Ana səhifə

Sosyal haklarin uluslararasi korunmasi


Yüklə 235.18 Kb.
səhifə1/3
tarix26.06.2016
ölçüsü235.18 Kb.
  1   2   3
SOSYAL HAKLARIN ULUSLARARASI KORUNMASI:

TARAF DEVLET TEMELİNE DAYALI SİSTEMLER VE TÜRKİYE
MUTLU DULKADİR
GİRİŞ
Bu çalışmada, insan haklarının “ikinci kuşağı” olarak tanımlanan ekonomik, sosyal ve kültürel haklar alanında kaynağı farklı iki uluslararası sözleşmenin taraf devlet temeline dayalı koruma sistemleri karşılaştırılacaktır. Biri, Birleşmiş Milletler özelinde evrensel, diğeri ise Avrupa Konseyi özelinde bölgesel nitelik taşıyan bu sözleşmeler, aynı zamanda Türkiye bağlamında da gözden geçirilecektir.
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, 191 üye devletin oluşturduğu1 Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 6 Aralık 1966 tarihinde alınan kararla kabul edilmiş ve 35 üye ülkenin onayı şartının yerine getirilmesinin ardından 3 Ocak 1976’da yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.2 Avrupa Sosyal Şartı ise, şu anda 46 devletin üyesi olduğu3 Avrupa Konseyi tarafından 18 Ekim 1961 tarihinde imzalanarak 25 Şubat 1965 tarihinde yürürlüğe girmiştir.4 Avrupa Sosyal Şartı, onaylandığı tarihten bu yana dört kez çeşitli protokollerle yenilenmiş olmasına rağmen, ESKHUS kabul edildiği şekliyle günümüze kadar korunmuştur.
Bu iki sözleşme öncelikle tarihsel gelişim süreçleri, güvence altına aldıkları haklar ve koruma yöntemleri kapsamında özetlendikten sonra, içerik ve koruma yöntemleri yönünden, özellikle de dayanakları, organları, işleyiş koşulları ve denetimin sonuçları vb. bakımlardan karşılaştırılacak ve son olarak da, Türkiye özelinde değerlendirilecektir.
BİRİNCİ BÖLÜM

EKONOMİK, SOSYAL VE KÜLTÜREL HAKLAR

ULUSLARARASI SÖZLEŞMESİ VE KORUMA YÖNTEMLERİ
Bu bölümde, Birleşmiş Milletler sisteminin bir parçası olan Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Uluslararası Sözleşmesi, tarihsel gelişim süreci, denetim organları, güvence altına aldığı haklar ve koruma yöntemleri bağlamında incelenecektir. Son olarak da, yakınmalara dayalı seçmeli protokol hazırlık çalışmalarına değinilecektir.
1.1. TARİHSEL GELİŞİM SÜRECİ VE İLGİLİ ORGANLAR

1.1.1. Birleşmiş Milletler, “Ekonomik ve Sosyal Konsey” ve

1985’e Kadar Gelişim Süreci
ABD başkanı Franklin D. Roosevelt tarafından icat edilmiş olan “Birleşmiş Milletler” sözcüğü ilk kez İkinci Dünya Savaşı sırasında, Mihver ülkelere karşı bir araya gelen 26 devletin temsilcileri tarafından 1 Ocak 1942’de imzalanan “Birleşmiş Milletler Bildirgesi”nde kullanılmıştır. Birleşmiş Milletler Antlaşması, resmi anlamda 24 Ekim 1945 tarihinde, Güvenlik Konseyi’nin beş daimi üyesi Çin, Fransa, Sovyetler Birliği, Birleşik Krallık ve Amerika Birleşik Devletleri’nin yanı sıra diğer imzacı devletlerin çoğunluğu tarafından onaylanmasının ardından yürürlüğe girmiştir.5
“Ekonomik ve Sosyal Konsey”, BM Antlaşması uyarınca Genel Kurul otoritesine bağlı olarak kurulmuştur. 54 üyeden oluşan ESK, birer ay süresince yılda iki kez olmak üzere New York yada Cenevre’de toplanır. Aralarında Genel Kurul’un da bulunduğu örgütün diğer organları için tavsiye kararları hazırlar ve bu amaçla yardımcı organlar oluşturmuştur. ESK, “ekonomik ve sosyal konular” ve bu alanda “işbirliği” ile görevlendirilmiştir. Bu çerçevede oluşacak uluslararası ilişkilerin insan haklarına saygı temel alınarak gerçekleştirilmesi yönünde çalışır. ESK, BM Antlaşması’nın 62/2 maddesi uyarınca insan haklarına saygı konularında tavsiye kararları çıkarabilir ve ekonomik, sosyal konuların yanı sıra insan haklarının geliştirilmesi amacıyla komisyonlar kurabilir.6
Genel Kurul ve “Ekonomik ve Sosyal Konsey”e insan haklarının gerçekleştirilmesine yardımcı olmak görevi veren Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 13/1, 62/2 ve 68. maddeleri uyarınca 1946’da kurulan7 İnsan Hakları Komisyonu, önce bir tasarı metni hazırlamış, yapılan yüz civarında toplantı sonrasında 10 Aralık 1948 tarihinde “İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi” kabul edilmiştir. Kişisel haklar ile ekonomik, sosyal ve kültürel haklar arasında gerilimlere sahne olan tartışmalar sonrasında bazı uzmanlara göre kişisel ve siyasi haklar ile sosyal ve ekonomik haklar arasında bir denge kurulabilmiştir.8 Bir başka uzmana göre ise, Bildirgenin otuz maddesinden yalnızca beşinin ekonomik, sosyal ve kültürel haklara ayrılmış olması böyle bir dengenin bulunmadığının göstergesidir.9 Söz konusu Bildirge, herhangi bir denetim mekanizması önermemesine karşın, sosyal-ekonomik hakları ilk kez tam olarak tanımlaması anlamında önem taşımaktadır. Bildirgenin 22 ile 27. maddeleri sosyal güvenlik, çalışma, sendika kurma ve sendikalara katılma, eğitim, kültürel yaşama katılma gibi çeşitli hakları açıkça tanımlamaktadır. Öte yandan 28. maddede “herkesin bu Bildirgede öngörülen hak ve özgürlüklerin gerçekleşeceği bir toplumsal ve uluslararası düzene hakkı” olduğundan söz edilmektedir.10

Evrensel Bildirgede belirtilen hakların uluslararası alanda koruma altına alınması yirmi yıla yakın süren bir sürecin ardından mümkün olabilmiştir. Bu anlamda ESKHUS, “ikiz sözleşmeler” olarak da bilinen “Kişisel ve Siyasal Haklar Sözleşmesi” ile birlikte 16 Aralık 1976 tarihinde Genel Kurul tarafından kabul edilerek 19 Aralık 1966 tarihinde imzaya açılmıştır. 35 devletin onayı koşulunun gerçekleştiği 3 Ocak 1976 tarihinde 27. maddesi uyarınca yürürlüğe girmiştir.11 24 Kasım 2004 tarihi itibariyle sözleşmeyi 151 taraf devlet onaylamış, 7 devlet ise yalnızca imzalamış bulunmaktadır. En son 3 Kasım 2004 tarihinde Pakistan tarafından imzalanan sözleşmeyi henüz onaylamayan devletler arasında A.B.D. de yer almaktadır.12

Sözleşmenin koruma yöntemi 16.-25. maddeleri arasındaki Dördüncü Bölümü’nde düzenlenmiştir ve yalnızca raporlara dayalı bir denetim yöntemi benimsenmiştir. Sözleşmenin 16/2 maddesinde, raporların Genel Sekreter’e, Genel Sekreter aracılığıyla da incelenmek amacıyla ESK’ya gönderilmesi belirtilmiştir. ESK, 11 Mayıs 1976 tarihinde kabul ettiği kararla taraf devletlerden Genel Sekreter’e rapor sunmalarını öngörmüştür. Aynı kararla ESK, Sözleşmenin Uygulamasını İncelemekle Görevli Hükümet Uzmanları Çalışma Grubu adı altında kendisine yardımcı bir çalışma grubu da oluşturmuştur. Sözleşmeye taraf devletlerin temsilcilerinden oluşan 15 üyeli Çalışma Grubu, raporlara ilişkin gözlemlerini ESK ile İnsan Hakları Komisyonu ve uzman BM kuruluşlarına göndermekteydi. 1982 yılında Çalışma Grubu üyeleri, insan hakları dalında seçilmiş hükümet uzmanları organına dönüştürüldü.13
1976 ile 1985 yılları arasındaki dönemde denetim yöntemine ilişkin pek çok eleştiri yapılmıştır. Denetimin devletlerarası bir niteliğe sahip olması, rapor sunulmasındaki gecikmeler, raporların incelenmesi, araştırılması ve tartışılması konusunda zaman ve olanakların sınırlılığı bu eleştirilerin başında yer alıyordu.14
Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın 7. maddesine göre kurulmuş olan ESK, Birleşmiş Milletler’in temel organlarından birisidir ve üç yıllık dönemler için seçilen 54 üyeden oluşur. Konsey üyelikleri, coğrafi temsil usulüne göre belirlenir. Buna göre Afrika 14, Asya 17, Doğu Avrupa 6, Latin Amerika ve Karayipler 10, Batı Avrupa ve diğer Devletler ise 13 sandalye ile temsil edilir. 18’inin görev süresi 2004 sonunda dolan Konsey üyeleri arasında görev süresi 2005 yılı sonunda dolacak olan Türkiye’den de temsilci bulunmaktadır.15 ESK Başkanlığı’nı Finlandiyalı Marjatta Rasi yürütmektedir.16
1.1.2. 1985’ten Sonraki Gelişim Süreci ve

Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi”


ESK, 28 Mayıs 1985 tarih ve 1985 (17) sayılı kararıyla Çalışma Grubu’nu “Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi” olarak adlandırarak üye sayısını 18’e çıkarmıştır.17 Komite’nin üyeleri, Ekonomik ve Sosyal Konsey tarafından seçilir.18
1985 yılında bağımsız uzmanlardan oluşan bir organ niteliğiyle oluşturulan Komite, yardımcı bir organ niteliğinde olup esas yetkili ESK’dır. Taraf devletlerin önerdiği kişiler arasında gizli oylamayla seçilen komite üyelerinin seçiminde coğrafi dağılımda denge, farklı sosyal ve hukuki sistemlerin temsili gibi ilkeler göz önünde tutulmaktadır. Komite önceden İnsan Hakları Merkezi, şu anda ise İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’nin sağladığı hizmetlerle faaliyetlerini yürütmekte olup, görevi taraf devletlerin sözleşmeye uyup uymadıklarını denetlemektir.19
Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi’nin, yarısının görev süresi 2004 yılı sonunda dolmuş olan 18 üyesi bulunmaktadır. 18 üyeden 3’ü kadın olup, görev süreleri 2006 yılı sonunda dolacaktır. Komite Başkanlığı’nı Filipinler vatandaşı Bayan Virginia Bonoan-Dandan, Başkan Yardımcılığı’nı ise Ektavor uyruklu Jaime Marchan Romero yapmaktadır.20

Komite yılda iki kez üç haftalık toplantılarda toplanır. Çalışma grubu toplantılar öncesinde bir hafta süreyle hazırlık toplantıları yapmaktadır. Toplantılar genellikle Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Bürosu’nda Mayıs ve Kasım aylarında gerçekleştirilir. 2004 yılındaki toplantılarını 26 Nisan – 14 Mayıs ve 8-26 Kasım tarihlerinde gerçekleştirmiştir. Nisan ve Mayıs aylarındaki 32 numaralı toplantıda Ekvator, Yunanistan, Kuveyt, Litvanya, İspanya, 33 numaralı son toplantıda ise Azerbaycan, Şili, Danimarka, İtalya ve Malta raporları incelenmiştir. 2005 yılında yapacağı toplantıların tarihleri 25 Nisan – 13 Mayıs ve 7-25 Kasım olarak belirlenmiş bulunmaktadır. 21


Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi ayrıca uzman BM kuruluşlarının raporlarına dayanarak ESK’ye genel tavsiyeler sunmaktadır. Bu kuruluşlar arasında UNESCO, UÇÖ/ILO, BM Gıda ve Tarım Örgütü gibi örgütler sayılabilir.22 Örneğin UNESCO, Komite ile arasındaki işbirliğinin özellikle son yıllarda Dakar Eylem Çerçevesi bağlamında eğitim hakkı alanında geliştiğini vurgulamaktadır.23 Bunlar dışında Komite, sözleşme hükümlerinin izah edilmesi amacıyla genel yorumlar yayımlamaktadır.24
1.1.3. Bireysel Yakınmalara Dayalı Seçmeli Protokol

Hazırlık Çalışmaları
İkizi olarak nitelenen sözleşmeden farklı biçimde, ESKHUS’ta bireysel yakınmalara dayalı bir koruma yöntemi bulunmamaktır. On yılı aşkın bir süredir bu konuda “Seçmeli Protokol” hazırlık çalışmaları yürütülmektedir.25 Bu amaçla İnsan Hakları Komisyonu bir çalışma grubu oluşturmuştur.26 İnsan Hakları Komisyonu’nun 2003/18 sayılı kararıyla kurulan çalışma grubunun, Komisyon’un 2004/29 sayılı kararıyla çalışmalarına iki yıl süreyle daha devam etmesi kararlaştırılmıştır. Söz konusu çalışma grubu ikinci toplantısını 10-21 Ocak 2005 tarihlerinde Cenevre’de gerçekleştirecektir. Protokole ilişkin hazırlık toplantıları kamuya açıktır. BM üyesi ve gözlemci statüsündeki tüm devletler, ESK’ya danışmanlık yapan hükümetler-arası kuruluşlar ve hükümet dışı kuruluşlar çalışma grubu toplantılarına katılabilmektedir.27 Tüm iç-toplantılar ve protokol hazırlık çalışmaları ile ilgili belgelere internet üzerinden erişmek mümkündür.28
1.2. SÖZLEŞMENİN GÜVENCE ALTINA ALDIĞI HAKLAR

Beş bölüm ve 31 maddeden oluşan sözleşmenin birinci bölümü, “Kendi Kaderini Tayin Hakkı” bağlamında halkların haklarını içermektedir. “Genel Hükümler” başlıklı ikinci bölümde, daha çok taraf devletlerin yükümlülükleri, kadın-erkek eşitliği ve hakların sınırlarından, “Maddi Haklar” başlıklı üçüncü bölümde ise başta çalışma, sosyal güvenlik ve sendika hakkı olmak üzere genel anlamda ekonomik, sosyal ve kültürel haklardan bahsedilmektedir. Sözleşmenin dördüncü bölümde, “Uluslararası Uygulama Hükümleri” başlığı altında daha çok taraf devletlerin rapor sunma yükümlülüğü, “Son Hükümler”i içeren beşinci ve son bölümde ise sözleşmenin yürürlüğe giriş esasları belirtilmektedir.29

Sözleşmenin maddelerini tek tek incelediğimizde aşağıdaki hakları içerdiği görülmektedir:


  • Halkların kendi kaderlerini tayin hakkı (m. 1),

  • Taraf devletlerin uygulamaya yönelik önlemler alma ödevi, ayrım yapmama güvencesi, vatandaş olmayanların hakları (m. 2),

  • Cinsiyet/kadın-erkek eşitliği (m.3),

  • Hakların sınırlanması (m. 4),

  • Hakları kötüye kullanma ve daraltma yasağı (m. 5),

  • Çalışma hakkı; herkesin kendi seçtiği işte çalışarak geçimini sağlama hakkı (m. 6),

  • Adil ve uygun işte çalışma koşulları; asgari gelir, eşit işe eşit ücret, dinlenme, ücretli izin hakları (m. 7),

  • Sendika kurma, katılma ve grev hakkı (m. 8),

  • Sosyal güvenlik hakkı (m. 9),

  • Ailenin, anne, çocuk ve gençlerin korunması (m. 10),

  • Yaşama standardı hakkı; yeterli beslenme, giyinme, barınma, yaşama koşullarının sürekli geliştirilmesi hakları (m. 11),

  • En yüksek seviyede fiziksel ve ruhsal sağlık standartlarına sahip olma hakkı (m. 12),

  • Eğitim hakkı; zorunlu ve ücretsiz ilköğretim hakkı, orta ve yüksek öğretime girişlerin kolaylaştırılması, öğretmenlerin maddi koşullarının iyileştirilmesi (m. 13),

  • Taraf devletlerin zorunlu ilköğretim sağlama yükümlülüğü (m. 14),

  • Kültürel yaşama katılma, bilimsel gelişmelerden yararlanma hakkı (m. 15).30

Sözleşmedeki cinsiyet eşitliği, eşit işe eşit ücret, sendikal haklar, çocuk ve gençlerin ayrım gözetmeksizin korunması, zorunlu ve ücretsiz ilköğretim, bilimsel araştırma ve yaratıcı faaliyetler özgürlüğü gibi bazı haklar Komite tarafından hemen uygulamaya konulmaya elverişli haklar olarak tanınmıştır. Sözleşme BM üyesi olmayan devletlerin onayına da açık olup taraf devletlere uluslararası alanda hukuksal yükümlülük getirir.31




    1. KORUMA YÖNTEMLERİ

Sözleşmenin koruma yöntemleri “Uluslararası Uygulama Hükümleri” başlığını taşıyan dördüncü bölümdeki 16 ila 25. maddeler arasında düzenlenmektedir.32 Bu maddelerin içeriği şu şekilde özetlenebilir:




  • Taraf devletlerin rapor sunma yükümlülüğü (m. 16),

  • Raporların hazırlanması ve içeriği (m. 17),

  • ESK’nın faaliyet alanına giren konularda uzman kuruluşlardan istenen raporlar (m. 18),

  • Raporların İnsan Hakları Komisyonu’na gönderilmesi (m. 19),

  • Taraf devletlerin ve uzman kuruluşların genel tavsiyelere ilişkin yorumları (m. 20),

  • Genel Kurul’a sunulan ESK raporları (m. 21),

  • Diğer BM kuruluşlarının bilgilendirilmesi (m. 22),

  • Sözleşmede tanınan hakların gerçekleştirilmesi amacıyla yapılacak uluslararası faaliyetler (m. 23),

  • Sözleşme hükümlerinin BM uzman kuruluşlarının kurucu belgelerindeki hükümleri zayıflatıcı şekilde kullanılamaması (m. 24),

  • Sözleşme hükümlerinin halkların doğal zenginlikleri ve kaynakları serbestçe kullanma hakkını zayıflatacak biçimde yorumlanamaması (m. 25).

Görüldüğü üzere sözleşmede bireysel yakınmalara dayalı korunma sistemi yer almamaktadır. Raporlara dayalı denetim sisteminin işleyişine ilişkin ayrıntılar ise, ESK ve Komite tarafından belirlenmiştir.


1.3.1. Raporlara Dayalı Denetim ve İnceleme Süreci
1.3.1.1. Rapor Sunma Yükümlülüğü

Sözleşmeye taraf tüm devletlerin, hakların uygulanmasına ilişkin rapor sunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Devletler Sözleşme’yi kabul ettikten sonraki iki yıl içerisinde ilk raporlarını sunmalıdırlar. İlk rapordan sonraysa, her beş yılda bir rapor sunma yükümlülüğü vardır.33



1.3.1.2. Ekonomik Sosyal Konsey’in Rolü
Raporlar, Sözleşme’nin 16. maddesi uyarınca BM Genel Sekreteri’ne gönderilir. Genel Sekreter, incelenmesi amacıyla raporun bir örneğini ESK’ya iletir. Ayrıca Genel Sekreter’in, rapor sunan devlet söz konusu kuruluşlara üye bulunduğu takdirde, raporda geçen ve ilgili BM uzman kuruluşlarının sorumluluk alanına giren konulardaki bölümlerini bu uzman kuruluşlara göndermesi öngörülmüştür. 17. maddede, taraf devletin rapor sunma sürecinin sözleşmenin yürürlüğe girmesinden bir yıl sonra ESK tarafından belirlenmesi öngörülmektedir. Konsey, 1988/4 sayılı kararına göre, yukarıda da belirtildiği üzere, ilk raporun iki yıl içinde, sonraki raporların ise beş yılda bir sunulmasına hükmetmiştir. Sözleşmenin 18. maddesine göre ESK uzmanlaşmış kuruluşlardan kendi faaliyet alanına giren konularda sözleşmenin kendi sorumluluk alanlarına giren konularda rapor isteyebilir. 19. maddeye göre ise Konsey, taraf devletlerin ve uzman kuruluşların raporlarını genel nitelikli tavsiyeler yada bilgi amacıyla İnsan Hakları Komisyonu’na gönderebilir. Sözleşmede, ESK’nın BM Genel Kurulu’na rapor sunmasından da söz edilmektedir. Bu raporlar sözleşmede tanınan haklara saygı sağlamak amacıyla alınan tedbir ve gelişmelerden bahseder. Konsey yine Sözleşme uyarınca, raporların ortaya çıkardığı sorunları, diğer BM organlarının dikkatine sunma imkanı tanımaktadır.34 Sözleşme, esas denetim organı olarak Ekonomik ve Sosyal Konsey’i belirlemiştir.
1.3.1.3. Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi’nin Rolü
“Ekonomik, Sosyal ve Kültürel Haklar Komitesi”, ESKHUS’un taraf devletler tarafından uygulanmasını denetleyen bağımsız uzmanlar organıdır. Komite, her bir devlet raporunu inceleyerek taraf devlete “genel gözlemler” şeklinde kaygı ve tavsiyelerini iletmektedir.35

Komite, taraf devletlere rapor sunma sürecinde yardımcı olmak ve bir bütün olarak denetim sisteminin etkinliğini geliştirmek amacıyla rapor sürecine ilişkin ayrıntıları belirleyen bir tüzük benimsemiştir. Rapor sunan devletin temsilcisinin, raporun tartışıldığı Komite toplantısına katılımı taraf devletle “yapıcı bir diyalog” sağlanması bakımından önemli görülmektedir.36



Devletlerin sunduğu raporlar öncelikle, Komite Başkanı tarafından coğrafi dağılım ve diğer etmenleri göz önüne alarak Komite üyeleri arasından atanan beş kişilik bir çalışma grubunca değerlendirilir. Komite toplantıları öncesinde beş günlük bir süre için toplanan “Toplantı-öncesi/Öntoplantı Çalışma Grubu”nun başlıca görevi, rapor sunan devlet temsilcisiyle yapılacak diyalogda öncelikli odak noktasını oluşturacak soruları belirlemektir. Amaçları arasında sistemin etkinliğini arttırmak ve taraf devlet temsilcisinin Komite’deki tartışmalara hazırlık yapmasını kolaylaştırmak bulunmaktadır. Çalışma grubunun her bir üyesinin belirli bir sayıda raporun ayrıntılı bir değerlendirmesini hazırlayarak çalışma grubunun önüne meselelere ilişkin bir taslak liste sunması gerekmektedir. Sözleşmenin doğası gereği, raporlar pek çok konuyu kapsamaktadır ve bu nedenle Komite’nin genel eğilimi devletlerin sunduğu raporlarda kesin ve ayrıntılı bilgilere yer verilmesi yönündedir.37 Komite toplantısından önce çalışma grubunun hazırladığı sorunların ilgili taraf devlet tarafından yanıtlanması istenir.38 Hükümet dışı kuruluşların Komite toplantısı öncesindeki çalışma grubu aşamasında özel kaygılarını iletmesi mümkündür.39
Bundan sonraki süreçte taraf devlet Komite toplantısına davet edilerek rapora ilişkin kısa tanıtıcı açıklamalar yapması ve Toplantı-öncesi Çalışma Grubu tarafından yöneltilen sorulara yazılı yanıtlar vermesi istenir. Ardından Komite raporu madde kümelerine (genellikle 1-5, 6-9, 10-12, 13-15) ve sorulara verilen yanıtları da dikkate alarak inceler. Toplantılarda Başkan taraf devlet temsilcisinden, Komite üyelerinin yönelttiği ve ayrıntılı bir araştırma gerektirmeyen konulardaki soruları yanıtlamasını ister. Toplantı esnasında yanıtlanması mümkün olmayan sorular ise bir sonraki toplantıda yada gerekli görülmesi halinde ek bilgi halinde Komite’ye yazılı olarak iletilebilir. İlgili özel organlar ve diğer uluslararası kuruluşlar da diyalogun herhangi bir aşamasında katkıda bulunmak üzere çağrılabilirler.40
İncelemenin son aşamasında Komite genellikle, taraf devlet temsilcisiyle yapılan görüşmenin bir gün sonrasında kısa bir kapalı oturum gerçekleştirir ve üyelerinden ön-görüşlerini bildirmelerini bekler. Ülke raportörü sekreterin yardımıyla Komite’nin dikkatine sunmak üzere son gözlemlerini içeren bir taslak metin hazırlar. Son gözlemlerin, üzerinde anlaşılan yapısı şu şekildedir: Giriş; olumlu yönler; Sözleşme’nin uygulanmasını engelleyen etmenler ve güçlükler; kaygı duyulan başlıca konular ile öneri ve tavsiyeler. Sonraki aşamada, Komite taslağı yine özel bir oturumda tartışarak konsensüs yoluyla bir karara varır. Varılan sonuçlar resmen benimsendikten sonra genellikle toplantıların son gününe kadar açıklanmaz. Kapanış oturumunun yapıldığı gün saat 18:00’de açıklanarak tüm tarafların erişimine sunulur. Komite’nin raporuyla birlikte olası en kısa zamanda ilgili taraf devlete iletilir. Eğer isterse taraf devlet Komite’nin son incelemesi bağlamında Komite’ye ek bilgi sunabilir.41
Konsey’in 1987/5 ve BM Genel Kurulu’nun 42/102 sayılı kararlarına göre Komite, taraf devletler ve uzman kuruluşlardan aldığı raporları incelemesinin ardından ESK’ya genel tavsiyeler sunmaktadır. Komite çoğu durumda sözleşmenin çiğnendiği sonucuna varmış ve taraf devletlerden sözleşme ihlallerini durdurmalarını talep etmiştir. Komite’nin sonuç, öneri ve tavsiyelerin herhangi bir hukuksal bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte özellikle taraf devletlerin politika, uygulama ve hukuk alanlarında değişikliklere yol açabildiği görülmektedir.42
Komite, 28 Kasım 2003 tarihine kadar belli başlı uluslararası gelişmeler ve Sözleşme’nin uygulamasına ilişkin sorunlara dikkat çekmek amacıyla tutumunu ortaya koyan 15 yorum kabul etmiştir. Kabul edilen yorumlar, yıllık raporunun ek kısmında liste halinde yayımlanmaktadır.43

Çizelge 1.- Komite Toplantıları


Toplantı

No

Tarih

Devlet Raporu

35

7-25 Kasım 2005

Slovenya, Avusturya, Özbekistan, Monako, Libya Arap Cemahiresi

34

25 Nisan - 13 Mayıs 2005

Zambiya, Çin, Sırbistan & Karadağ, Norveç

33

8-26 Kasım 2004

Azerbaycan, Şili, Danimarka, İtalya, Malta

32

26 Nisan - 14 Mayıs 2004

Ekvator, Yunanistan, Kuveyt, Litvanya, İspanya

31

10-28 Kasım 2003

Kore DHC, Guatemala, Moldavya, Rusya Federasyonu, Yemen

30

5-23 Mayıs 2003

Brezilya, İzlanda, İsrail, Lüksembourg, Yeni Zelanda

29

11-29 Kasım 2002

Estonya, Gürcistan, Polonya, Slovak Cum., Solomon Adaları

28

29 Nisan - 17 Mayıs 2002

Benin, Çek Cumhuriyeti, İrlanda, Trinidad ve Tobago, Birleşik Krallık, BK bağlı bölgeler, BK denizaşırı bölgeler

27

12-30 Kasım 2001

Cezayir, Kolombiya, Hırvatistan, Fransa, Jamaika, İsveç

26

13 - 31 Ağustos 2001

Almanya, İsrail, Japonya, Nepal, Panama, Senegal, Suriye Arap Cum., Ukrayna

25

23 Nisan - 11 Mayıs 2001

Bolivya, Çin, Honduras, Kore Cumhuriyeti, Togo, Venezüella
  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət