Ana səhifə

Karaman mali MÜŞAVİrler odasi başkanliği yönetim kurulu 2011 DÖnemi faaliyet raporu genel başkanin mesaji


Yüklə 317.23 Kb.
səhifə1/4
tarix27.06.2016
ölçüsü317.23 Kb.
  1   2   3   4
KARAMAN MALİ MÜŞAVİRLER ODASI BAŞKANLIĞI
YÖNETİM KURULU 2011 DÖNEMİ FAALİYET RAPORU
GENEL BAŞKANIN MESAJI                             

 Küresel ekonomik kriz, ekonomiyi kalıcı olarak küresel dünyanın birinci önceliği haline getirdi. İkibinli yılların ilk dönemine yıkıcı bir savaş olan ABD’nin Irak işgali damgasını vurmuştu. Geride bıraktığımız onbir yıllık sürece ise ekonomik alt üst oluşlar ve ekonomik sorunlara çözüm bulamamanın yaratmış olduğu çaresizlikler damgasını vurdu.

Geride bıraktığımız yıl, son dört yıldır devam eden küresel ekonomik krizin en tahrip edici dönemi oldu. Kriz 2011 yılında Euro bölgesinde yoğunlaşarak devam etti. Euro krizi, bölgesinin diğer ekonomilerini tehdit etmekle kalmadı, Euro dışındaki ekonomileri de olumsuz etkiledi.

2011 yılının bir diğer özelliği gelişmekte olan ekonomilerin küresel ekonomideki ağırlığının hissedilir bir biçimde arttığının görülmesi oldu. Genel eğilimler aynı kalmakla beraber, birçok açıdan gelişmekte olan ülkeler bir ayrışma süreci yaşadılar. Gelişmekte olan ülkelerin yaşadıkları hızlı büyüme sürecinin de sonuna yaklaşıyoruz. 2011 yılı sonu itibariyle küresel ekonomik göstergeler; daha düşük büyüme hızına ve daha yüksek enflasyona işaret ediyor.

Ekonomik göstergelerin bize önümüzdeki dönem için verdiği ip uçları ise şöyle; Euro bölgesindeki kriz daha da derinleşecek gibi görünüyor. Gelişmekte olan ülkelerin gelişmiş ülkelere göre hızlı büyüme süreçleri devam edecek. Ancak, gelişmekte olan ülkelerin büyüme hızlarının bir miktar gerileyecek. Enflasyon artacak, enerji ve gıda fiyatlarının risk olarak varlığını korumaya devam edecek.

Küresel ekonomideki gelişmelerle birlikte ülkemiz ekonomisini değerlendirdiğimiz de 2012 yılının kritik bir yıl olacağı görülüyor. Türkiye ekonomisinin 2012 yılında en büyük sorununun büyüme hızındaki düşüş ve enflasyon olması beklenebilir. Bu iki kriter ve Euro bölgesindeki küçülme ile birlikte cari işlemler açığı gündemden düşebilir.

Yüksek büyümeye bağlı yükselen cari işlemler açığı, Türk Lirasının reel olarak değer kaybetmesi durumunda, ara malı ithal etmek yerine, ara malı üretiminin tercih edilecek olmasından dolayı cari açığı frenleyecek en önemli etken olarak görülüyor.

2011 yılında parlak bir büyüme gösteren Türkiye ekonomisi için, 2012 yılında risklerin daha da arttığını söyleyebiliriz. Avrupa’daki krizin derinleşmesi durumunda Türkiye ekonomisi, derinleşen krizin ve çeşitlenen risklerin gölgesinde bir yıl yaşayabilir.

Son yıllarda ekonomi dışında ülkemizdeki en önemli gündem konularımızı ise tırmanan terör olayları, başta anayasa olmak üzere yapılan yasal düzenlemeler ve toplumun çok iyi tanıdığı insanların çeşitli suçlamalara maruz kalarak uzun tutukluluk süreleri yaşamaları oluşturdu.

Meslek örgütü olarak, ülkemizin daha demokratik, daha özgürlükçü bir hukuksal zemine sahip olması her zaman talebimiz olmuştur. TÜRMOB’un da aktif olarak içinde yer aldığı sivil toplum kuruluşları olarak yeni Anayasa sürece aktif olarak katkı koymaya çalışıyoruz. Bu platformda, ülke çapında örgütlü kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ile işçi, memur ve işveren sendikaları konfederasyonları yer almaktadır. Bir anlamda bu kuruluşlar vatandaş platformu olarak da görülen bu yapıya ev sahipliği yapmaktadır.

Özel yetkili mahkemelerin görevlerinin yeniden tanımlanması, uzun tutukluluk sürelerinin son bulması, yargının vicdanları rahatlatacak kararlar vermesi en büyük beklentimizdir.

Yıllardır olduğu gibi en önemli beklentimiz yine terörün son bulmasıdır.  Terör yüzünden yıllardır akmakta olan kanın artık durmasıdır. Yıllardır büyük acılar çeken bu topraklardaki insanımız artık barış istiyor, akan kanın durmasını istiyor. Huzur içinde yaşamayı ise herkesten çok bu topraklarda yaşayanlar hak ediyor. Umarım ve dilerim ki terör artık son bulur.

Deprem bölgesi olan ülkemizde, depremlerin açtığı yaralar sürekli yüreğimizi burkuyor. Van depreminde kaybettiklerimiz ve sonrasında yaşanan sıkıntılar hala yüreklerimizdeki acıyı taze tutuyor. Bu acıları yaşamamak en büyük dileğimiz ama meslek örgütü olarak deprem gerçeğini bilerek, her zaman hazırlıklı olmak zorundayız. Elimizden geldiğince yardım elimizi uzatmak durumundayız.

Küresel gelişmeler tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de muhasebe mesleğinde bir değişim ve yeniden yapılanma sürecini zorunlu kıldı. Uluslararası arenada yaşanan mesleki gelişmelerin yakından takip edilerek mesleğimizin bu sürece sağlıklı bir şekilde uyumunun sağlanması için çalışmalar yapmaktayız. Ayrıca yeni Türk Ticaret Kanunu'nun getireceği yenilikler ve değişim, mesleğimizdeki dönüşüme ivme katacaktır. 

2011 yılı mesleğimiz açısından da yoğun bir gündemle geçti. 2010 yılı Ekim ayında oluşan Yönetimin birinci yılını geride bıraktık. Bu dönemde programımızdaki hedeflerimizi gerçekleştirme gayreti içerisinde olduk. Özellikle TÜRMOB için en önemli gündem maddesini, Yeni Türk Ticaret Kanunu oluşturdu. 2012 yılının ikinci yarısından sonra uygulamaya girecek olan bu düzenlemenin, mesleğimizden beklentilerini en iyi şekilde karşılayabilmek için, öncelikle ülke genelinde eğitim verecek eğitmenlerimizin eğitimlerini tamamladık. Bu eğitimlerin bir parçasını oluşturan dokümanları hazırladık. 2012 yılının ilk yarısı meslek mensuplarımız açısından yoğun bir eğitim faaliyetine sahne olacak. Bir yandan dönem sonu işlemleri, gelir vergisi, kurumlar vergisi işlemleri, diğer yandan Yeni Türk Ticaret Kanunu, muhasebe ve finansal raporlama standartları, KOBİ TFRS, denetim standartları ve denetim uygulamaları konularında gerçekleştireceğimiz eğitim faaliyetleri gündemimizin önemli bir bölümünü oluşturacak.

Bu eğitim sürecini de başarıyla gerçekleştirerek, mesleğimizi yeni bir  döneme hep birlikte taşıyacağız.

Bu dönemde Başkanlar Kurulu çalışmalarımıza yeni bir format daha ekledik. Bu yeni formatta düzenlediğimiz iki çalıştayda, idari ve mali konular ile haksız rekabet ve disiplin işlemlerini değerlendirdik. Çalıştaylardaki temel amacımız odalar arası uygulama birlikteliğini sağlamaktır.

2011 yılının önemli bir olayı da mesleğimiz açısından Kamu Gözetim, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu’nun kurulması oldu. Oluşan kurul, ikincil mevzuat düzenlemelerini yaparak 2012 yılında çalışmaya başlayacaktır. Bu kurulumuzla işbirliği içerisinde mesleğimize hizmet etmeye  devam etme gayreti içerisinde olacağız.

TÜRMOB olarak görevimiz, muhasebe mesleğini geleceğe en iyi şekilde taşımak için gereken alt yapıyı oluşturmaktır.  Bu noktada, ülke sorunları ile mesleki sorunların çözümünü buluşturduğumuz ortak paydadaki çözüm önerilerimizin hayata geçirilmesi,  uygulama ve yarattığı taleple meslek mensuplarımızın ekonomiye sağladığı katma değerden hak ettikleri payı almalarını sağlamak olacaktır. Meslektaşlarımıza düşen en önemli görev ise kendilerini geleceğe hazırlamalarıdır.

Birliğimizi, dayanışmamızı koruyarak, yarınları elbirliğiyle şekillendireceğiz.



 

Nail SANLI

TÜRMOB Genel Başkanı

ODA BAŞKANININ MESAJI
Değerli Meslektaşlarım,

  Diğer yıllarda olduğu gibi bu yılda üyelerimizi en iyi şekilde temsil edebilme gayretinde olduk.

Mesleğimiz açısından beklentileri yeterince karşılamasa da Yeni Türk Ticaret Kanunu’yla getirilen 01.01.2013 tarihinde uygulamaya geçilecek olan TFRS ve sermaye şirketleri için Bağımsız Denetim’in uluslar arası ticari ve finansal ilişkileri kolaylaştıracağı kanaatindeyiz.

Bu uygulamalarla; Dünya ekonomisiyle bütünleşme kolaylaşacak ve hızlanacak. Şirketlerin Mali Raporları küresel anlamda genel kabul görecek. Hem ülke hem de KOBİ’ ler bazında Basel ve AB müktesebatına uyum hızlanacak. Şirketler sürdürülebilir rekabet yeteneği kazanacaktır.

Bu nedenle mesleğimizin sorumluluklarını yerine getirebilmek için 2011 yılında bu eğitimler için hazırlıklar yapılmış ve 2012 yılından itibaren bu eğitimleri gerçekleştirmek üzere Türmob Eğitimcileri yetiştirmiş, eğitim yerleri materyalleri hazırlanmış ve eğitimler başlayacaktır.

Yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi ile gerek meslek olarak gerek meslek örgütleri olarak iktisadi hayattaki rolümüz çok daha artacaktır.

Kanunlaşmasına rağmen önemli bir kısmı Temmuz 2012’de bir kısmı 2013 yılında yürürlüğe girecek olan Türk Ticaret Kanunu’nda yer alan düzenlemeler şirketleri ve bizleri yakından ilgilendiriyor. Şirketlere Denetim kurulu yerine bağımsız denetim getirilmiştir.
Anonim şirketlerin denetimi, bağımsız denetim kuruluşlarına, SMMM ve YMM’lere bırakılmıştır. Bağımsız denetçiler ve kuruluşlar ise yeni yürürlüğe giren Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurulu tarafından belirlenecektir..
Yeni TTK’nın getirdiği önemli yeniliklerden biri tek ortaklı şirketlerin kurulmasının mümkün olması.
Yönetim kurulunun tek kişiden oluşmasına imkân sağlanmış. Şirketlerin birleşmeleri, bölünmeleri ve tür değiştirmeleri yeniden düzenlendi. Getirilen yeni hükümlerde ilave olarak kısaca, alacaklılar ve diğer hak ve menfaat sahipleri de korunmuş. Çalışanların devralan şirkete geçişleri, hakları ve sorumlulukları da ayrıntılı hükümlere bağlanmıştır.


Mesleğimiz yeni bir döneme girmiştir. Her birimizi bağımsız denetçilik konusunda hazırlamak için Genel merkezimiz tarafından eğitimler verilecektir.

Bu duygu ve düşüncelerle 2012 yılının hepimize hayırlar getirmesi temennisi ile saygılar sunuyorum.

 Karaman Mali Müşavirler Oda Başkanı

SMMM. Ali ANKARALI

MİSYONUMUZ:
Kamuoyunda odamızın adını duyurmak, etkinliğini artırmaktır. Meslektaşlarımızı sıradan muhasebeciler değil, Kamu görevi yapan birinci sınıf meslek adamı hüviyetini kazandıracak girişimlerde bulunmaktır.
VİZYONUMUZ:
Denetim görevini yerine getirerek, ekonominin sağlıklı işleyişinde önemli bir görev üstlenen Meslektaşlarımızın saygınlığının ve etkinliğinin arttırılmasını sağlamak.
TEMEL BİLGİLER:
Odamızın kurullarının oluşumu, Oda temsilcileri ve Oda personeli olarak çalışanlar aşağıda belirtilmiştir.
Yönetim Kurulu:


ADI SOYADI

UNVANI

GÖREVİ

ALİ ANKARALI

SM. MALİ MÜŞAVİR

ODA BAŞKANI

ERKAN KAVAS

SM. MALİ MÜŞAVİR

BAŞKAN VEKİLİ-MUHASİP

UMUT AYDIN

SM. MALİ MÜŞAVİR

ODA SEKRETERİ

İ.AYHAN ŞANCI

SM. MALİ MÜŞAVİR

ÜYE

O.TOLGA SAYAN

SM. MALİ MÜŞAVİR

ÜYE


Denetleme Kurulu:


ADI SOYADI

UNVANI

GÖREVİ

AHMET YILMAZ

SM. MALİ MÜŞAVİR

BAŞAKAN

SADULLAH AÇIKALIN

SM.MALİ MÜŞAVİR

ÜYE

ŞEREF KUKU

SM.MALİ MÜŞAVİR

ÜYE


Disiplin Kurulu:



ADI SOYADI

UNVANI

GÖREVİ

İSMAİL ÖZSOY

SM. MALİ MÜŞAVİR

BAŞKANI

HALİM DÖNMEZ

SM. MALİ MÜŞAVİR

ÜYE

HAKKI ŞİRİN

SM. MALİ MÜŞAVİR

ÜYE

FEVZİ KOÇAKLI

SM. MALİ MÜŞAVİR

ÜYE

MUSTAFA KAYA

SM. MALİ MÜŞAVİR

ÜYE


Personel Durumu:


ADI SOYADI

EĞİTİM DURUMU

GÖREVİ

AHMET ÖZER

ÖNLİSANS – İŞLETME

İDARİ İŞLER AMİRİ

SEVDA SAĞKAYA

ÖNLİSANS – PAZARLAMA

ODA PERSONELİ

MARZİYE TEL

MESLEK LİSESİ - MUHASEBE

STAJYER

ODAMIZ KOMİSYONLARI :

Haksız Rekabet Mücadele Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. İpek ESER

2

SMMM. Cengiz ÜNVER

3

SMMM. Ahmet YILMAZ

4

SMMM. Fahri ÇATAV

5

SMMM. Abidin TEKİNBAY

6

SMMM. Taner ÖZCİHAN

7

SMMM. Savaş SARI

8

SMMM. Arif TOKTAŞ

9

SMMM. Mehmet Güneş DİNÇER

10

SMMM. Bayram ÜNVER



Bağımlı Çalışanlar Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. Latif YILDIZ

2

SMMM. Metin KOÇAK

3

SMMM. Musa TUNÇ

4

SMMM. Tuncay ERYİĞİT

5

SMMM. Sümeyra TETİK

6

SMMM. Mesut KAHVE

7

SMMM. Zeliha BİLGİSEVEN

8

SMMM. Ali ÖZTAŞ



Mesleki Eğitim ve Stajyerler Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. Hakkı KOŞUM

2

SMMM. Murat ŞİMŞEK

3

Stajyer Hasan KARTAL

4

SMMM. Esat TEKİNBAY

5

SMMM. Hakan KAYA

6

SMMM. Taner ÖZCİHAN

7

SMMM. Arif TOKTAŞ


İnşaat Yatırım ve Satın Alma Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. Bülent YILDIRIM

3

SMMM. Ahmet YILMAZ

4

SMMM. Seyfullah DENİZ

5

SMMM. Ali KANTÜRK

6

SMMM. Adem DİLERCAN

7

SMMM. Ramazan ÜNÜVAR

8

SM. Ayhan IŞIK

9

SMMM. Hüseyin GÖKDEMİR


Sosyal Etkinlikler Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. Cengiz ÜNVER

2

SMMM. Mehmet Güneş DİNÇER

3

SMMM. Mustafa Bülent DEMİR

4

SMMM. Neşet GÜRSOY

5

SMMM. Yasin AÇIKALIN

6

SMMM. Murat ŞİMŞEK

7

SMMM. Hüseyin ALANLI

8

SMMM. Nafi Gökhan GENCER


Danışma Kurulu (Ombusdman) :





ADI SOYADI

1

SMMM. Şakir ESKİ

2

SMMM. Mehmet ÖNAL

3

SMMM. Hakkı ŞİRİN

4

SM. Mustafa KAYA

5

SMMM. Ali KANTÜRK

6

SMMM. İsmail ÖZSOY

7

SM. İbrahim ÖZTÜRK

8

SMMM. Bünyamin EVREN

9

SMMM. Ayhan IŞIK

10

SMMM. Fevzi KOÇAKLI

11

SMMM. Selahattin ALPASLAN

12

SM. Nizamettin DENİZ

13

SMMM. RIFAT KARAULU

14

SMMM. Abidin TEKİNBAY








Hibe Teşvik Destekleri ve Proje Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. Ramazan YALÇIN

2

SMMM. Esat TEKİNBAY

3

Stajyer Hasan KARTAL

4

SMMM. Koray KALKANCI

5

SMMM. Mustafa GÖZEN

6

SMMM. Mustafa SILANER














İnternet ve Bilgi İşlem Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. Arif TOKTAŞ

2

SMMM. Adem DİLERCAN

3

SMMM. Bayram ÜNVER

4

SMMM. A.Beke AKBAŞ

5

SMMM. Koray KALKANCI


Basit Usul ve Adli Bilirkişilik Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. İnan GÜNEŞ

2

SMMM. Ali ERTEM

3

SMMM. Yasin AÇIKALIN

4

SMMM. Ali Turan SARI

5

SMMM. Ahmet YILMAZ

6

SMMM. Taner ÖZCİHAN

7

SMMM. Keramettin ÖZDEN

8

SMMM. Mustafa SILANER

9

SMMM. Abdullah Naci ULUAD

10

SMMM. Arif TOKTAŞ


Resmi Kurum ve Stoklarıyla Sorunlar ve İlişkiler Kurulu:





ADI SOYADI

1

SMMM. Hüseyin ALANLI

2

SMMM. Ercan GÖKTAŞ

3

SMMM. Fevzi KOÇAKLI

4

SMMM. Rıfat KARAULU

5

SMMM. Ahmet ANKARALI

6

SMMM. Zeynep Sökhan ÖCAL

7

SMMM. Taner ÖZCİHAN

8

SMMM. Mustafa SILANER


DÜNYA EKONOMİSİ
Genel

Başta A.B.D. olmak üzere finansal piyasaları ardından reel ekonomiyi derinden sarsan ve dünya hasılasının 0.3 oranında küçüldüğü ekonomik krizin ardından 2010 yılında yeniden ekonomik toparlanma sürecine girilmiş ve küresel ekonomide yüzde 5.1 ve gelişmiş ekonomiler genelinde de yüzde 3.1 oranında büyüme gerçekleşmiştir. Ne var ki başta birkaç çeyrek dönem boyunca etkili olan bu büyüme sürdürülememiş ve bazıları önceden tahmin edilen bazı risk faktörlerinin devreye girmesiyle başta gelişmiş ülkeler olmak üzere küresel düzeyde ekonomik büyüme belirgin biçimde yavaşlamıştır. Ekonomik krizin hafifletilmesi ve kriz sürecinin kısaltılması amacıyla alınan genişletici mali önlemler bütçe açığı ve yükselen kamu borçluluğu sorunlarına yol açarken, bu önlemlerle yaratılan efektif talebin özel kesimlerce devir alınarak canlı tutulması süreci beklenilenden daha uzun bir döneme sarkmıştır. Bunun yanı sıra bazı üye ülkelerce izlenmiş olan gevşek kamu maliye politikalarının bir sonucu olarak ortaya çıkan kamu borç stoku sorunları ve bunun bankacılık kesimi üzerine olan yansımaları Euro Bölgesini beklenenin çok üstünde olumsuz biçimde etkilemiştir. Bu gelişmelere ek olarak Japonya’da yaşanan büyük deprem ve tsunami, Orta-Doğu ve Kuzey Afrika’da ortaya çıkan siyasi ve sosyal huzursuzluklar ve petrol fiyatlarındaki tırmanma küresel bazda ekonomik konjonktürü daha da karartan nedenler olmuştur. Japonya’nın karşılaştığı doğal afetlerle petrol fiyatlarındaki artışın özellikle 2011 yılının ikinci yarısında olmak üzere gelişmiş ekonomilerde büyüme hızını yüzde ½ oranında gerilettiği tahmin edilmektedir.

Bölgeler arasında belirgin farklılıklar gözlenmekte olsa da yeni yükselen piyasa ekonomileri ile gelişmekte olan ülkelerde ekonomik gelişmeler genelde beklenildiği şekilde gerçekleşmiştir. Krizden derin biçimde etilenmiş olan Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri ile Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinde ekonomik toparlanma oldukça hızlı bir biçimde gerçekleşmiş, emtia fiyatlarındaki tırmanma ikinci grup ülkelerde ekonomik büyümeye önemli katkıda bulunmuştur. Emtia fiyatlarındaki hızlı artış Latin Amerika ülkelerinde de ekonomik toparlanmaya olumlu katkıda bulunan başta gelen faktörlerden biri olmuştur. Küresel arz zincirinde meydana gelen tedarik sıkıntıları ve gelişmiş ülkeler menşeli talebe ilişkin belirsizlikler nedeniyle üreticilerin stok seviyelerini düşürme yoluna gitmeleri nedeniyle Asya’nın gelişmekte olan ülkelerinde ekonomik büyüme biraz zayıflama göstermiştir. Gelişmiş ülkelerde ve gelişmekte olan ülkelerde gözlemlenen ve yukarda kısaca temas edilen gelişmelerin sonucunda küresel ekonomik faaliyet hacmi 2011 yılının ikinci üç aylık döneminde beklenilmeyen ölçüde bir zayıflama ortaya koymuştur.
2011 Yılında Küresel Ekonomik Görünüm

2011 yılı sonları itibariyle küresel ekonomik görünümü oluşturan başlıca parçalar aşağıda ana çizgileriyle verilmektedir.


Küresel finansal istikrar tekrar bozulmuştur

Küresel kriz sonrası büyümeyi destekleyici önlemlere ve finansal sektöre sağlanan desteklere bağlı olarak Avrupa Birliği üyesi bazı ülkelerin mali yapılarında sorunlarla karşılaşılmış ve bu nedenle ülke risklerinde meydana gelen yükselme, bilançolarında yüklü miktarda kamu kağıdı bulunan bankacılık kesimini de olumsuz biçimde etkilemiştir. Yüksek borç stoku ve bütçe açıkları ile düşük büyüme performansları bu grup ülkelerde borçların çevrilebilirliğine ilişkin kaygıları daha da artırmış, bu durumun ülke riskine ve borçlanma maliyetleri üzerine olan olumsuz etkileri durumu daha da ağırlaştırmıştır. Bankacılık sektörü fonlama kanalında sıkıntı yaşanmaya başlanmış, küresel risk iştahı azalmıştır. A.B.D.’nde federal bütçe konusundaki siyasi çekişmenin uzaması ile birlikte Euro Bölgesindeki kamu borçları krizi küresel düzeyde güven duygusunu zayıflatmış ve ekonomik faaliyet hacmi üzerinde yavaşlatıcı bir etki doğurmuştur. Ekonomik toparlanma daha gecikmeli olacak ve bölgesel büyüme hız farklılıkları sürecektir.



Ekonomik faaliyet hacmini genişletici bazı faktörlerin tekrar devreye girmesi beklenmektedir

Yaşanan depremin ardından artan kamu harcamalarının etkisiyle Japonya’da genişleyen ekonomik faaliyet hacmi, enerji ve gıda maddeleri fiyatlarında gözlemlenen gerilemeler ve yeni yükselen piyasa ekonomilerinde hızlı bir artış gösteren efektif talebin önümüzdeki dönemde küresel büyümeyi olumlu biçimde etkilemesi beklenmektedir.


Gelişmiş ülkelerde tüketim talebi artışı gecikmeli olarak gerçekleşecektir.

Yeni yükselen piyasa ekonomilerinde hızlı gelir artışının ve istihdam hacmindeki büyümenin bir sonucu olarak özel kesim tüketim talebinde hızlı bir büyüme gözlenmektedir. Ancak, ısrarlı biçimde yüksek düzeyde devam eden işsizlik hadleri ve hanehalkları bilançolarındaki düzeltme işleminin sürdürülmekte olması, reel ücret düzeylerindeki gerileme ve azalan fon maliyeti sonucu artan şirket karlarının, tüketim eğilimi yüksek hanehalklarının talep düzeyi üzerinde bir etki yaratmıyor olması ve konut fiyatlarının henüz istikrar kazanamamış olması, gelişmiş ülkelerde tüketim talebini baskı altında tutan başlıca faktörler olarak önemlerini korumaktadırlar.


Finansal istikrara ilişkin riskler yakın geçmiş dönemde önemli bir yükselme göstermiştir.

Avrupa Birliği’nde aşırı kamu borçluluk oranları ve bazı üye ülkelerde söz konusu olan ödeme güçlüğü sonucu bilançoları zarar gören bankacılık kesiminin sermaye rasyolarını iyileştirmeleri yolunda alınan kararın, bu bankaların kredilendirme hacimlerini daraltıcı bir etkide bulunması beklenmektedir. Bu şekilde kredi hacminde, likilitede meydana gelecek bir daralmanınn AB’nde faaliyet hacmini olumsuz yönde etkilerken, önemli boyutta cari açık veren bazı ülkelerde de dış finansman sorunlarına yol açması ve ekonomik büyümeleri üzerinde olumsuz etkide bulunması beklenilmelidir. Başta A.B.D. Merkez Bankası FED olmak üzere sağlanmakta olan geniş çaplı likidite desteğinin efektif talebi artırmak suretiyle ekonomik büyüme üzerinde olumlu yönde etkide bulunduğu hususu da not edilmelidir. Herne kadar dış sermaye akımları küresel finansal piyasalardaki istikrarsızlığın ve azalan risk iştahının etkisiyle daha oynak bir seyir izlemeye başlamışsa da yeni yükselen ve gelişmekte olan ekonomilerde finansal koşullar büyümeyi destekleyici bir görünüm ortaya koymaktadır. Yüksek getiri peşindeki dış sermaye bu ülkelerde mevcut bol likiditeyi daha da artırıcı bir rol oynamaktadır. Yeni yükselen piyasa ekonomilerinde gözlenen hızlı büyüme ve sıkı parasal koşulların yatırımcılarda yükselmiş olan risk algılamalarının olumsuz etkisini gidermesi, bu surette bu bölgelere olan sermaye akımının güçlü şekilde sürmesi beklenmektedir. Mamafih, küresel büyümeyi etkileyecek aşağı yönlü risklerin güçlenmesiyle, yeni yükselen piyasa ekonomileri, kendi ulusal bankalarının finansal yapısını bozacak ölçüde, efektif talep düzeyinde bir azalma, dış sermaye akımlarında ters yönde bir hareket ve borçlanma maliyetlerinde bir artışla karşı, karşıya kalabilirler.


Krize karşı alınan mali önlemler ılımlı hale getirilirken parasal politikalar etkinliğini korumaktadır

Gelişmiş ülkelerde izlenmekte olan genişletici para politikalarının (A.B:D.’nde uygulamaya konulmuş olan hacimli parasal genişletme politikası –QE 2 gibi) ekonomik büyümeyi destekleyici etkilerinin sürmesi beklenmektedir. İsviçre ve Japonya merkez bankaları yakın geçmiş dönemde yeni parasal genişleme kararları almış, FED, en azından 2013 yılı sonuna kadar, ekonomik koşulların istisnai ölçüde düşük politika faiz düzeyleri uygulaması gerektireceğini açıklamış ve Avrupa Merkez Bankası da likidite artırıcı nitelikli faaliyetlerini hızlandırmıştır.

Yeni yükselen piyasa ekonomilerinin birçoğunda her ne kadar merkez bankaları sıkı para politikası izliyorlar ve kredi hacmini daraltmak için çeşitli önlemlere başvuruyorlarsa da, reel faiz hadleri halen düşük düzeyde bulunmakta ve kredi hacmi genişlemesini sürdürmektedir.

Gelişmiş ülkelerde hükümetler küresel krizin derinliğini azaltmak ve süresini kısaltmak için başvurmuş oldukları mali özendirme önlemlerini yükselen bütçe açıkları ve bunun yol açtığı yüksek kamu borçluluk düzeyi nedeniyle geri çekmektedirler. 2010 yılında Kanada, Almanya, Japonya ve A.B.D.’nde genişletici mali politikaların sürdürülmesine devam edilirken diğer ülkelerde sıkılaştırılması cihetine gidilmiş, küresel bazda mali politika nötr bir görünüm ortaya koymuştur. 2011 yılını ilk yarısında birçok ülkede mali yapının daha güçlü hale getirilmesi yolunda önlemler alınmış, bu kapsamda A.B.D.’nin yapısal bütçe açığı GSYH’nın yüzde ½’si oranında azaltılmıştır. Mali politikaların 2012 yılında daha da sıkılaştırılması beklenilmekte olup, bu şekilde mali özendirme önlemlerinden sıkılaştırma politikasına dönülmesinin kısa vadede ekonomik faaliyet hacmi üzerinde daraltıcı etkide bulunması tahmin edilmektedir.


Küresel ekonomik görünüm bölgeden bölgeye büyük farklılık göstermektedir.

Konjonktürel döngü ülkeden ülkeye büyük bir çeşitlilik sergilemekte olup gelişmiş ülkeler durgunluk ve atıl kapasite sorunu ile yüz yüze bulunurken, yeni yükselen piyasa ekonomileri ve gelişmekte olan ekonomilerde aşırı ısınma durumu söz konusudur. Krizden derin biçimde etkilenmiş olan birçok gelişmiş ve yeni yükselen piyasa ekonomisinde 2011 yılının ilk yarısında hasıla düzeyleri kriz öncesi düzeylerine yaklaşmış ise de, halen İtalya ve İspanya’da göreli düşüklüğünü korumaktadır, Japonya’da ise hasıla düzeyi deprem ve tsunamiden büyük zarar görmüştür. Kriz sürecinde hasıla kayıpları krizin merkezinde yer alan A.B.D., İngiltere’de ve Merkezi ve Doğu Avrupa ülkeleri ile özellikle Rusya olmak üzere Bağımsız Devletler Topluluğu üyesi ülkelerde göreli olarak yüksek olmuştur.

Yakın geçmiş dönemde küresel bazda tüketici ve çekirdek enflasyon düzeyleri göreli olarak yüksek seyretmiştir. Enflasyonist baskılar halen özellikle yeni yükselen piyasa ekonomileri ile gelişmekte olan ülkelerde yüksek seyretmektedir. Önümüzdeki dönemde enflasyon haddi üzerinde başlıca üç alandaki gelişmenin etkili olması beklenmektedir. Bunlar petrol ve gıda fiyatlarının küresel piyasalarda izleyeceği seyir, kapasite kullanım oranları ile hasıla açıklarının ülkeler itibariyle nasıl bir görünüm sergileyeceği ve hükümetlerce ve merkez bankalarınca izlenecek politika ve uygulamaların kredibilite seviyesi olacaktır.

IMF Dünya Ekonomik Görünümü Projeksiyonları (% değişim)

(Eylül 2011)
2009 2010 2011 2012 2012*

  1   2   3   4


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət