the Roxbury” bulunmaktadır. “The Jaime Foxx Show”, “The Fresh Prince of Bel Air”, “Weird Science”, “Married... With Children”, “The Wayan Bros.” ve “Chuck” gibi pekçok televizyon dizisinde konuk oyuncu olarak yer aldı. Duncan aynın zamanda, “Racing Stripes”, “Delgo” ve “Dinotopia: Curse of the Ruby Sunstone” gibi filmlerde anlatıcı olarak sesiyle yer aldı.

FİLMİN YAPIMCILARI HAKKINDA
ANDRZEJ BARTKOWIAK (Yönetmen); yönetmen olmadan önce sinemanın en iyi görüntü yönetmenlerinden biri olarak tanındı. Görüntü yönetmenliği yaptığı çalışmalarının arasında “The Verdict” (1982), “Prince of the City” (1981), “Thirteen Days” (2000), “Lethal Weapon 4” (1998), “U.S. Marshals” (1998), “The Devil’s Advocate” (1997), “Dante’s Peak” (1997), “The Mirror Has Two Faces” (1996), “Jade” (1995), “Species” (1995), “Speed” (1994), “Twins” (1988), “Prizzi’s Honor” (1985), “Terms of Endearment” (1983) ve “Deathtrap” (1982) bulunmaktadır.
2000 yılında “Romeo Must Die”la yüzünü yönetmenliğe çeviren Bartkowiak, ondan sonra “Exit Wounds” (2001), “Cradle 2 Grave” (2003) ve “Doom” (2005) filmlerinin yönetmenliğini yapmıştır.
JUSTIN MARKS (Senarist); filme çekilen ilk senaryosu Street Fighter: The Legend of Chun-Li’yi yazdığından beri çok talep gören bir senarist oldu. Bir bilim kurgu macerası olan “Voltron”, çok satan aksiyon figürlerine dayanan “Masters of the Universe” ve çizgi kahraman Green Arrow’u ön plana çıkaran bir aksiyon macera olan “Super-Max” halen geliştirme sürecinde olan senaryolarıdır.
ASHOK AMRITRAJ (Yapımcı); Hyde Park Entertainment’ın başkanı ve üst düzey yöneticisidir. Amritraj’ın liderliği altında, Hyde Park Entertainment geleneksel Hollywood stüdyo sistemine karşılık son teknoloji bir seçenek haline gelerek, tecrübeli bir stüdyonun ihtiyacı olan pekçok ögeye sahip olan ilerici ve küresel birkaç bağımsız şirketten biri oldu. Canlı aksiyon, animasyon ve çok kültürlü sinema yapımları üreten şirket, projelerin geliştirilmesi, yapımı ve finansının yanısıra uluslararası pazarlama ve satışını da yapabilmektedir. Hyde Park Entertainment’ın Twentieth Century Fox ilk teklif ve The Walt Disney Studios’la ikinci teklif anlaşmaları vardır.
Amritraj başrollerini Steve Martin ve Queen Latifah’nın oynadığı “Bringing Down the House”, Sandra Bullock ve Julian McMahon’ın oynadığı “Premonition” filmlerinin yapımcılığının yanısıra, 2008 yılında övgü dolu eleştiriler alan başrollerinde Don Cheadle’la Guy Pearce’in rol aldığı “Traitor” ve çok kültürlü romantik komedi “The Other End of the Line”ın da yapımcılığını üstlenmiştir. Çekimlerine 2009 yılında başlanacak olan ve en çok satan İtalyan çizgi romanı “Dylan Dog”dan esinlenilen “Dead of Night”ın da yapımcısı yine Amritraj’dır.
Amritraj’ın yapımlarının arasında Dremworks tarafından gerçekleştirilen Kurt Russell ve Dakota Fanning’li “Dreamer”, The Walt Disney Company tarafından yapılan Steve Martin ve Claire Danes’li “Shopgirl” ve Twentieth Century Fox’un yaptığı Kevin Bacon ve Kelly Preston’lı “Death Sentence” bulunmaktadır. Amritraj’ın yapımcısı olduğu yönetmenliğini Garry Marshall’ın yaptığı, Kate Hudson’ın rol aldığı “Raising Helen” ve Dwayne “The Rock” Johnson’ın başrolünü oynadığı “Walking Tall” filmleri gişede büyük hasılat yapmışlardır.
Amritraj The Walt Disney Studios vasıtasıyla, beğeni toplayan yönetmenliğini Brad Silberling’in yaptığı Oscar ödüllü Dustin Hoffman, Susan Sarandon ve Holly Hunter’ın rol aldığı romantik drama “Moonlight Mile”, MGM vasıtasıyla Angelina Jolie ve Antonio Banderas’ın rol aldığı “Original Sin” ve Altın Küre adayı olan Bruce Willis, Billy Bob Thornton ve Cate Blanchett’ın rol aldığı Barry Levinson’ın yönettiği “Bandits” filmlerinin yapımcısıdır.
25 yıllık kariyeri süresince, dünya çapında 1 milyar Dolar’ı aşan gişe hasılatı yapan 90’dan fazla filmin yapımcılığını veya uygulayıcı yapımcılığını üstlenen Amritraj Hollywood’daki tüm büyük film stüdyolarıyla çalışmıştır.
2005’te Hindistan Uluslararası Film Akademisi Amritraj’a Ömür Boyu Başarı Ödülü’nü verdi. Amritraj 2004 yılında, Hollywood topluluğundan Producer of Vision Award ve Amerikan Hint Kuruluşu’ndan prestijli Pride of India Award ödüllerini aldı. Amritraj Academy of Motion Picture Arts’ın Yabancı Film Kurulu’nda yer almış olup, British Academy of Film and Television Arts’ın Los Angeles Kurulu’nun ve Emmy Ödüllerinin Uluslararası Konsey’inin bir üyesiydi.
PATRICK AIELLO (Producer) Hyde Park Entertainment’ın baş yaratıcısı ve yapım yöneticisidir. Film yapımı kariyerine Roland Emmerich’in bilim kurgu filmi “Stargate”le başlamıştır. 1995’te Viacom/Spelling Entertainment tarafından yapılan bir saatlik dramalar “Malibu Shores”, “7th Heaven” ve “Wanted”ın yapımlarından çalışmıştır.
1997’den 2004’e kadar Twentieth Century Fox ve Walt Disney Pictures için pekçok projenin ortak senaristliğini ve geliştirmesini yapmıştır. 2003’te Hyde Park’ın başkanı Ashok Amritraj Aiello’yu bir ilk teklif anlaşmasıyla şirkete almıştır. Aiello Hyde Park’ın aile odaklı geliştirme listesini, MGM/Sony ve Walt Disney Pictures’la ortak finans yapım ve dağıtım ilişkilerine girerek ilerletmiştir.
Her ikisi de Twnentieth Century Fox ve Hyde Park International tarafıdnan 2007 senesinde dağıtılan, Hyde Park Entertainment’ın iki öz finans kaynaklı filmi olan “Death Sentence” ve “Asylum” yapımlarının denetlemiştir. Bunlara ek olarak Aiello, “Dressed to Kill”, “Easy Money”, “Hackers” ve “Blame it on Rio”nun yeni versiyonlarından başlayarak, Hyde Park’ın MGM’le yeni bir DVD ortaklığına girmesinde başrolü oynamıştır.
Aiello Street Fighter: The Legend of Chun-Li’nin yanıısıra üç boyutlu çekilen ve başrolünü Thomas Jane’in oynadığı “The Dark Country” filminin de yapımcılığını üstlenmiştir.
Aiello Hyde Park’ın yeni 4 projesi olan sanatçı Isamu Noguchi’nin hayat hikayesini anlatan “Leoni”, “Dylan Dog” isimli çizgi romandan uyarlanan başrolünü Brandon Routh’un (Superman Returns) oynayacağı “Dead of Night”, ikonik Blake Edwards romantic komedisi olan “10”un yeni versiyonu ve Victor Salva’nın “The Night Watchman of Alcatraz” filmlerinin yapımcılığını üstlenecektir.
HARUHIRO TSUJIMOTO (Uygulayıcı Yapımcı); Capcom Co. Ltd.’nin başkanı ve genel müdürüdür. “Resident Evil: Degeneration” filminin uygulayıcı yapımcılığını yapmıştır.
KEIJI INAFUNE (Uygulayıcı Yapımcı); Capcom Co Ltd.’nin üst düzey yöneticilerinden biri ve şirketin araştırma ve geliştirme grubunun başıdır. Günümüzün en önemli video oyunu yapımcılarından biri olup, pekçok sinema ve televizyon yapımına müdahil olmuştur. En çok tanınan oyunlarının arasıda “Mega Man”, “Onimusha”, “Resident Evil 2”, “Lost Planet” ve “Dead Rising” bulunmaktadır.
GEOFF BOYLE (Görüntü Yönetmeni); başrolünü Thomas Jane’in oynadığı Hyde Park Entertainment’ın yakındaki gerilim filmi “The Dark Country”nin görüntü yönetmenidir. Geçen yılın başlarında, bilim kurgu gerilimi olan “The Mutant Chronicles”ın görüntü yönetmenliğini yapmıştır.
MICHAEL Z. HANAN (Yapım Tasarımcısı); Başrollerini Liam Neeson’la Pierce Brosnan’ın paylaştığı 2006 yapımı Western “Seraphim Falls”, başrolünde Robert de Niro’nun oynadığı bir John Frankenheimer gerilim filmi olan “Ronin”, Johnny Depp’in oynadığı “Blow” tasarımını yaptığı yapımlar arasındadır. “CSI: NY” ve “Miami Vice” ise televizyon için yaptığı tasarımlardır.
DEREK G. BRECHIN (Kurgucu); Aksiyon filmleri olan “Cradle 2 the Grave”, “Exit Wounds”, “Romeo Must Die”, “Deep Blue Sea”, “The Patriot” (1998), “Breakdown”, “Executive Decision”, “Cutthroat Island” ve “Stargate” filmlerinde kurgucu olarak çalışmıştır. Bunlardan önce, “Die Hard”, “Total Recall”, “Red Sonja”, “Sweet Dreams” ve başka filmlerde de kurgucu olarak çalışmıştır.
NIVEN HOWIE (Kurgucu); “Death Race”, “Resident Evil: Extinction”, “Goal II: Living the Dream”, “The Hitchhiker’s Guide to the Galaxy”, “Godsend”, “Dawn of the Dead”, “Close Your Eyes” ve “After the Hole” filmlerinin yanısıra çeşitli belgesellerde de kurgucu olarak çalışmıştır.
DION LAM (Aksiyon Koreografı); Sektörün en üst sıradaki aksiyon uzmanlarından biridir. Sayısız film kredilerinin arasında “The Matrix” üçlemesi (ilave dövüş koreografı, dövüş sanatları ve kablo koordinatörü), “Spider-Man 2” (dövüş koreografı, ikinci ekip yönetmeni), “Doom” (dövüş koreografı, dövüş birimi yönetmeni, ikinci ekip yönetmeni) ve pekçok başka aksiyon macera filmi bulunmaktadır.
STEPHEN ENDELMAN (Müzik); “De-Lovely” filmindeki çalışmasıyla En İyi Toplama Film Müziği dalında Grammy Ödülü’ne aday oldu. Diğer göze çarpan filmlerinin arasında “Redbelt”, “The Grand”, “Finding Graceland”, “Flirting with Disaster” ve “Ed” bulunmaktadır. Televizyon çalışmalarının arasında “Samurai Girl” ve “Witness to the Mob” vardır.
SHIRLEY CHAN KU FANG (Kostüm Tasarımcısı); Jet Li ve Jackie Chan’in başrollerini oynadığı “Forbidden Kingdom” ve Stephen Chow’un yönettiği “Kung Fu Hustle” filmlerinin kostüm tasarımcısı olup, daha pekçok Asya yapımında da aynı görevi üstlenmiştir.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət