Ana səhifə

PeygamberiMİz hz. Muhammed mustafa (sav) efendiMİz hakkinda yabanci biLİm adami ve meşhurlarin sözleri


Yüklə 105.37 Kb.
tarix24.06.2016
ölçüsü105.37 Kb.
PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED MUSTAFA (SAV) EFENDİMİZ HAKKINDA YABANCI BİLİM ADAMI VE MEŞHURLARIN SÖZLERİ1


Prof. Dr. Mustafa TEMİZ

3.02.2014


Giriş
Kur’an’ı Kerîm’i ve Peygamberimiz (SAV)’i küçüklüğümden beri biliyordum. Ama tahsilimiz, hep Batı ve Batılı özlemi içinde geçtiği için dinî konulara ve şahsiyetlere pek vakit ayırmayı akıl edememiştim. Bir münâsebetle, Kur’an’ı Kerîm ve Peygamberimiz hakkında, ecnebilerin ağızlarından çıkan bâzı sözlerin dikkatimi çekmesi nedeniyle, bundan 10-15 yıl önce ilk kez, Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır’ın Kur’an'ı Kerîm Tefsiri’ni sabırla not tutarak inceledikten sonra Peygamberimiz (SAV) Efendimiz de gözümde büyümüştür.
İşte, Kültürümüz’ü (Dinimiz’i) ve Peygamberimiz (SAV) Efendimiz’i de ondan sonra meşgalemin ilk sırasına almış bulunuyorum.
Vasat ve normal Müslüman halkımıza Peygamberimiz (SAV) Efendimiz’i anlatmaya gerek var mı bilmiyorum?
Hedef okuyucu olarak, ilk zamanlarımdaki kendim gibi, Batı ve Batılı özlemi içinde olan tahsilli Kültür câhili kardeşlerimizi seçmiş olduğum için, burada Peygamberimiz (SAV) Efendimiz’in önemini de Batılı bilim adamı ve meşhurların sözleri üzerinden ele almayı onlar için daha faydalı ve uygun görmüş bulunuyorum2.
Mahatma Gandi:
“Milyonlarca insanın kalbi üzerinde bugün tartışmasız bir tesiri olan hayâta sâhip birisini öğrenmek istedim. İslâm'ın bir yeri fethinin kılıç ile olmayıp, hayat tarzıyla olduğunu her zamankinden daha fazla anladım.”
“Peygamber'in tam mânasıyla sâdeliği ve ahde sadâkati, O'nun arkadaş ve takipçilerine kendini adaması, tevâzuu, yiğitliği, korkusuzluğu, Tanrı'ya ve dinine olan mutlak bağlılığıydı, asıl ona her engeli aştıran ve muzaffer kılan… Yoksa kılıç bir hiçti¥."

Prof. Bosworth Smith:
Şöyle bir göz atmakla, Hz. Muhammed’in bütün vasıflarını ve kahramanlıklarını görmek mümkündür. Bunlardan bâzıları Peygamberliğinin ilk günlerinde ve bâzıları da peygamberliğinden sonra olmuştur. Eşsiz mûcizeleri gördüğüm zaman, O’nu rütbe bakımından insanların en büyüğü ve en yücesi olarak mütâlâ ediyorum. Hattâ insanlık O’nun bir benzerini görmemiş ve görmeyecektir de…
Madras:
Bitmeyen bir hayranlık, sürekli bir saygı, Arabistan’ın bu büyük Peygamberi’nin hayâtını ve şahsiyetini inceleyen ve nasıl öğrettiğini, nasıl yaşadığını bilen herkesin bu güçlü Peygamber için ürpertici bir saygıyla dolmaması mümkün değildir.”
"Kitabımda söyleyeceklerimin pek çoğu, çoklarının bildiği şeyler olsa da ben onları ne zaman yeni baştan okusam, bu Arabistanlı Muallim için hep yeni bir hayranlık, yeni bir saygı duyuyorum.”
Sosyolog V.D. Eratsen:
İslâmiyet’ten daha eski dinler, insanların ruhları üzerindeki hâkimiyetlerini günden güne kaybetmekte oldukları halde, Hz. Muhammed’in dini bütün kudret ve hâkimiyetini muhafaza etmektedir.”
Ben şahsen Hz. Muhammed’in hayranıyım3.’
Shebol:
Hz. Muhammed, insan olması îtibâriyle bütün insanlık O'nunla övünür. Biz Avrupalılar, iki bin sene sonra O'nun kıymetine ve hakîkatine yetişsek, en mesut ve en bahtiyar nesiller oluruz¥."
Lev Nikolayeviç Tolstoy:
Ben, şahsen Hz. Muhammed’in hayranıyım.”
Emile Dermenghem:
Asrımızda çeşitli ilim adamlarının yaptıkları tecrübe ve araştırmalar göstermiştir ki, pişirmek kaydıyla soğan ve sarımsak, damar sertliğini mühim ölçüde azaltmaktadır. Ayrıca pirişilmiş sarımsağın kanda lipid (yağ) artmasına mâni olduğu ve kan pıhtılaşma bozukluklarını da bir ölçüde engellediği, yüksek tansiyonlu kişilerde ise tansiyonun düşmesine yardımcı olduğu müşâhede edilmiştir. Nitekim on dört asır önce Efendimiz (SAV) de bir hadislerinde sarımsağın pişirilerek yenilmesini tavsiye etmiştir.”
Doğrusu aranırsa, Hira Dağı mağarasında meleği gördüğü günden beri geçen 20 sene, dünyâyı değiştirmeye kâfi gelmiş… Hicaz’ın kuru kumlarında yeni bir tohum filizlendirmişti. Öyle bir filiz ki Arabistan’ı uyaracak, bir yandan Hindistan’a bir yandan da Bahr-i Muhite kadar uzanacaktı.”
George Bernard Shaw:
İnsanlığın sorunlarının üst üste yığılarak nerdeyse çözülmez hal aldığı günümüzde Hz. Muhammed’e her zamankinden daha fazla muhtâcız. Eğer O aramızda olsaydı, bütün bunları oturup bir fincan kahve içme rahatlığı ile çözerdiµ.”
Prof. Dr. Michael Hart:
Târihteki Yüz Büyük İnsan’ adlı kitabıyla bütün dünyâda yankılar uyandıran Amerikalı bilim adamı Prof. Michael Hart’a, kitabın ilk yayınlandığı târihten on yıl sonra, Kahire’de çağırıldığı bir ödül töreninde, El-Ahram Gazetesi muhâbirlerince sorulan; “Kitabınızın yayınlanmasının üzerinden 10 yıl geçti, neredeyse… ‘100 ünlü Adam’ adlı kitabınızda birinci yeri Hz. Muhammed (SAV)’e ayırmıştınız, hâlâ bu görüşünüzde ısrarlı mısınız?” şeklindeki soruya şu cevâbı vermişti:
Bu ünlülerin ilk listesi… Bu sayı 200-300’e bile çıkarılsa, Hz. Muhammed’in (SAV) listenin başındaki yeri sâbittir.”
Ben ünlüleri incelerken, bâzı sâbit kriterler ortaya koydum. Bunlardan biri de, ünlülerin insanlık târihinde bıraktıkları geniş ve derinlemesine izlerdir. Benim, ünlülerin en ünlüsü olarak Hz. Muhammed (SAV)’i tercihim ise, O’nun hem peygamberliği, hem de dinî ve dünyevî seviyede fevkâlâde başarılı olmasıdır. İnsanlık ahlâkı, felsefî ve hukûkî olarak İslâm’dan daha mükemmel bir din görmemiştir.”
Hz. Muhammed (SAV)’in vefâtından sonra da İslâm, dünyânın doğusunda ve batısında yayılmaya devam etti. Dünyâ’da hâlâ birçok insan kalpleriyle ve akıllarıyla İslâm’a yöneliyor.”
Hz. Muhammed (SAV)’in dâvet ettiği din, 14 yüzyıl önce medeniyetin ve kültür merkezlerinin dışındaki bir bölgede doğmuştu. Ve zor şartlar altında yol aldı. Buna rağmen İslâm, dünyânın her yönüne yol buldu. Ve inanıyorum ki, Hz. Muhammed (SAV) gibi, her yönüyle mükemmel bir insan, bir daha gelmez.”
İngiliz Düşünür Thomas Carlyle:
Kral ve vezirler gibi azâmet ve debdebe perdeleriyle gizlenmiş değildi. Kendi hırkasını kendi yamalar, kendi ayakkabısını kendi tâmir ederdi. Harbe gider, ashâbı ile istişâre eder, emirlerini onlarla berâber verirdi.”
Nasıl bir insan olduğunu her yönü ile kavminin bilmesi için böyle yaptı. Ona artık, siz ne isterseniz öyle deyiniz. Dünyâ’da taç ve ihtişam sâhibi hiçbir imparatora, yamalı bir hırka içindeki bu insan kadar hürmet ve itaat edilmemiştir. Yirmi üç yıllık dünyâ imtihanı, gerçek bir kahraman için lüzumlu bütün unsurları taşımaktadır.”
İnsanlar her şeyden daha fazla Muhammed’e kulak vermelidir. Diğer bütün sözler, onun karşısında boş sözlerdir.”
Fransız Târihçisi Alphonse Marie Louis de Lamartine:
Şayet gâyenin büyüklüğü, vâsıtaların küçüklüğü ve neticenin azâmeti insan dehâsının üç ölçüsü ise, modern târihin en büyük şahsiyetlerini bile Muhammed SAV) ile kıyaslamaya kim cesâret edebilir. O şahsiyetlerin en meşhurları ancak maddî kuvvetler kurdular. Hâlbuki O, orduları hukuk sistemlerini, imparatorlukları, kavimleri hanedanları ve dünyânın üçte biri üzerindeki milyonlarca insanı harekete geçirdi.”
Prens Otto Von Bismarck:
Ben şunu iddia ediyorum ki, Hz. Muhammed (SAV) en seçkin bir kıymettir. Yaratan’ın, böyle ikinci bir vücûdu imkân sahâsına getirmesi de ihtimalden uzaktır. Seninle aynı asırda bulunamadığımdan dolayı üzgünüm Ey Muhammed.”
Hz. Muhammed’in (SAV) insan olması îtibâriyle, bütün insanlık muhakkak iftihar eder. Çünkü O Zat, ümmî olmasıyla berâber, on üç asır evvel öyle kânunlar ve esaslar getirmiş ki, biz Avrupalılar, iki bin sene sonra onun kıymetine ve hakîkatine yetişsek en mesut, en saadetli nesiller oluruz¥.”
D. G. Hogart:
“O'nun bütün davranışları, günlük hayâtı, bugün milyonların şuurlu bir hâfızayla gözettiği bir kânun ortaya koymuştur. İnsanlığın herhangi bir bölümünün "Mükemmel İnsan" kabul ettiği başka hiç kimse, bu kadar yakından ve bu ölçüde ayrıntıyla taklit edilmemiştir.”
“Hıristiyanlığın kurucusunun davranışları, tâkipçilerinin günlük hayâtlarını yönlendirmemiştir. Ayrıca, başka herhangi bir dinin kurucusu, geride Müslüman Resûl ölçüsünde bir güven ve îtimat bırakmamıştır¥."
Fransız sosyolog Dr. Gustave le Bon:
İslâmiyet’ten daha eski dinler, insanların ruhları üzerindeki hâkimiyetlerini günden güne kaybetmekte oldukları halde, Hz. Muhammed’in dini bütün kudret ve hâkimiyetini muhafaza etmektedir.”
Ingiliz Bilgin John Davenport:
Hz. Muhammed’in Târihi gibi, Meşhur Peygamberler, fâtihler arasında hayat târihi, en ince teferruâtına kadar, en sağlam şekilde kayıt ve zapt olunan bir kimse gösterilemez.”
J. H. Lenison:
Ellerin et ve yağ gibi maddelerle bulaşık olması, hem haşere hem de mikropların üremesi için zemin teşkil eder. Yüce Rehberimiz, ‘ellerinde et veyâ yağ kokusu eseri olduğu hâlde, yatan bir kimse bir hastalığa müptelâ olur veyâ hayvan ve haşerelerden bir zarara uğrarsa, kendisinden başkasını suçlu bulmasın’ buyurmuştur.”
Burada haşerenin yanında hayvan tâbirinin kullanılması enteresandır. Hayvan, hayat sâhibi yâni canlı mânasına da gelmektedir. Dolayısıyla mikrop mefhûmuna işâret edilmektedir.
Hz. Muhammed (SAV), toplu hâlde yapılan ibâdetin o muazzam gücünü, târihte ilk temsil edip gösteren insandır. Hiç şüphe yok ki, çok geniş mikyasta, İslâm’ın kudreti, günde beş vakit kılınan namazın kudretinden kaynaklanmaktadır.”
Lavazon:
Yeni keşiflerin veyâ ilim ve irfanın yardımı ile hallolan ya da çözülmesine uğraşılan meseleler arasında bir mesele yoktur ki, İslâmiyet’in esasları ile çatışsın. Kur’ân-ı Kerîm ve onun öğrettikleri şeyler ile fıtrî kânunlar ve fenler arasında tam bir ahenk görülmektedirµ.”
Dr. Steingas:
Hz. Muhammed’in doğruluğu, faaliyeti, hakîkati aramadaki samîmiyeti, sonsuz azmi, hiçbir vakit sarsılmayan îmanı, kendisini dinlemek istemeyenlere ezelî hakikati dinletmek yolundaki sebâtı, bana kalırsa bunlar O’nun, o cesur ve azimkâr Peygamber’in son peygamber olduğuna en katî ve en emin delillerdir©.”
Alman Şâir ve Yazar Johann Wolfgang von Goethe:
Kur’an’ın ezelden olup olmaması diye bir şüphe beni uğraştırmaz! Kitapların kitabı olduğuna îman ederim. Müslüman olarak bana farz olduğu gibi!”
Hiç kimse Hz. Muhammed’in prensiplerinden daha ileri bir adım atamaz. Avrupa’ya nasip olan bütün başarılara rağmen bizim bütün kânunlarımız, İslâm medeniyetine bakarak çok eksiktir. Biz Avrupa milletleri, büyük medenî imkânlarımıza rağmen, Hz. Muhammed’in son basamağına varmış olduğu merdivenin daha ilk basamağındayız. Bu eserin (Doğu Batı Divanı) yazarı Müslüman olduğunu reddetmez.”
Büyük Rus Yazar Lev Nikolayeviç Tolstoy:
Muhammed, hürmet ve saygıya fazlasıyla lâyıktır.”
Meşhur Rus Yazar Fyodor Mikhailoviç Dostoyevski:
Büyük İslâm Peygamberi Yüce Yaratıcı’nın katına çıkıp onunla buluşmuştur. Ben Mirac’a bütün kalbimle inanıyorum.”


Andrew Tomas:
Hz. Muhammed, gezici tüccarlık yaparken, önce Hira Dağı’ndaki bir mağarada ve sonra tekrar bir uçurumun başında yeis içinde dururken, Cebrâil'i görmesinden sonra târihin akışını değiştirmişti. Varlıklı bir kişi olan Hz. Muhammed, sâde bir yaşam sürdürüyordu.”
Parıl parıl bir somut zihne sâhip olan Hz. Muhammed soyut hakîkatleri tefekkür etmeye de muktedirdi. Kendisine, tüm yaradılışı tek bir İlâhî İrâde'nin yönettiğine ve dolayısıyla da tüm beşerin kendilerini O'na teslim etmelerine dâir vahiy geldi.”
Hz. İbrâhim gibi Hz. Muhammed de putları kırdı ve tek bir Tanrı'nın âlemlerin Rab'bi Allah'ın varlığını ve kendisinin de O'nun Resûlu olduğunu îlan etti. Köleleri âzat etti. Fakirlerin ve tâlihsizlerin arasına karıştı ve kitlelere bu şekilde yaklaşarak Arabistan'nın tümünü birleştirdi.”
Müşriklere bir seçim hakkı tanıyordu:”
Ya Kuran'ı ve onunla birlikte kardeşliği, eşitliği ve merhâmeti ya da Peygamber’in kılıcını seçmek zorundaydılar. Müslümanlar, yâni ‘İlâhî İrâdenin Kuralları’ Arabistan’dan İspanya’ya kadar yayıldılar.”
Klâsik Çağ’ın kültür mirâsı, kısmen bunları Arapça’ya çeviren ve sonra Batı Avrupa’ya aktaran, Araplar tarafından kurtarılmıştı. Bir zamanlar dünyânın tek uygar devleti; öğrencilerin Tıp, Astronomi, Matematik ve diğer bilimleri öğrenmek için akın akın gittikleri üniversitelere sâhip olan Arap İmparatorluğu idi. Karanlık çağlarda dünyâda parlayan tek ışık Hz. Muhammed'in İslâm ülkelerinde yaktığı ışıktı4.”
Goldfray Higg:
Hz. Muhammed'in telkin ettiği inançlar, Müslümanların içine öyle işlemişti ki, onları yollarından ayırmaya imkân bulunamamıştır. Hz. İsâ, çarmıha gerilmek üzere götürüldüğü zaman havârileri O'nun yanından ayrılmışlardı, uzaklaşmışlardı. Dinî hareketleri buharlaşmış ve uçmuştu. Tümü de inisiyatiflerini ölümün pençelerine bırakmışlardı. Hz. Muhammed'in arkadaşlarından bir tânesi bile O'nu yalnız bırakmadı. Hepsi de mazlum ve mâsum peygamberlerinin etrâfında toplanıyorlar, O'nu savunuyor, O'nun davâsı uğrunda canlarını fedâ etmeyi göze alarak düşmanlarına karşı zafer kazanmasına yardım ediyorlardı5.”
L. Brunton:
Hz. Muhammed'in yaşamını inceledim. Önceleri O'nun yaptıkları hakkında çok az şey biliyordum. Ancak O tanınmış peygamberleri, Hıristiyanların nasıl hep bir ağızdan suçladıklarını görüyor ve duyuyordum. Ben, kötü niyet ve sahtekârlık gözlüklerini takmaksızın konuya bakmaya karar vermiştim. Bir zaman sonra gördüm ki, Hz. Peygamber’in hakîkatin ve Tanrı'nın ardından giden içten bir doğruluk araştırıcısı olduğundan kuşku duymak imkânsızdır.”
Bu kutlu kişinin, insanlık için gerçekleştirdiği büyük başarıları okuduktan sonra O'nu suçlamanın çok aşırı yanlış bir davranış olacağını hissettim. Vahşet içinde puta tapan suç, kir ve çıplaklık içinde yaşayan insanlara nasıl giyineceklerini öğretti. Kirliliğin yerini temizlik aldı. İnsanlar şeref ve vakar kazandı. Misafirperverlik dinî bir görev hâlini aldı. Bütün bunlar ve Hz. Peygamberin ''İlâhî Kişiliği'' göz önünde bulundurulunca, Allah elçisinin Hristiyanlar tarafından bu kadar hakârete lâyık görülmesi çok acıdır. İslâm'ın sâdeliğini, gerçekliğini, hoş görüşünü, doğruluğunu ve kardeşlik duygusuna verdiği önemi görerek İslâmiyet’in lehinde karar verdim.”
Hz. Muhammed ise, insanlar lâkaplı bu kürenin üçte biri üzerinde, orduları, yasaları, ülkeleri, halkları, hükümdar hânedanları, milyonlarca insanı harekete geçirmiştir. Fakat ayrıca mihrapları, tanrıları, dinleri, fikirleri, inançları, ruhları da yerinden oynatmıştır. Her kelimesi yasa hâline gelen bir kitap üzerine her dilden ve ırktan halkları kapsayan bir millet kurmuştur. Dünyânın üçte birinin İslâm Dini’ne kazandırılması Hz. Muhammed'in bir mûcizesi, daha doğrusu bir insanın mûcizesi değil, aklın mûcizesi oldu. Bâtıl putpereslik inançlarının bezginliği içinde olan bir toplum bünyesinde ortaya atılan ''Allah'ın Birliği'' fikri kendiliğinden öyle bir güce sâhipti ki Hz. Peygamber'in dudaklarında infilâk ettiği zaman putların tüm köhne tapınaklarını tutuşturdu.”
Hz. Muhammed'in yaşamı içinde bulunduğu toplumdaki hurafelere karşı kahramanca karşı çıkışı; putperestlerin öfkelerine göğüs gerişindeki yürekliliği ve bunlara Mekke’de 15 yıl tahammülde gösterdiği sebat, yurttaşları arasında türlü hareketlere uğramayı, hor görülmeyi, âdetâ kurban gitmeyi kabul edişi, aralıksız doğru yolu gösterme çabaları, savaşlardaki eşsiz başarıları, insanüstü soğukkanlılığı, zafer karşısındaki büyüklüğü, sonsuz doğaları, Allah ile olan mistik konuşmaları, bir sahteciliğin değil, bir inancın kanıtıdır. Bir inancı ayağa kaldırmak gücünü O'na veren bu îman olmuştur.”
Bu inancın temeli şunlardan oluşmuştu:”
''Allah'ın Birliği'' ve ''Allah'ın maddî olmayışı…''
Bunlardan biri, yalancı tanrıları kılıçla deviriyor, öteki ise sözle bir fikri yerleştiriyordu.”
Düşünür, hatip, yasakoyucu, savaşcı, fikir savaşcısı, mâkul vicdan insanlığının kurucusu işte Hz. Muhammed bu kişidir.”
İnsan büyüklüğünü hangi ölçüye vurursak vuralım, hangi insan ondan da büyük olabilmiştir 6.”

Herbert George Wells:
Hz. Muhammed, ölümünden sonra tanrılaştırılmasını önleyecek tüm önlemleri almıştır. İslâmiyet’in gücünü oluşturan diğer bir nokta da renk, ırk ve sosyal konumları gözetilmeksizin tüm insanların Allah huzûrunda kardeş olduklarında ısrar etmesidir7.”
Fransız Târihçisi Alphonse Marie Louis de Lamartine:
Şişmanlık birçok hastalıkları da berâberinde getirmektedir. Son araştırmalar neticesinde şişmanlarda yüksek olan kolesterol seviyesinin damar sertliğine sebep olduğu, buna bağlı olarak da damar sertliği, yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, böbrek ve göz hasarlarının meydana geldiği tespit edilmiştir.”
Dengeli beslenme mevzuunda ne kadar dikkatli olmamız gerektiğini Yüce Rehberimiz (SAV), asırlarca önce şu kutlu sözleriyle belirtmişti: ‘Çok yemek kötü bir şeydir.’ ‘İnsanoğlunun midesini iyice doldurmasından daha zararlı bir şey yoktur.”
Lamartine:
Dünyâ’da hiçbir insan yoktur ki, Hz. Muhammed gibi yüce bir hedef benimsemiş olsun. Çünkü Yaratan ile varlık arasına sokulan doğmaları kökünden yıkmak, Allah`ı insana, insanı Allah’”a iâde etmek putperestliğin çarpık ve maddî tanrılar keşmekeşi içinde akla dayalı ve kutsal Allah düşüncesini canlandırmak hedefi, gerçekten insanüstü bir hedeftir.”
Hiç bir insan, insan gücünün bu kadar üstünde bir eseri bu kadar cılız vâsıtalarla ele almış değildir. Hz. Muhammed, bu kadar büyük bir amacı tasarlarken ve uygularken kendinden başka vâsıtası çölün bir köşesinde bir avuç insandan başka yardımcısı yoktu. Nitekim hiçbir insan dünyâda bu kadar kısa zamanda bu kadar görkemli ve büyük sürekli bir devrim oluşturmuş değildir. Çünkü O’nun İslâmiyet’i haber verişinden sonra 200 yıldan daha az bir süre içerisinde yeni din, ilk önce Arabistan yarım adasında hüküm sürmeye başlamış, daha sonra İran`ı, Batı Hindistan’ı, Suriye’yi, Mısır’ı, Habeşistan’ı, bilinen tüm Kuzey Afrika Kıtası’nı Akdeniz’in birçok adalarını İspanya ve Fransa`nın bir kısmını Allah’ın birliğine inandırmıştır.”
Amacın büyüklüğü, vâsıtaların küçüklüğü ve alınan sonucun azâmeti insan dehâsının üç ölçüsü ise, bilinen târihin her hangi büyük bir şahsiyetini insanca ölçülere vurarak Hz. Muhammed ile kıyaslamaya kim cüret gösterebilir?8


W. M. Watt:
Bütün dünyâ birleşmeye doğru gittiği hâlde, şimdiye kadar Hz. Muhammed bir ahlâk örneği olarak yeterince göz önüne alınmamıştır. Fakat birgün mutlaka Hz. Muhammed’in yaşamından ve ilkelerinden insanlığın ahlâkî gelişimine yarayacak bir şeyler öğrenilip öğrenilmeyeceği konusunda ciddî bir şekilde durmamız gerekecektir9.”
John Ferguson:
Yüce bir peygamber silsilesinin son ve en büyük noktada sonuçlandırıcı kişi olan Hz. Muhammed, târihe biçim veren en büyük şahsiyetlerden biri, bir vizyon ve eylem insanıdır. Kendisi, îman etmiş ve zâhit bir kişiydi. Ve öğretisinde, duânın ve orucun önemini vurgulamıştı10,11.”
Lord Hedley:
İslâmiyet’in sâde fakat nûranî ihtişâmını idrak ettikten sonra, bulutlu ve karanlık bir dehlizden Güneş ışığına kavuşan bir adam gibi oldum. Bu doğa, ilk defâ İngiltere'de Wogluk Camii’nde Lord Hedley tarafından okunmuştur.”
Allah'ım! Peygamberimiz Hz. Muhammed'in izinden gitmek için bize kuvvet ve cesâret ver. O'nun doğruluğu ve sâmimiyeti, O'nun şefkât ve muhabbeti, O'nun adâlet ve temizliği yüreğimizde de kemâliyle olsun. Bütün İslâmiyet düşmanlarının bilhassâ Avrupa’da O'na iftirâ edenlerin kalplerine doğru yolu gösterici nûrunu ihsan et12.“
Regis Blanchere:
Hz. Muhammed, ‘Ben de sizin gibi bir insanım’ buyurmuştur. Ama bu şekil ve görünüş bakımındandır. Yoksa Hz. Muhammed şüphesiz beşerin fevkindedir13.”
Konstan V. Giurgiu:
Hz. Muhammed'in önderlik ettiği sosyal ve ekonomik devrim sâyesindedir ki, yarım yüzyıl geçmeden İran, Mısır ve Sûriye gibi üç büyük İmparatorluk İslâm hâkimiyeti altına girdi ve onların halkları Müslüman oldular. Meselâ bir peygamberin ve bir dinin ortaya çıkması değil, bir peygamberin peygamberliğini devam ettirebilmesi ve getirdiği dinin yaşamasıdır. İşte Hz. Muhammed ve İslâmiyet… İşte üç kıtada yayılmış yaşayan milyonlarca Müslüman!”
Hz. Muhammed daha peygamber olmadan gençliğinde ticâretle kazandığı kazancının bir kısmını fakirlere dağıtırdı. Allah ve İslâmiyet'te bunu emreder. O zamanlar dünyânın hiç bir yerinde ne kızıl haç kuruluşu vardı, nede yardım dernekleri…”
Adliye bulunmayan bir devirde Hz. Muhammed, mazlumların hukûkunu korumak için gönüllüler taburu teşkil etti. Bir insanın böyle bir şeyi düşünebilmesi ve düşündüğünü tatbik edebilmesi için bir dâhi olması gerekir. İşte Hz. Muhammed, böylesine büyük bir insandır. Dünyâ târihinin en büyük birinci şahsiyetidir14.”
Thomas W. Lippman:
İslâmiyet, gayet iyi tanınan târihî bir şahsiyetin, hayâtı ve faaliyetlerinden kaynaklanmış olup, ondan ayrı mütalaa edilemez. Müslümanlar, esinlenmiş bir insan, ilâhî vahyin aracı, peygamber, rehber, önder, komutan, örnek insan ve yasa koyucu olarak Hz. Muhammed'e saygı duyarlar, takdir ederler, örnek alırlar fakat hiç bir zaman Hıristiyanların Hz. İsâ’ya yaptıkları gibi yapmazlar.”
Hz. Muhammed'in faaliyetlerine ilişkin târihî ayrıntılar, kendisinin cesâretine ve kararlılığına tanıklık eder, hoşgörüyü, eşitliği ve takvâyı vaaz etmiş ve vaaz ettiklerini de âşikar bir şekilde uygulamıştır.”
Kesinlikle diyebiliyoruz ki, Hz. Muhammet samîmi, kendisini davâsına adamış, cesur, eli açık, merhâmetli ve sosyal adâlet ile reformu gözeten bir şahsiyetti. Zâhitliği reddeden Hz. Muhammed, hayâtı boyunca kadınlara saygı göstermiş ve kadınların sosyal ve hukûkî statülerini yüceltmek için çaba harcamıştı. Hz. Peygamberin, Poligamiyi sınırlayan boşanmalara kısıtlılık getiren ve dul kadınların himâye görmelerini sağlayan yasalar koyarak 7. yüz yılda Arabistan için çok önemli sayılacak reformlar yaptığını biliyoruz.”
Hz. Muhammed, İslâmiyet’in temel öğretilerine Mekke'de tesis etmişti. Hicret’ten sonra Medine'de ise, hem Kuran Vahiyleri hem de Hz. Peygamber'in hadisleri, daha ziyâde İslâm Topluluğu’nun karşı karşıya olduğu sosyal ve hukûkî meselelere açıklık getirici bir veçheye büründü.”
Böylece Tanrı ve Kıyâmet günü hakkında nelere inanmaları gerektiğini daha önceden öğrenmiş bulunan Müslümanlar, artık sosyal davranış ile hayâtı, ahlâk, adâlet, hukuk ve inananların inançları uğruna savaşma zorunlukları ile ilgili öğretiler sâyesinde ilâhî inançları doğrultusunda dünyâ üzerinde nasıl faaliyette bulunacaklarını öğreniyorlardı. Hz. Muhammed giderek büyüyen bir topluluğun önderi, yasa koyucu ve uygulayıcısı ve askeri komutanı hâline gelmişti.”
Denildiğine göre Hz. Peygamber’in ilk yönetim faaliyeti Medine'nin nüfusunu oluşturan üç ayrı grubun ilişkilerini belirleyici bir yasa yapması olmuştur. Bu üç grubu Mekke’den gelen insanlar, Medine'nin yerli halkı (Ensar) ve Mûsevîler oluşturuyordu.”
Bu yasa, Mûsevîler’in dinî özgürlüğünü güvence altına alıyor, Müslümanlar arasında işbirliğinin ve birliğin tesisini teşvik ediyor ve Hz. Muhammed'i anlaşmazlıkları karara bağlayacak olan hakem olarak îlan ediyordu. Hz. Peygamber bu yasa ile o dönemde Arabistan için devrimci nitelikte olan ve Mekke'de kabul edilmemiş bulunan iki prensibi tesis etmiş oluyordu:”
Birincisi, İslâmiyet’in hem Spritüal hem de Lâik hâkimiyetin kaynağı olduğu konusu, ikincisi ise beşerlerin işlerini ayarlayan birleştirici unsurun kabile değil de din olduğu hususuydu. Her iki prensip de hâlâ daha İslâmiyet’in temelini oluşturur. İslâm kardeşliği veyâ inananlar topluluğu (Ümmet), o zamandan beri, ırk ve politika unsurlarını aşan bir dinî birlik içinde mevcûdiyetini sürdüre gelmiştir. Böylece Hz. Muhammed’in hayâtının son on yılı, bir dinin tesisinden ziyâde yönetim ve diplomatik faaliyetine yönelik bir tarzda geçmiştir denilebilir.”
Hz. Muhammed, esnek ve faydacı bir önderdi, aslâ bir fanatik değildi. Gerektiğinde, Bedir Savaşı’nda olduğu gibi kan akıtılmasını onaylar fakat hem İslâmiyet’i hem de kendisini Mekke'de kabul ettirmeye yönelik amaçlarını gerçekleştiren Hudaybiye Antlaşması’na rızâ gösterdiği gibi, şiddete başvurmamak gerektiğinde de anlaşmaya uzlaşmaya hazır olurdu. Nitekim 628 yılında Mekke’lilerle yapılan bu anlaşma öteki Arap kâbilelerince de İslâmiyet’e katılmaları için bir işâret olarak kabul edilmiş ve o dönemde Müslüman olanların sayısı Hz. Muhammed'in vazîfesinin daha önceki yıllarında İslâmiyet’i kabul edenlerin adedini aşmıştı.”
Fakat genelde Hz. Peygamber'in vazîfesi, yarım kalan tedbirlere ve kısmî başarılara iltifat etmeyen bir görevdi. Sonuçta, 630 yılı Ocak Ayında, 10000 kişiden oluşan bir orduyla Mekke'ye giren Hz. Muhammed, Kâbe'deki putların kırılıp ortadan kaldırılışını bizzat yönetti.”
Mekkeliler ile çevredeki kabilelerin İslâmiyet’i kabul etmeleri ile birlikte, Hz. Muhammed'in görevi de hemen hemen tamamlanmış oluyor ve en sonunda İslâmiyet’in Arap yarım adasındaki yükselişi gerçekleştirilmiş bulunuyordu.”
Mekke'nin işgâli, bir merhametlilik ve âlicenaplık örneğidir. Hz. Peygamber düşmanlarının çoğunu affetmiş ve kendisinin lâyık hâkimiyetine bağlılıklarını göstermek amacıyla yarım ada kabîlelerinin göndermeye başladıkları vergileri İslâmiyet’e girenlerle paylaşmıştı. Müslüman olmayı reddedenler ise, öldürülmeyip veyâ sürgüne gönderilmeyip sâdece nüfuz ve ganîmetten yoksun bırakılıyorlardı.”
Hz. Muhammed Peygamber, Şubat 632’de Mekke’yi son kez ziyâret ederek Arafat'ta ahlâk ve erdem üzere olan içeriği ve etkileyici vaaz ediliş tarzı ile Müslümanlar için önemini hiç bir zaman yitirmeyen Vedâ Hutbesi’ni okudu:”
''Allah'ı ve Kıyâmet Günü’nü hatırlayın, haksızlığı reddedin, Kelâm’ı yayın ve tüm Müslümanları kardeşleriniz olarak kucaklayın.''
şeklinde özetleyebilecek olan mesajının aşağıdaki nihâî beyânı ile birlikte Hz. Muhammed'in misyonu da tamamlanmış oluyordu.
Hz. Muhammed kadar târihin akşını böylesine etkilemiş insan pek azdır. Günümüzde müslüman 800 miyon kişinin hayatlarını ve hükümetlerinin politikalarını her gün doğrudan etkileyen Hz. Muhammed, 20 yılı çok az aşan bir süre içinde 1400 yıl sonra dahî başarısını sürdüren bir büyük dünyâ dini kurmuştur. Kabîleye, etnik bağlara ve âileye sadâkati aşan inançları sâyesinde birleşmiş olan bir inananlar topluluğu prensibini benimsemiştir. Bu tür erdemlere pek değer vermeyen bir putperes topluluğa merhâmet, adâlet, dürüstlük ve kendi kendini kontrol etme erdemleri aşılamıştır. Ve arkasında kendisini izleyen Müslümanların kutsal kitabı, rehberi, yol gösterici ışığı, ilham kaynağı, yasa ve tesellisi olan Kur’an'ı bırakmıştır15.”

 SAV kısaltması, ”Sallâllâhü Aleyhi ve Sellem - Allah O’na salât etsin.” demektir.

1 Mumsema.com, Hz. Muhammed (s.a.v) Hakkında Yabancı Bilim ve İlim Adamlarının Sözleri, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.mumsema.com/onun-adina-yazilanlar/32602-hz-muhammed-s-a-v-hakkinda-yabanci-bilim-ve-ilim.html, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

2 Temiz, M., Diplomalı Câhillerin Uyanış Farkındalığına Giriş, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://mtemiz.pau.edu.tr/bilim/UYANIS.pdf YA DA http://mtemiz.pau.edu.tr/bilim/UYANIS.docx, En Son Erişim Târihi, 01.02.2014.

¥ Bahçe, E., Batılıların Gözüyle Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.sebnemdergisi.com/Print.php?No=d072s038m1, En Son Erişim Târihi: 22.01.2014.

 Mailce.com, Hz. Muhammed için Söylenenler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.google.com.tr/url?sa=t&rct=j&q=&esrc=s&frm=1&source=web&cd=4&ved=0CD4QFjAD&url=http%3A%2F%2Fwww.okyanusum.com%2Fhz_muhammed.pps&ei=a2nhUo6VKYe6yAPZ9YHoAQ&usg=AFQjCNEeZF57TBvsBgV7M9796Q6K5Sj40A&sig2=zRlm4amvQSytZZl9EN3VjA, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

 Annie Besant (Hindistan’ın Bağımsızlık Mücâdelesi Liderlerinden) (The Life and Teachings of Muhammad, Madras, 1932.

Ateistforum, Bu Baharsız Dünyâya Yaşam (İslâm) Geldi…, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=56701, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

3 Malumat, Hz. Muhammed Hakkında Yabancı Bilim ve İlim Adamlarının Sözleri, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://malumat.wordpress.com/2007/04/18/hz-muhammed-hakkinda-yabanci-bilim-ve-ilim-adamlarinin-sozleri/, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

¥ Bahçe, E., Batılıların Gözüyle Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.sebnemdergisi.com/Print.php?No=d072s038m1, En Son Erişim Târihi: 22.01.2014.

Ateistforum, Bu Baharsız Dünyâya Yaşam (İslâm) Geldi…, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.ateistforum.org/index.php?showtopic=56701, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

Avrupalı Filozof, Şâir, Devlet Adamı Ve Sanatkarların Peygamber Efendimiz Hakkındaki Sözleri, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, https://www.facebook.com/note.php?note_id=404958899604, En Son Erişim Târihi: 22.01.2014.

µ.George Bernard Shaw, İrlandalı dramatist, sosyalist düşünür ve 20. yüzyılın önde gelen tiyatro yazarı.

Eskicioğlu, O., Kutlu Peygamber Ve Kutlu Doğum, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.enfal.de/oe54.htm, En Son Erişim Târihi: 22.01.2014.

 Baltacı, M., Alemlere Rahmet, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.malatyabirlikgazetesi.com/makale_yazdir.php?Yazi_id=4534, En Son Erişim Târihi: 22.01.2014.

. Anonim, Hz. Muhammed (SAV) Hakkında Söylenmiş Sözler... , Alındığı İnternet Elektronik Adresi, https://www.facebook.com/note.php?note_id=430860516930, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

Prens Otto Von Bismarck, Modern Almanya’nın ilk şansölyesi -başbakanı.

¥ Shebol, 1927 Hukuk Kongresi Başkanı.

¥ Bahçe, E., Batılıların Gözüyle Hazret-i Muhammed Mustafa -sallâllâhu aleyhi ve sellem-, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.sebnemdergisi.com/Print.php?No=d072s038m1, En Son Erişim Târihi: 22.01.2014.

. Anonim, Hz. Muhammed (SAV) Hakkında Söylenmiş Sözler... , Alındığı İnternet Elektronik Adresi, https://www.facebook.com/note.php?note_id=430860516930, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

€ Yeni Asya, Bediüzzaman, John Davenport’un Kur’ân hakkındaki ifadelerini nakleder, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.yeniasya-international.de/2011/11/bediuzzaman-john-davenportun-kur%E2%80%99an-hakkindaki-ifadelerini-nakleder/#sthash.2V56pqSR.dpufhttp://www.yeniasya-international.de/2011/11/bediuzzaman-john-davenportun-kur%E2%80%99an-hakkindaki-ifadelerini-nakleder/, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

 Biçkin, M., İnsanlığın İftihar Tablosunu Hakkında Neler Söylediler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://mebk12.meb.gov.tr/meb_iys_dosyalar/16/17/971666/icerikler/en-guzel-ornek-hz-muhammed-sav_551899.html, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

 J. H. Lenison, Emotion as the basis of civilisation.

µ.Yeni Ümit, Sebest Mülahazalar, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.yeniumit.com.tr/konular/detay/serbest-mulahazalar-497, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

© Türkeli, O., Farklı Nefesler Aynı Sesler - Batılı Alimlerin Gözünde Hz. Muhammed (sas), Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.yagmurdergisi.com.tr/archives/yazdir/farkli-nefesler-ayni-sesler---batili-alimlerin-gozunde-hz-muhammed-sas, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

 Anonim, Hz. Muhammed (SAV) Hakkında Söylenmiş Sözler..., Alındığı İnternet Elektronik Adresi, https://www.facebook.com/note.php?note_id=430860516930, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

Anonim, Gerçeği itiraf etmek imkânsız değildir, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.frmtr.com/dini-sohbetler/5644845-gercegi-itiraf-etmek-imkansiz-degildir.html, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

Ω Anonim, Efendimiz Hakkında Kim Ne Dedi, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.islamafaki.com/efendymyz_hakkinda_kym_ne_dedy-t8913.0.html;wap2=, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

4 Bilim Araştırma Grubu, Hz. Muhammed Hakkında Görüşler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.spiritualizm.com/hzmuhammet2.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

5 Bilim Araştırma Grubu, Hz. Muhammed Hakkında Görüşler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.spiritualizm.com/hzmuhammet2.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

6 Bilim Araştırma Grubu, Hz. Muhammed Hakkında Görüşler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.spiritualizm.com/hzmuhammet2.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

7 Altın Çağ Bilgileri - Cilt:2, Bilim Araştırma Merkezi Yayınları, Hz. Muhammed (As), Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.supermeydan.net/forum312/thread65650.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

. Anonim, Hz. Muhammed (SAV) Hakkında Söylenmiş Sözler..., Alındığı İnternet Elektronik Adresi, https://www.facebook.com/note.php?note_id=430860516930, En Son Erişim Târihi: 23.01.2014.

8 Anonim., Hz. Peygamber (SAV) Şakaları, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.habersayfam.net/haber.asp?id=9320&bul=HZPEYGAMBER-SAV-sAKALARI, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

9 Anonim., Hz. Peygamber (SAV) Şakaları, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.habersayfam.net/haber.asp?id=9320&bul=HZPEYGAMBER-SAV-sAKALARI, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

10 Bilim Araştırma Grubu, Hz. Muhammed Hakkında Görüşler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.spiritualizm.com/hzmuhammet2.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

11 Anonim., Hz. Peygamber (SAV) Şakaları, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.habersayfam.net/haber.asp?id=9320&bul=HZPEYGAMBER-SAV-sAKALARI, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

12 Bilim Araştırma Grubu, Hz. Muhammed Hakkında Görüşler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.spiritualizm.com/hzmuhammet2.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

13 Anonim., Hz. Peygamber (SAV) Şakaları, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.habersayfam.net/haber.asp?id=9320&bul=HZPEYGAMBER-SAV-sAKALARI, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

14 Bilim Araştırma Grubu, Hz. Muhammed Hakkında Görüşler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.spiritualizm.com/hzmuhammet2.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

15 Bilim Araştırma Grubu, Hz. Muhammed Hakkında Görüşler, Alındığı İnternet Elektronik Adresi, http://www.spiritualizm.com/hzmuhammet2.html, En Son Erişim Târihi: 25.01.2014.

PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED MUSTAFA (SAV)

EFENDİMİZ HAKKINDA YABANCI BİLİM ADAMI VE MEŞHURLARIN SÖZLERİ

Prof. Dr. Mustafa TEMİZ



Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət