Ana səhifə

Merkantilizm (1450-1750)


Yüklə 37.82 Kb.
tarix27.06.2016
ölçüsü37.82 Kb.
Merkantilizm (1450-1750)

Latince’de merkant; tüccar yada tacir, merkantil ise ticaret yada ticarete ait anlamına gelmektedir. Bu köklerden türeyen merkantilizm de ticari kapitalizm olarak adlandırılır. Ortaçağın sonu ile sanayi devrimi arasındaki dönemde Batı Avrupa’da feodalizm yıkılmış ve güçlü ulus devletler ortaya çıkmıştır. Adı geçen dönem ekonomik açıdan sermaye birikimi ve piyasa ekonomisi şartlarının hazırlandığı yani ticari kapitalizmin geliştiği dönemdir.

1450–1750 arasında üç yüz yıllık süreyi kapsayan merkantilizm; ideolojik anlamda iktisadi, sosyal ve siyasal olaylar karşısında belirli bir tutumun ve politikalar sisteminin genel adıdır. Merkantilist düşünce Batı Avrupa’daki merkezi devletlerin iktisat politikalarını etkilemiş bir iktisadi görüştür.

Önemli merkantilist düşünürler olarak Sir William Petty, Jean Bodin, J.B. Colbert, Thomas Mun, Montaigne, Richard Cantillion sayılabilir. Burada merkantilist dönem içinde yetişmiş David Hume için ayrıca bir parantez açmak gerekir. Zira D.Hume, bu dönemde yetişmiş olmasına rağmen, merkantilist düşünceleri savunmamış bunun yerine doğal düzeni savunarak liberalizme öncülük etmiştir. Korumacılığın aksine dış ticareti ve yararlarını savunmuş bir anlamda klasik iktisadın o dönemdeki temsilciliğini yapmıştır.



Merkantilist düşüncenin temel özellikleri ve felsefesi aşağıdaki başlıklarla ifade edilebilir;

  • Parasal bir doktrindir; Merkantilist düşünce ülkenin zenginliğini, refahını ve büyümesini devletin sahip olduğu değerli maden (altın-gümüş) ile ölçmüştür. Bu nedenle önerilen bütün politikaların amacı, ülkedeki değerli maden stokunu artırmaktır. Devlet elinde ne kadar fazla değerli maden bulundurursa o kadar güçlüdür.

  • Sanayileşme esastır; Merkantilist düşünce sanayi sektörünü ve sanayileşmeyi sürükleyici sektör olarak kabul eder. Çünkü merkantilistlere göre sanayi ve ticaret kesimi dinamik ve stratejik özelliğe sahipken tarım sektörü statik bir yapıdadır. Tarım kesiminden sağlanan gelirler süreklilik arz etmez, bu nedenle de güvenilir değildir. Sanayi gelirleri ise devamlı artış eğilimindedir. Bu nedenle ülkenin kalkınmasında sanayicilerin etkisi çiftçilerden daha fazladır. Sanayileşme neticesinde ucuza üretilecek olan mallar, ihracatta rekabet avantajı sağlayacaktır.

  • Nüfus artışı teşvik edilmektedir; Merkantilistlere göre nüfus, ekonomik büyüme üzerinde olumlu etkiler yapabilecek önemli bir faktördür. Arz yönüyle nüfus artışı, ücretlerde meydana gelecek azalma dolayısıyla maliyetlerin düşmesini sağlayacak, düşük maliyet ise rekabet avantajı sağlayacağından ihracatı teşvik ederek ülkeye daha fazla altın girişine neden olacaktır. Talep yönüyle nüfus artışı, iç piyasanın genişlemesine katkı sağlayacaktır.

  • Dünya’daki zenginlik sabit kabul edilir; Merkantilist düşüncede dünya kaynaklarının sabit olduğu kabul edilir. Bu nedenel bir ülkenin zenginleşmesi ancak diğer ülkenin fakirleşmesiyle mümkün olabilecektir.

  • İstilacılık ve yayılmacılık esastır; Merkantilist düşüncede ülke dışındaki altın ve gümüşün ülkeye getirilmesi için deniz aşırı keşiflerin yapılması, buralara yerleşilmesi suretiyle yayılımcı bir politika izlenmesi yararlıdır.

  • Müdahalecilik ve Devletçilik üzerine kuruludur; Merkantilist düşüncede devlete önemli roller yüklenmiştir. Önerilen politikaların başarıya ulaşabilmesi için devletin sanayi ve ticaret faaliyetlerini başıboş bırakmaması, ayrıca, ekonomik faaliyetlerin belirli kurallarla teşvik ve sınırlama esaslarına göre yönetilmesi gereklidir. Büyüme sürecinde hızlı yol alınabilmesi için merkantilistler en azından devletin şu alanlarda müdahaleci olması gerektiğini savunmuşlardır;

1. Üretimde emek-yoğun teknolojilerin kullanılıyor olması, harplar ve salgın hastalıkların nüfusu tüketmesi, askeri gücün çok sayıda insana bağlı olması gibi nedenlerden dolayı nüfus artışı devlet tarafından teşvik edilmelidir.

2. İşgücü ücretleri için bir tavan sınır tespit edilmeli, bu sınır aşıldığında da müdahaleci olunmalıdır.

3. Girişimci ve sanayiciler devlet tarafından desteklenmeli, sübvansiyonlar ve diğer korumacı önlemlerle üretim artışı teşvik edilmelidir.

4. İhracat kolaylaştırılmalı, mamul mal ithalatı ise zorlaştırılmalıdır. Ancak, ülke içinde girdi olarak kullanılacak hammaddelerin ithalatı kolaylaştırılmalıdır. Ayrıca, ülke içinde üretilen hammaddeler ile tarım ürünlerinin ihracı yasaklanmalıdır.

5. Deniz aşırı keşifler özendirilerek yeni sömürge ülkeleri edinilmeli, üretilen sanayi malları için de karlı pazarlar bulunmalıdır.

Büyümeyi Belirleyen Faktörler; Merkantilistlere göre; hızlı nüfus artışı, düşük ücret politikası, ihracat artışı, düşük faiz oranı, para arzındaki artış ve sömürgecilik gibi unsurlar büyümeyi olumlu yönde etkileyen faktörlerdir.

Merkantilizmin Farklı Uygulamaları;

Merkantilist düşünce Batı Avrupa genelinde farklı uygulamalara sahne olmuştur. Literatüre yansıyan uygulamalar şu şekildedir;



İspanyol Merkantilizmi; Denizaşırı keşifler ve sömürüye dayanır. Amerika’nın keşfiyle buradaki değerli madenler İspanya’ya taşınmıştır. Değerli maden çıkışını önlemek için uygulanan kurallar çok katı olmuştur. Örneğin yurt dışına külçe altın çıkarma ölümle cezalandırılmıştır.

Fransız Merkantilizmi; En başarılı uygulamaların yapıldığı ülkedir. Daha çok sanayiye ve sanayi mallarının üretimine ağırlık verilmiştir. Dönemin Maliye Bakanı Colbert’in başarılı uygulamalarından dolayı “Colbertizm” olarak ta bilinir.

İngiliz Merkantilizmi; Diğer adı ticari merkantilizmdir. Ticaret, kredi, gemicilik ve deniz taşımacılığı ön plana çıkartılmıştır.

Alman Merkantilizmi; “Kameralizm” olarak ta bilinir. Sanayileşmenin yanı sıra tarıma da önem verilmiştir. Nüfus artışı teşvik edilmiş, göçmen kabulü uygulaması yapılmıştır.

Misyonunun Tamamlanması; Merkantilist politikalar bir süre sonra başarısızlığa uğramıştır. Bu düşüncenin evrimini tamamlamasında rol oynayan başlıca faktörler şu şekilde sıralanabilir;

1. Teknik alanındaki gelişmelerin sanayi sektörüne uygulanması, el sanatlarının fabrikasyon ürünlerine yenik düşmesi ve sanayi kapitalizminin doğması,

2. Toplumsal yapıda değişimin yaşanması; ticaret burjuvazisinin yerini sanayici-kapitalist tipinin alması,

3. Rekabet şartlarını devlet kurumları lehine bozduğu için, devlet müdahalelerine olan güvenin gittikçe azalması,

4. Tüketici ve üreticilerin gittikçe daha fazla özgürlük istemeleri, laissez-faire iktisadına geçiş sürecinin başlaması.

Merkantilist dönemde altın ve gümüş az sayıda ülkenin elinde toplanmıştır. Özellikle Amerika’dan Avrupa’ya gelen altın ve gümüş miktarı, Avrupa’da yüzyıllar boyu birikenden daha fazla olmuştur. Bunun doğal sonucunda da Avrupa’da fiyatlar hızla yükselmiş ve mevcut sistem alt üst olmuştur. Genelleştirilecek olunursa; para kaybeden ülkelerin satın alma gücü düşmüş ve dış ticarete katılma oranları azalmış, para kazanın ülkelerde ise enflasyon olmuş ve bu ülkeler ihracat yapamaz hale gelmiştir. Çünkü, bir ülkenin ihracatı diğer ülkelerin ithalatına, diğer ülkelerin ithalatı da onların yeterli ödeme gücünün bulunmasına bağlıdır. Sonuçta, tek taraflı çıkarı gözeten merkantilist politikalar başarılı olamamış, devletin görünen eliyle her şeyi başarmanın mümkün olmadığı kabul edilmiştir


Fizyokratlar (1750–1776)


Merkantilizme karşı tepki olarak 1750’li yıllarda Fransa’da ortaya çıkan fizyokrasi, doğanın gücü anlamına gelmektedir. İktisadi doktrinlerin ilk liberalleri olarak bilinirler. Ancak, bu liberalizm anlayışı, serbest rekabet mekanizmasından çok tabii düzen düşüncesine dayanır. Fizyokratlara göre zenginliklerin kaynağı merkantilistlerin öne sürdüğü gibi para/altın değil doğa yani tarımdır. Bu düşünce akımında, tarımın sanayiye, piyasanın da müdahaleci ekonomiye göre önceliği ve üstünlüğü vardır.

Fizyokratların öncüleri olarak, Dr.Quesnay, Gournay, Turgot, Baudeau ve Nemours sayılabilir.

Fizyokratların, üretim teorisi, gelir dağılımı teorisi ve tek vergi teorisi olmak üzere üç önemli teorisi mevcuttur

Üretim Teorisi; Fizyokratlar, ekonomik büyümeyi tarımsal ürün artışı ile açıklamışlardır. Onlara göre tek verimli faaliyet alanı tarımdır. Tarım, aldığından kat kat fazlasını geriye vermektedir. Elde edilen fazlalığa “net hasıla” yada “milli gelir” adı verilmiştir. Sanayi ve ticaret sektörleri kısır sektörlerdir. Bu sektörler tarımdan aldıkları girdiler üzerinde basit şekli değişiklikler yapmaktan öteye gidemezler. Bu nedenle tarım sektörü, büyümeyi gerçekleştirecek faktör olan sermaye birikiminin temelini oluşturacak tek sektördür.

Gelir Dağılımı Teorisi; Dr. Quesnay, fizyokrasi okulunun en önemli temsilcisidir. Dr. Quesnay’a göre toplum üç sınıftan oluşur. Bunlar; toprak sahipleri, toprağı kiralayıp işleten ve verimli sınıf olarak kabul edilen çiftçiler ve kısır sınıf olarak bilinen sanayiciler ve tüccarlardır. Dr. Quesanay’a göre, bu sınıflar arasında bir gelir dolanımı ve dağılımı ilişkisi vardır. Şöyle ki; çiftçilerin üretimi neticesinde oluşan gelir, toprak sahipleri ve sanayiciler arasında dağılıma va dolanıma girdikten sonra tekrar çiftçilere geri döner. Bu ilişki “İktisadi Tablo” ile ortaya konulmuşur. İktisadi tablo’nun ilk makroekonomik model, ilk gelir dağılımı modeli olduğu, diğer taraftan gelir denge ve input-output analizlerine öncülük ettiği kabul edilir.



Tek Vergi Teorisi: Fizyokrasi düşüncesindeki Tek Vergi Hipotezi, “net hasıla” anlayışının bir sonucudur. Net hasılayı sağlayan toprak olduğuna göre, sadece tarım sektörü vergilendirilmelidir. Diğer iki kısır sınıf hiçbir fazlalık yaratmadığı için vergilendirilmemelidir.

Soru (ÇSGB 2000)

Aşağıdakilerden hangisi merkantilist düşünce ile uyumlu bir uygulama değildir?

a) dış ticaret fazlasının eritilmesi

b) ihracatın desteklenmesi

c) hammaddeden çok mamul madde ihracatına önem verilmesi

d) ticaret filosunun geliştirilmesi

e) ithalattan koruyucu gümrük resimlerinin alınması



Cevap

Doğru Cevap A Şıkkıdır.

Soru (İŞKUR2000)

Merkantilistler aşağıdakilerden hangisine karşı çıkar?

a) yerli üretimin korunmasına

b) ihracatın teşvikine

c) güçlü bir deniz taşıma filosunun oluşturulmasına

d) bir ülkenin güç ve zenginliğinin, sahip olduğu kıymetli maden stoku ile ölçülmesine

e) gümrük tarifelerinin mümkün olduğu kadar düşük tutulmasına



Cevap

Doğru Cevap E Şıkkıdır.

Soru (Ziraat Bankası 2008)

Merkantilizm ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

a) 20.yyılın başlarında ortaya çıkan bir düşünce akımıdır.

b) devletin ekonomik faaliyetlere müdahale etmesi gerektiğini savunur

c) ulusal servetin kaynağı olarak değerli madenleri görür

d) uluslar arası ekonomik ilişkilerin, aynı anda bütün ülkelerin aynı anda bütün ülkelerin refahını artırmasının mümkün olduğunu ileri sürer

e) hammadde ithalatının kısıtlanması gerektiğini savunur



Cevap

Merkantilistler zenginliğin kaynağı olarak değerli madenleri (altın ve gümüş) görürler.



Doğru Cevap C Şıkkıdır.

Soru ( KPSS 2003)

18. Yüzyıllardaki iktisatçılar grubu Fizyokrat­lar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

a)Fransa'da doğup gelişmiştir.

b)Önde gelen lideri F. Ouesnay'dır.

c)Parasal ilişkiler yerine ekonomik kalkınma ve büyüme üzerinde yoğunlaşmıştır.

d)F. Ouesnay'nin "Ekonomik Tablo"su en önemli çalışmadır ve bu çalışma Girdi - Çıktı tablolarının öncüsüdür.

e) Ekonominin, özellikle dış ticaretinin kontrolü konusunda Merkantilistlerle aynı görüşleri paylaşmışlardır



Cevap...

Fizyokratlar, dış ticaretin kontrolü konusunda Merkantilistlerle tamamen farklı görüşlerdedir. Merkantilistler koruyucu politikaları savunurken fizyokratlar serbestîden yanadırlar.


Doğru Cevap E Şıkkıdır
Soru ( KPSS 2003)

18. yüzyıl iktisatçılarından David Hume ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

a) merkantilistlerin önde gelen temsilcilerinden biridir

b) klasik iktisatçılar arasında da önemli bir yeri vardır

c) para miktarı ile üretim arasındaki ilişki konusunda önemli katkıları ardır

d) para miktarında hızlı bir artışın üretimi hızla artırabileceğini savunmuştur

e) ekonomik serbesti ile politik serbestinin yakından ilgili olduğunun savunmuştur.


Cevap

David Hume, merklantilist dönemde yetişmiş ancak klasik öğretiyi savunan bir iktisatçıdır. Görüşleri klasiklerle örtüşmektedir. Merkantilistleri eleştirmiştir.


Doğru Cevap A Şıkkıdır




Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət