Ana səhifə

Yapılacak ilk vergi reformu çalışmalarında, vergiler arasındaki bütünlüğü sağlayarak sayıyı asgari düzeye indirmek, çeşitli amaçlarla kurulmuş


Yüklə 16.86 Kb.
tarix26.06.2016
ölçüsü16.86 Kb.

FON' İSTAN


Yapılacak ilk vergi reformu çalışmalarında,

vergiler arasındaki bütünlüğü sağlayarak

sayıyı asgari düzeye indirmek, çeşitli

amaçlarla kurulmuş, ancak amaç dışı

kullanılmakta olan fonların tamamen

kaldırılması veya gönüllülük esasına

bağlanması tüm toplum kesimlerinin

yararına olacaktır.

Masis YONTAN

İ.S.M.M.M.O. Başkan Yardımcısı


Toplumların kalkınmasında en önemli kaynak vergi gelirleridir. Bu kaynağı iyi değerlendiremeyenler başka kaynaklara baş vurmak zorundadırlar.

Toplumların tüm kurum ve kuruluşları örgütsel ve işlevsel anlamda kendilerini ekonomik, sosyal, kültürel ve siyasal anlamda gelişmiş toplumlardaki eşdeğer kurum ve kuruluşlarına uyarlamalıdırlar. Günümüzün en gelişmiş, en işlevsel ve örgütlü kurumları hiç şüphesiz ki devletlerdir. Siyasi iktidarlar ise devletin en yüksek yönetim erkidir.


Siyasi iktidarlar, yönetimleri süresince neleri, nerelerde, ne zaman, niçin ve nasıl yapacaklarının programını, kısaca bütçelerini yaparlar. Bütçelerde gelir ve gider çeşitlerinin detaylı gösterilmesine karşın, rakamsal tutarların çok net inceleme ve araştırmaya dayanmaması öngörülü olması, bütçelerin net olarak uygulanabilirliğini engellemektedir. Muhasebe biliminin genel kabul görmüş prensiplerine aykırı olmasına rağmen, bütçelerde diğer gelir ve giderler gibi fasıllar yer alabilmektedir. Bu tür gelir veya giderlerin gerçekleşme olanaklarının önceden kestirilmeyenleri, zaman içinde ortaya çıkabilenlerdir. Bütçe rakamlarının tam olarak gerçekleşmemesi nerede ise kural haline gelmiştir. Bütçeler her dönem açık vermekte, kısaca bütçe gelirleri aritmetik dizi ile artarken, giderler geometrik dizi ile artan bir durum almıştır.
Bütçe giderleri her nedense hep gelirlerden fazladır. Hiper enflasyonun yaşandığı bir ortamda ise bütçe açıkla elbette kaçınılmazdır. Bütçe açıklarının kapatılması veya asgariye indirilmesi ise siyasi iktidarların tercihine bağlıdır. Bu tercih ülkemizde genellikle şöyle kullanılmıştır:

a. Türk parasının, yabancı ülke paralarına karşı değerinin sürekli düşürülmesi (Günlük kur uygulanması ile sürekli devalüasyon)

b. Mal ve hizmet değerlerinin sürekli artırılması (enflasyon)

c. Yurtiçinde ve yurtdışında borç para temini (IMF, Dünya Bankası, Devletlerden alınan krediler,devlet tahvilleri vs.)

d. Yüksek ve çok çeşitli vergiler.

e. Çeşitli amaçlarla kurulan fon birikimleri.

Burada sayıları kırkı bulan vergi çeşitleri ile yüz on dokuzu bulan fonların tamamını irdeleme olanağına sahip değiliz. (Maliye Bakanımız Sayın Adnan KAHVECİ' nin ifadesine göre fonların sayısı 119'dur.)

Burada daha çok fonlar ve özellikle bunlardan Zorunlu Tasar rufu Teşvik Fonu ile Konut Edindirme Yardım Fonu üzerinde durmak gerekiyor.

Fon' ların genel kuruluş amaçlarına bakıldığında, bunların dayanışma, yardımlaşma, ekonomik, kültürel, sosyal, çevresel ve teknik gelişmeyi amaçladığı görülmektedir. Nitekim yurdumuzda ilk defa 1941 yılında Asker Ailelerinden Muhtaç Olanlara Yardın Fonu adı altındâ ilk fon kurulmuştur. Bu fon başlangıç olmuş; 1980 yılında kadar 33, 1980-1983 yılları arasında 24 ve 1984 yılından bu yana 62 adet olmak üzere toplam 119 fon kurulmuştur.

Tüm bu fonlar irdelendiğinde hepsinin ortak özelliğinin devletin asli görevleri arasında olan işlerin bu fonlarla kurumlara devredilmesi ve bunların hiçbir denetime tabi olmamasıdır. Buna karşın fon kaynaklan toplumun çeşitli kesimlerinden karşılandığı halde bu fonların işlev ve kullanmaları hakkında bu kesimlerin söz sahibi olmamalarıdır.

1990 yılında fonlarda toplam olarak 32 trilyon liranın toplandığını, aynı dönemde ise 70 trilyonluk Gelir Vergisinin tahakkuk ettiğini göz önüne aldığımızda olayın büyüklüğü daha net olarak ortaya çıkmaktadır.

Burada bu fonlardan Zorunlu Tasarrufu Teşvik Fonu ile Konut Edindirme Fonu üzerinde durmak gerekiyor.

Öncelikle belirtmeliyiz ki diğer ülkelerde de bunlara benzer fonlar vardır. Ancak bunlar tamamen isteğe bağlı işlev ve Zorunlu Tasarruf Fonu - Damlaya damlaya göl olur atasözümüze uygun hazırlanarak, çalışan ücretlilerin brüt ücretlerinden % 4 oranın- da kesilen ve buna işverenin % 6 katkı sağlayarak T. C. Ziraat Bankası'nda açılan özel hesaba yatırılan fondur.
Zorunlu Tasarruf Fonu olsun, Konut Edindirme Fonu olsun on ve daha fazla ücretli çalıştırılan işyerlerindeki ücretliler hakkında uygulanmaktadır.

Yasa koyucular bu fon yasasının düzenleniş amacını kısaca şöyle tanımlar. Ücretliler aldıkları ücretin belirli bir kısmım zorunlu olarak tasarruf ederek gelecekte belli bir birikim sağlayacaklar. Diğer yandan tasarruf edilen miktar piyasaya çıkmadığından, talep enflasyonunun önlenmesi ile fiyat artışları aşağıya çekilecektir. Bugün geçerli asgari brüt ücret 801.000 TL net ücret 502.911 TL'dir.


Eylül ayı sonu itibariyle bu fonda yaklaşık 14 trilyon lira birikmiş, bunun yaklaşık 450 milyar hak sahiplerine, 150 milyar T.C. Ziraat Bankasına komisyon ve yatırım harcamaları karşılığı, kalanı ise düşük faizli kamu ve devlet tahvillerine yatırılmıştır. Başka bir deyimle bütçe açıklarında kullanılmıştır.
Fiyat artışlarının % 80'leri bulduğu bir ortamda, net 502.911 TL aylık ücret alan insanlardan tasarruf istemek herhalde bu insanlarla alay etmektir. Zoraki olarak, gönüllülük esasına dayanmayan ve gerçek hak sahiplerine hiçbir zaman tam olarak yansımayacak bu fonun kaldırılması, belki yaşam düzeylerini çok iyileştirmeyecektir, ama katkı sağlayacaktır.

Konut Edindirme Fonu Dünyada mekan, ahirette iman. Barınma insanlık ile birlikte yaşayan bir sorun. Konut tüm iktidarların programlarının en başında yer almasına karşın çözümlenmemiş, çözümlenmesi de gittikçe zorlaşmaktadır.


3320 sayılı yasa ile yaşamımıza giren Konut Edindirme Fonu'ndan yararlanabilmek için 180 ay süre ile ödenti yapmak zorunludur. Yukarıda belirtildiği gibi 10 ve 10'dan fazla ücretli çalıştıran işyerlerinde işverenlerin ücretliler adına ödenti yapmasını zorunlu kılıyor. Bu ücretliler için ayda en az 17.500 TL, en fazla 80.000 TL konut edindirme fonu ödenmektedir.
Arsa payı dahil en basit konutun metrekare maliyeti bir milyona yakındır. Günümüzün geçerli fiyatlan ile bir ücretli ancak yetmiş yılda, yetmiş metrekarelik bir konuta sahip olabilecektir. Şimdiye kadar bu fonda toplanmış 10,5 trilyon lira ise diğer fonlar gibi devlet bankaları ile menkul kıymetlere yatırılmıştır. Ülkemizde konut sorununun fonlarla çözümlenemeyeceği tüm kesimlerce bilinmektedir.
Avrupa ve Amerika'nın ötesinde Hindistan'dan dahi ucuz insan emeğinin ülkemizde olmasına rağmen, işsizlik halen çok büyük boyutlarda ise Zorunlu Tasarruf Teşvik ile Konut Edindirme fonlarının rolü büyüktür. İşverenler çoğunlukla dokuz ücretlide kalmakta, on ve on' dan fazla ücretli çalıştırmamaya özen göstermektedirler. Bu ise tüm sosyal güvenliklerden yoksun, ücretli çalıştırmayı teşvik ettiği gibi, kesinti yolu ile toplanan vergi miktarlarını da azaltmaktadır.

Bu nedenlerle bu fonlar en kısa zamanda kaldırılmalı, biriken prim ve nemaları hak sahiplerine en kısa zamanda verilmelidir.


Yapılacak ilk vergi reformu çalışmalarında, vergiler arasındaki bütünlüğü sağlayarak sayıyı asgari düzeye indirmek, çeşitli amaçlarla kurulmuş, ancak amaç dışı kullanılmakta olan fonların tamamen kaldırılması veya gönüllülük esasına bağlanması tüm toplum kesimlerinin yararına olacaktır.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət