Ana səhifə

İbrahim aybar konferansi otomotiv Endüstrisi ve Pazarlamadaki Son Gelişmeler: Elektrik Motorlu Araç Teknolojisi


Yüklə 113.1 Kb.
səhifə1/3
tarix26.06.2016
ölçüsü113.1 Kb.
  1   2   3
İBRAHİM AYBAR KONFERANSI

Otomotiv Endüstrisi ve Pazarlamadaki Son Gelişmeler: Elektrik Motorlu Araç Teknolojisi

NAHİT ÖZEN

Değerli Konuklar;


İktisadi Araştırmalar Vakfı ve Türkiye Pazarlama Derneği’nin müştereken düzenlemiş olduğu Otomotiv Endüstrisi ve Pazarlamadaki Son Gelişmeler: Elektrik Motorlu Araç Teknolojisi konulu konferansa hoş geldiniz.
Konferansımızın kısaca akışını özetlemek istiyorum ben. Konferansın başında, İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Sayın Ahmet İncekara ve Türkiye Pazarlama Derneği Başkanı Prof. Dr. Sayın Tunç Erem Bey açış konuşmasını yaptıktan sonra, Renault Mais Genel Müdür Sayın İbrahim Aybar bey konuyla ilgili sizleri bilgilendirecekler.
Konferansımızın sonunda küçük bir ikramımız olacak ve sizleri de orada görmekten memnun olacağız. Sözü İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı Prof. Dr. Sayın Ahmet İncekara’ya bırakıyorum.

İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı

Prof. Dr. Ahmet İNCEKARA
Sayın Genel Müdürüm,

Sayın Başkanım,

Sayın Rektörüm,

Çok değerli öğretim üyeleri,

Çok eğerli misafirler,
Hepiniz Vakfımızın bu yılki son konferansına hoş geldiniz.
Bildiğiniz gibi İktisadi Araştırmalar Vakfı, uzun yıllar tüzüğü çerçevesinde, bilimsel toplantılarla birlikte, bilimsel çalışmalar yapmak suretiyle, Türkiye ekonomisine, Türkiye ekonomisindeki her aşamadaki, her pozisyondaki insana, işçisinden patronuna kadar, işverene kadar yardımcı olmaya çalışıyor. Sorunların çözümüne bilimsel katkılar yapmaya, geliştirmeye çalışıyor. Biz bunu yıllardır yapmaya çalışıyoruz.
Değerli hocam, Yönetim Kurulu üyemiz Prof. Dr. Tunç Erem hocamız, hem Pazarlama Derneği Başkanı olarak, hem de Vakfımızın Yönetim Kurulu üyesi olarak Sayın İbrahim Aybar beyi davet etti, sağ olsun İbrahim bey bizi kırmadı, geldi.
Özellikle kriz sonrasında dünya ekonomisinde çok önemli değişmeler, dönüşümler yaşanıyor. Üründe, pazarda, gelirde, para politikalarında, maliye politikalarında, teknolojide, dolayısıyla bu değişmelerde her sektör, her ekonomi önemli pozisyonlar, kriz sonrasındaki dönüm için pozisyon almaya çalışılıyor. Öne geçmeye, bir adım daha önce davranmaya çalışılıyor. Bunların başında mutlaka yenilikler, teknolojik gelişmeler başı çekiyor. Renault Mais’in Bursa’da üretim yerleri var. Yeni döneme yani petrolün daha az kullanılabileceği ama petrolsüz olarak araçların yürüyebileceği, yürütülebileceği bir döneme neredeyse dünya ile birlikte Türkiye’de giriyor. Bugün baktım Dünya Gazetesinde elektrikli araç üretimini söylemişler adım atıyorlar diye, bu müthiş bir şey; Renault öncülüğünde, Türkiye’de, elektrikli otomobili artık bugünden itibaren üretilmeye başlanıyor diyebiliriz. Üretilmekle tabii yetmiyor. Nasıl kullanılacak, ne zaman piyasaya çıkacak, nasıl satılacak, dünyada ne zaman çıkacak, bizde ne zaman çıkacak? Bunlar konusunda kamuoyunu, iş dünyasını, bütün ekonomiyi bilgilendirelim istedik. Bu fırsattan, bu imkandan mahrum bırakmadı bizi Sayın Aybar.
Sizler adına, Vakfımız adına hocamız adına ben bir kere daha kendilerine teşekkür ediyorum, hepinize geldiğiniz için teşekkür ediyorum. Sevgiler, saygılar sunuyorum.

Türkiye Pazarlama Derneği Başkanı

Prof. Dr. Sayın Tunç EREM

Sayın Rektörüm,

Sayın Genel Müdür,

Sayın Paşam,

Sayın Dekanlar ve Öğretim Üyeleri,

İş aleminin ve Sivil Toplum Örgütlerinin Değerli Başkan ve Temsilcileri,

Derneğimizin Çok Değerli Üyeleri,

Saygıdeğer Konuklar,


Türkiye Pazarlama Derneği’nin İktisadi Araştırmalar Vakfı ile ortaklaşa düzenlediği bu konferansa hepiniz hoş geldiniz.
Biraz sonra burada ele alınacak konferans konusu, az önce sayın başkanın da belirttiği gibi; Otomotiv Endüstrisi ve Pazarlamadaki Son Gelişmeler ve Elektrik Motorlu Araç Teknolojisi. Bu inanılmaz teknolojik gelişmenin ve pazarlama açısından ne kadar büyük bir fırsat olduğunu görerek, bu çok önemli konuyu küresel ekonomi ve Türkiye açısından irdeleyeceğiz.
Değerli konuklar; küresel ekonomide, petrol fiyatları hep yükselici ve Türkiye’de petrolü en pahalı satan ülkelerin başında yer aldığı için, artık petrole bağımlı ulaştırma sektöründen, elektriğe bağımlı ulaştırma sektörüne geçme hedefleniyor. Bütün dünyada, küresel ekonomide bu eğilimi görüyoruz. Onun için bu büyük pazarlama ve teknoloji gelişiminin, Türkiye’nin önüne atılan, önüne konan, önüne altın tepsi ile konulmuş bir fırsat olarak görüyoruz. Ne yazık ki bunun için gerekli pazarlama alt yapısı henüz Türkiye’de mevcut değil. Bu alt yapı için gerekli yasal düzenlemeler yapılamadığı sürece, Türkiye’de üretilen bu araçlar maalesef ülkemizde satılamayacak. Her zaman ve her yerde söylediğim gibi; Türkiye’nin en büyük sorunu alt yapı sorunudur. Örneğin; ihracatta da doğru dürüst bir alt yapı yoktur. Koskoca olimpiyat stadı yaparız ama yolu yoktur. Bu itibarla, bu eksik az önce belirttiğimiz gibi, bu konuda gerekli mevzuatın ivedilikle çıkartılması gerekiyor. Belki de bu yüzden pazarlama yönetimlerine şuanda çok büyük bir görev düşüyor. Bu olgu da; kamuoyu yaratmak ve politik gücü en iyi şekilde kullanmak gerekir. Bildiğiniz gibi pazarlama yönetiminin en önemli araçları bunlar.
Başka önemli bir olgu da, Türkiye’deki otomotiv endüstrisindeki, 2010 yılı itibariyle yaşanan inanılmaz gelişme. Edindiğim bilgilere göre ülkemiz, 2005 yılındaki 729.000 adetlik rakamı, 2010 yılında 750.000’in üzerinde çıkartmış durumda. Bu rakamın gitgide yükseleceğini, 1 milyona kısa bir süre içinde varacağını umuyoruz. Ayrıca, 2010 yılında dünyada ve Avrupa’da süren büyük durgunluğa rağmen, Türkiye pazarı, bu üretim ve satış artışını sürdürmüş bulunmakta. Bu da Türkiye’deki otomotiv sanayinin ne kadar büyük bir potansiyele haiz olduğunu bize açık şekilde gösteriyor. Sizlere şunu hatırlatmak isterim; ben Türkiye’nin şu andaki otomotiv sektöründeki durumunu, 1960 ve 1970’lerin Amerika’sına benzetiyorum. Çünkü oraya ilk gittiğim yıllarda öğrenci olarak, hayretler içinde kalmıştım. 1960’larda, öğrencilik yaptığım yıllarda, yollardan binlerce araba geçerdi, o otoyollardan şehre binlerce araç gelirdi ve ben buna çok büyük hayret etmiştim, bunu da herkese yazmıştım. Tabii o zaman biliyorsunuz fax yok, telefon etmek imkanı yok, e-mail yok sadece mektup yazabiliyorduk o yıllarda. Ben bunu mektuplarında yazdım, işte dedim; böyle dehşet verici bir ülkedeyim ben, binlerce otomobilin ışıl ışıl o akşamları. Şimdi aynı manzarayı Türkiye’de görüyorsunuz. Aynı durumu, 1960’ların, 70’lerin Amerika’sını, Türkiye’de görüyorsunuz ve inanılmaz bir gelişme.
Dolayısıyla bütün bunlar bize gösteriyor ki; Türkiye’de otomotiv endüstrisi, istihdam açısından da çok önemli bir sektör. İstihdama da önemli bir katkısı var. Türkiye’de GSYİH’nın ve istihdamın yüzde kaçını otomotiv endüstrisi yaratıyor onu tam bilemiyorum, belki onu sayın konuşmacımız İbrahim Aybar bey söyleyeceklerdir. Ama ihracatta 1. sektör konumunda olduğunu biliyorum.
Küresel ekonomi pazarlama açısından başka bir olgu da dikkatimi çeken, Çin’in elektrik motorlu araçlarla ilgili büyük atılımı, her şeyde olduğu gibi Çin burada da büyük bir atılım içerisinde. Bildiğim kadarıyla Çin, elektrik motorlu oto, otomobil pazarlamasında küresel bir lider olmak niyetinde.
Çok değerli konuklar, işte bütün bu gelişmeleri bize bugün buraya lütfedip gelen değerli konuşmacımız Reno-Mais’in çok sevdiğimiz, saydığımız Genel Müdürü Sayın İbrahim Aybar bey anlatacaklar. Ben izninizle bu bir açış konuşması olduğu için konuşmamı burada noktalıyorum. Sayın İktisadi Araştırmalar Vakfı Başkanı ve yöneticilerine, Türkiye Pazarlama Derneği ile yaptıkları işbirliği için huzurlarınızda şükranlarımı ve Sayın İbrahim Aybar’a Türkiye Pazarlama Derneği Yönetim Kurulu adına en içten teşekkürlerimi ve tüm konuklarımıza saygılarımı, sevgilerimi arz ediyorum.

  1   2   3


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət