Ana səhifə

Gramer, düzgün konuşma ve yazma kurallarını gösteren bilimdir. Üç bölümde incelenir


Yüklə 162.45 Kb.
tarix24.06.2016
ölçüsü162.45 Kb.
GENEL BİLGİLER1:
Gramer, düzgün konuşma ve yazma kurallarını gösteren bilimdir. Üç bölümde incelenir:
1. Fonetik (Phonetica)

2. Morfoloji (Morphologia)

3. Sintaks (Syntaks)
1. FONETİK (Phonetica): Gramerin seslerle ilgili kurallarını gösteren bölümdür. Kendi içinde ikiye ayrılır:
a) Ortofoni (Ortophonia): Düzgün okuma ve telaffuz etme kurallarını gösterir; doğru seslendirme anlamına gelir.

b) Ortografi (Ortographia): Düzgün yazma kurallarını gösterir.


2. MORFOLOJİ (Morphologia): Şekil bilgisi demektir. Bu bölümde, tek tek ele alınan sözcüklerin yapıları, çekiliyorlarsa aldıkları biçimler, türeme yolları incelenir.
3. SİNTAKS (Syntaks): Söz dizimi anlamına gelir. Cümlecikler yoluyla, tam anlamlı bir söz dizisi kurmak için gereken yöntem ve kuralları gösterir. Gramerin bir tür, düzenleme, biraraya getirme bölümüdür.
F O N E T İ K
Latin abecesi 24 harften kuruludur. J ve W yoktur; Y ve Z de yabancı sözcüklerde görülür. Latincedeki Y sesini çoğu kez bir yarı-sesli (semi vokal) sayılan İ verir:
iacio > (yakio) gibi.
◊ Q sessizi hiçbir zaman yalnız bulunmaz, hep QU olarak görülür ve Latincede, aslında yaygın olarak C sessizinin karşıladığı K sesini verir ve yanındaki U sessizi de her zaman telaffuz edilir.
◊ Eski Roma'da U seslisi yerine çoğu kez V sessizini görebiliriz:
DIVUS > DIVVS AUGUSTUS > AVGVSTVS
◊ Birçok sözlükte İ seslisi yerine 'uzun İ' denilen J sessizi kullanılır2:

Iulius > Julius iocus > jocus



A,B,C,D,E,F,G,H,I,K,L,M,N,O,P,Qu,R,S,T,U,V,X,Y,Z
SESLİLER: Latincede 5 tane sesli harf vardır; ses verdikleri için bunlara sesli (vokal, krş.voco,1.) diyoruz. Ses verenler uzun ya da kısa olabilirler:
a,e,i,o,u.

a,e,i,o,u.


◊ Ayrıca Y harfi, özellikle Yunancadan Latinceye geçen sözcükler içinde sesli işlevi görür (okunuşta 'ü' sesini verir):
lyra, ae f. gypsum, i n.
Yalnızca bu ses verenlerle birlikte okunabilen öteki harflere, 'birlikte ses veren' anlamında konsonant denir (krş. consono,1.); ses verenler ve birlikte ses verenler için biz kısaca 'sesli', 'sessiz' diyeceğiz.
◊ Bazı sesliler ikişer ikişer birleşerek 'çift sesliler'i (diphtong) oluştururlar. Sessizlerin birleşmesiyle de 'çift sessizler' (digramma) ortaya çıkar. Latincede görülen en yaygın diphtong'lar ve digramma'lar şunlardır:
ae, au, ei, eu, oe, ui... > Caesar, coelum...

mm, rr, tt... > pulcherrimus, mittere...


◊ Diphtong'lar tek hecelik ses verirler; ae > uzun ve açık E, oe > uzun ve açık Ö gibi3, öteki diphtong'lar ise yazıldıkları gibi ses verirler. Bazı sözcüklerde bu diphtong'lar dieresis4 ile yazılırlar; bu durumda her iki sesi ayrı okumak gerekir:
aër, aëris m. Danaë, es f. coërceo, 2.
◊ Digramma'larda ise her harfin hakkını vermek gerekir. Ancak, ch > k; ph > f ve th > t sesini verir.5
SESSİZLER: Sessizler, telaffuzda kullanılan organa göre ad alıp bölümlenirler.
1. Labialis : Dudakları kavuşturarak, ya da dişi dudaklara dokundurarak söylenen sessizler:
b, p, f, m, v.
2. Dentalis : Dilimizi dişlere dokundurarak çıkardığımız sessizler:
d, t.
3. Gutturalis : Gırtlaktan gelen seslerle söylenen sessizler:
g, k, c(h).
4. Liquida : Bazı sessizlerde kendiliğinden bir akıcılık vardır:
r, l, m, n.
5. Nasalis : Burundan hava geçirilerek söylenen sessizler:
n, m.
◊ Bazı sessizler, ayrıca, sert, yumuşak ve nefesli sessizler olarak da gruplandırılırlar:
Sert sessizler Yumuşak sessizler Nefesli sessizler

k -  g -  kh (ch) - 

t -  d -  th - 

p -  b -  ph - 


◊ Bazı yumuşak sessizler, sert sessizlerin önünde sertleşirler:
bs , bt > ps, pt... (scrib-o > scrips-i)
VURGU (Latincede her sözcüğün bir vurgusu vardır):
1. İki heceli sözcüklerde vurgu ilk hecededir.

2. Üç ya da daha çok heceli sözcüklerde,


a) sondan ikinci hece uzunsa sözcüğün vurgusu bu uzun hecede,
b) sondan ikinci hece kısa ise o zaman sözcüğün vurgusu sondan üçüncü hecededir.
pàter, demonstràre, celèritas
3. -ne ve -que art takılarından önceki hece, ister uzun, ister kısa olsun, vurguludur. Ancak -que art takısı esas anlamını yitirip bir sözcükle birleşmişse, bu kuralın dışında kalır.
amàtne? armàque (a kısa olduğu halde).

ìtaque, ùndique, plèraque

ELISION: (elisio, onis f. dışarı atma) Sesli ile biten bir sözcüğü gene sesli ile başlayan bir sözcük izlerse, birinci sözcüğün bitim seslisi düşer, yani dışarı atılır:
ille autem > ill'autem
CONTRACTIO: Sözcüklerin bazı sesli ya da sessiz harflerinin içiçe kaynaşmasına contractio (krş. contrahere) denir:
nihil > nil

coago > cogo


ASSIMILATIO: Bazı ön takılar sözcüklerle birleşirken, karşılaşan sessizler birbirleriyle benzeşirler; buna assimilatio, benzeşme denir:
ad-fero > affero

ad-gredior > aggredior

con-loquor > colloquor
◊ Bazan bu ön takılardaki sessizler (genellikle dental'lerin S önünde düştüğü gibi) düşerler:
ad-spicio > aspicio

M O R F O L O J İ
SÖZCÜKLERİN YAPISINA GİREN UNSURLAR
Latincede sözcükleri oluşturan, çoğunlukla da birkaç tanesi bir arada bulunan çeşitli unsurlar vardır:
1.Gövde : Thema (Thema, atis n.) > sözcüğün çekimde, özellikle genitivus casus'unda ortaya çıkar:
milit-is > (miles, militis m.)
2. Bitim : Desinentia (desinere) > sözcüğün çekimdeki değişen bitimi:
milit-is
3. Katma : Suffixus > sözcüğe belirli bir anlam katması yapan parça:
impera-tor > imperare eyleminin 'yapıcısı' anlamını katıyor
4. Bağlama seslisi : Vocalis coniunctiva

cor-rump-e-re


5. Kök : Radix (radix, icis f.)
con-de-re6
6. Öne gelen sözcük, İlgeç : Praefixus : (krş. Praepositio > praeporre)
con-rumpere > cor-rumpere (< cum+rumpere)

felix > in-felix


◊ Latincede articulus (artikel) yoktur. Sözcükler görevlerine göre şu gruplara ayrılırlar:
I. Çekimli sözcükler (Variabile)

1. İsim (Nomen/Substantivum): silva, miles, bellum, amicus

2. Sıfat (Adiectivum): magnus, pulcher, facilis

3. Zamir (Pronomen): ego, hic

4. Sayı sıfatı (Numerale): tres, quintus

5. Fiil (Verbum): scribere, amare, habere


II. Çekimsiz sözcükler (Invariabile)
6. Zarf (Adverbium): hodie, celeriter

7. Ön takı (Praepositio): cum, in, a(b), ad

8. Bağlaç (Coniunctio): et, aut, postquam

9. Ünlem (Interiectio): heu!


İsim, sıfat ve zamirlerin çekilerek değişimine 'declinatio', fiillerin çekilerek değişimine 'coniugatio' denir; Latincede thema'larına göre değişen 5 türlü isim, 4 türlü fiil çekimi vardır.
N O M E N
İsimler (substantivum) cinslerine (genus), sayılarına (numerus) ve hallerine (casus) göre incelenir:
1. GENUS: Latincede isimlerin 3 cinsi vardır.
Masculinum (erkek cins)

Femininum (dişi cins)

Neutrum (ne biri, ne öteki, iki cinse de girmeyen cins, nötr cins)
2. NUMERUS: İsimler sayıca ya tekil (singularis) ya da çoğul (pluralis) olurlar.
3. CASUS: Latincede isimler, Türkçede olduğu gibi bitimlerindeki değişikliğe göre çeşitli anlamlar kazanırlar; temel olarak 6 halde bulunurlar:
Nominativus : Yalın hal. (Açık bir cümle içinde, yani yüklemi çekimli fiil olan bir cümlede özne daima nominativus halindedir. Kim? Ne? sorularına yanıt verir.)
Genitivus : İyelik halidir. (Kimin? Neyin? sorularına yanıt verir. Bu hali gerektiren fiiller7 dışında, isim tamlamasının tamlayanı olarak kullanılır.)
Dativus : -e hali. (Kime? Neye? Kimin için? sorularına yanıt verir. Yalnız dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta vardır: Nereye? sorusu dativus ile karşılanmaz; bu sorunun yanıtı in + acc. ya da ad + acc. gibi yön ve yer gösteren bir kurma ile verilir.)
Accusativus : -i hali. (Kimi? Neyi? sorularına yanıt verir. Cümle içinde nesne daima accusativus halindedir. Yalnız bu arada her iki dildeki fiillerin farklı düz nesne alabilecekleri gözden kaçırılmamalıdır.) Accusativus hali, kendi başına nesne halidir, ancak bazı praepositio'lar ile başka anlamlar da kazanır:
Örn. in + acc. Nereye? per + acc. Nereden geçerek? Nereyi katederek? ad + acc. Kimin yanına? Nereye doğru? gibi soruları yanıtlar.
Ablativus : Türkçe için en yanıltıcı haldir. Aslında kendi başına yalnızca Ne ile? sorusuna yanıt verir ve bir de ablativus halini gerektiren fiillerle kullanılır. Ablativus, tıpkı accusativus gibi, önüne gelen praepositio'lar ile yeni anlamlar kazanır ve tümleç oluşturacak çeşitli sorulara yanıt verir:
Örn. in + abl. Nerede? cum + abl. Kiminle? ex + abl. Nereden?

a(b) + abl. Kimden? Kimin tarafından? ... vb.


Vocativus : Hitap, ünleme hali. Daha çok retorik, resitatif konuşmalar için kullanılır: ey! oy!8

Ek syntaks bilgileri 1



DECLINATIO: İsim (dolayısıyla zamir ve sıfat) çekimi.


Latincede isimler 5 değişik grup içinde irdelenir ve çekilirler. Sözcüklerin gövdeleri esas olarak genitivus tekilde açıkça görülür; bu nedenle gruplandırmada genitivus esas tutulur:
1. Tek. Gen. -ae (a'lı veya a'lı gövde) Çoğ.Gen. -arum

2." " -i (o'lu gövde) -orum

3." " -is (sessiz ve i'li gövde) -um / -ium

4." " -us (u'lu gövde) -uum

5." " -ei (e'li gövde) -erum

a) Latincede artikel olmadığı için belirtili ya da belirtisiz isim aynı biçimde ifade edilir. Cümle içindeki görevine göre çevirilir:


Italia est terra. : İtalya ülkedir. / İtalya bir ülkedir.
b) Özel adlar ve özel adlardan türeme sıfat ya da zarflar büyük harfle yazılır:

Latium > Latinus,a,um; Latine


Roma > Romanus,a,um

Italia > Italicus,a,um
c) Esas gövde genitivus casus'unda görüldüğü için isimleri öğrenirken (ve sözlüklerde ararken) ismin nominativus ve genitivus tekil hali ile cinsini bir arada göreceğiz:
Örn. rosa, ae f.

amicus, i m.

miles, itis m.
V E R B U M
Fiiller (verbum) kiplerine (modus), zamanlarına (tempus), şahıslarına (persona), sayılarına (numerus) ve cinslerine (genus) göre incelenir. Bunun dışında fiiler verbum finitum ve verbum infinitum olarak ele alınırlar (verbum infinitum, fiilin nomen, yani isim ya da sıfat biçimidir).
1. MODUS: Latincede 3 kip vardır.
Indicativus (gerçeklik kipi)

Coniunctivus (düşünceye, isteğe ve kanıya bağlı ifadelerin kipi)

Imperativus (emir kipi)
2. TEMPUS: Latincede 6 zaman vardır.
a) praesens gövdesi ile kurulan 3 zaman:
Praesens

Imperfectum

Futurum
b) perfectum gövdesi ile kurulan 3 zaman:
Perfectum

Plusquamperfectum

Futurum exactum
3. PERSONA: 1., 2. ve 3. şahıslar;
4. NUMERUS: tekil (singularis) ya da çoğul (pluralis):
Örn. 1.tekil şahıs : ben

2.tekil şahıs : sen

3.tekil şahıs : o

1.çoğul şahıs : biz

2.çoğul şahıs : siz

3.çoğul şahıs : onlar


5. GENUS: Fiilin cinsi, o fiilin aktif ya da pasif oluşunu belirtir.

VERBUM INFINITUM:


a) İsim olarak kullanılan biçimler:
Infinitivus (mastar biçimi)

Gerundium (mastarın isim biçimi/çekimi)

Supinum (Fiilin aktif ve pasif olarak zarf/tümleç biçimi)
b) Sıfat olarak kullanılan biçimler:
Participium (sıfat fiil)

Gerundivum (pasif zorunluluk gösteren bir tür participium)
CONIUGATIO: Latincede fiil çekimi mastar bitimlerine göre gruplandırılır:
1. -are bitimli (a'lı gövde)

2. -ere bitimli (uzun e'li gövde)

3. -ere bitimli (i'li, u'lu gövde ve sessiz bitimli gövde)

4. -ire bitimli (i'li gövde)


a) Fiiller basit fiiller ve bileşik fiiller olarak karşımıza çıkar; bileşik fiiller, bir basit fiilin önüne bir ön takının gelmesi ile oluşan fiillerdir. Bu ön takılar, basit fiilin anlamını daha belirgin kılar, ya da fiile yeni anlamlar yüklerler:
Örn. vadere : gitmek, yürümek > in-vadere : içine girmek; istila etmek

cedere : yürümek, çekilmek > re-cedere : geri çekilmek

legere : okumak > per-legere : baştan sona (iyice) okumak
b) Gerek isimlerde, gerekse fiillerde olumsuzluk, sözcüğün başına genellikle non (/haud)9 getirilerek yapılır:
scribo : yazıyorum > non scribo (=haud scribo) : yazmıyorum

Ego scribo ille legit : Ben yazıyorum, o okuyor > Non ego, ille legit . Ben değil, o okuyor.

Velimus pacem, non bellum : Savaş(ı) değil, barış(ı) istiyoruz.10
b.2) Ayrıca, bir bağlaç (nec, neque ..), bir zamir (nemo, nihil ..) ya da bir zarf (numquam ..) ile de olumsuzluk ifadesi sağlanabilir:
nec laudavit > (ve de/ hiç de) övmedi

neminem laudavit > hiçkimseyi övmedi

numquam laudavit > hiçbir zaman övmedi
b.3) Imperativus kipinin Praesens olumsuzu için özel bir kullanım vardır (ayrıntılı bilgi için bkn. Lectio 9.):
ne (/nihil) + coniunctivus perfectum > ne (/nihil) scripseris : yazma!
c) Sözcüğün sonuna eklenen -ne takısı o sözcüğün soru biçimini oluşturur; ve -ne takısı hangi sözcüğe eklenmişse soru ifadesini o sözcük yüklenir:
amat : seviyor > amatne ? : seviyor mu?

patria : vatan > patriane ? : vatan mı?

amat patriam : vatanı seviyor. > amatne patriam ? : vatanı seviyor mu?

patriamne amat ? > vatanı mı seviyor?
d) Latincede yüklemin öznesi, özellikle bir şahıs zamiri söz konusu ise, tıpkı Türkçede olduğu gibi, vurgulu olmadıkça söylenmez:
dicit > söylüyor > ille dicit > o söylüyor (bizzat o, başkası değil).
e) Latince cümlenin öznesi ve yüklemi genel olarak cins, hal ve sayı bakımından uyum içindedir. (Bu konu ile ilgili ilk genel bilgi Ek syntaks bilgileri 2'de, ayrıntılı bilgi ise, tüm isim çekimleri işlendikten sonra Lectio 7'de verilecektir.)
e) Daha önce de değindiğimiz gibi, Latincede ismin belirtili ya da belirtisiz oluşunu gösterecek özel bir işaret yoktur; bu bakımdan, Türkçede ister belirtili, ister belirtisiz ifade edilmiş olsun, -çekimli fiil için- özne durumundaki sözcük daima nominativus, nesne durumundaki sözcük ise daima accusativus casus'unda olur:
Masanın üstünde kitap var / Masanın üstünde bir kitap var (nominativus)

Kitap okuyorum / Bir kitap okuyorum / Kitabı okuyorum (accusativus)
f) Latincede bir fiili öğrenirken (ya da sözlükte ararken), praesens gövdesini, perfectum gövdesini ayrı ayrı gösteren,
1) Indicativus praesens 1. tekil kişiyi,

2) Indicativus perfectum 1. tekil kişiyi,

3) Geçişli, yani düz nesne alan (transitif) fiillerde, Latin dilinde çok önemli bir rolü olan participium'unu; ya da geçişsiz (intransitif) fiillerde supinum'unu,

4) Mastar ekini, ya da çekim grubu sayısını birarada göreceğiz.11


* Fiilin geçişli ya da geçişsiz oluşu yabancı dildeki sözlüklerde tr. ya da intr. diye gösterilirken, biz Vocabula bölümlerinde gçl. ya da gçz. diye göstereceğiz
Örn. scribo, scripsi, scriptus,3. gçl.

cedo, cessi, cessum,3. gçz.

amo, amavi, amatus,1. gçl.

sum, fui, esse gçz.




LECTIO 1
KONU: 1. isim çekimi ve özellikleri; Yunanca adların çekimi; İsim tamlaması; Özne - Yüklem uyumu; 4 (örnek) fiil çekimi ve esse fiili (Indicativus Activus Praesens); Ablativus instrumenti; Ablativus sociativus
1. İSİM ÇEKİMİ: (a'lı gövde)
Bu gruba -a bitimli femininum ve masculinum sözcükler girer.
Örn. rosa, ae f. : gül
Tek. N. ros-a Çoğ. ros-ae

G. ros-ae ros-arum

D. ros-ae ros-is

Acc. ros-am ros-as

Abl. ros-a ros-is

Voc. ros-a! ros-ae!12


a) Erkek cinsi gösteren isimlerle, Yunancadan geçme bazı özel adlar masculinum olarak bu çekime göre çekilirler:
poeta,ae m. > şair, ozan

nauta, ae m. > gemici, denizci

agricola, ae m. > çiftçi

Yunanca adlarIn çekİmİ:


Aeneas, ae m. Anchises, ae m.
N. Aeneas Anchises

G. Aeneae Anchisae

D. Aeneae Anchisae

Acc. Aeneam (/Aenean) Anchisam (/Anchisen)

Abl. Aenea Anchisa (/Anchise)

Voc. Aenea! Anchise!


b) Bazı isimler (özellikle de bazı kent adları), tekil bir şeyi gösterdikleri halde, yalnızca çoğul olarak (pluralia tantum) kullanılırlar:
divitiae, arum f. > zenginlik

insidiae, arum f. > haset; kıskançlık

nuptiae, arum f. > düğün; evlenme

Athenae, arum f. > Atina kenti (tanrıça Athena'dan)

Thebae, arum f. > Tebai kenti

c) Bazı sözcüklerin tekilleriyle çoğulları arasında anlam farkı vardır:


copia, ae f. : bolluk copiae, arum f. : askeri güçler

littera, ae f. : harf litterae, arum f. : mektup; edebiyat

fortuna, ae f. : talih fortunae, arum f. : servet
d) Genitivus çoğulda -arum eki yerine bazı isimlerde -um eki görülür; özellikle de ulus isimlerinde:

Dardanidum


Crotoniatum
e) -gena ya da -cola anlam katmasıyla oluşan erkek cinsten bileşik isimler genitivus çoğullarında -orum kadar -um bitimini de alırlar:
terrigenum (/terrigenorum) > (yeryüzü sakinleri)

caelicolum (/caelicolorum) > (gökyüzü sakinleri)
f) Filius, filia; deus, dea; libertus, liberta gibi erkek ve dişi cinsi yan yana çok kullanılan sözcük ikililerinde dativus ve ablativus çoğulları, özellikle dişi cinste -is bitimi yerine -abus bitimini alırlar:
filiis et filiabus

deis deabusque

libertis et libertabus
g) Pater, mater, filius ve filia gibi en yakın aile bireylerini gösteren isimlerden sonra familia, ae f. sözcüğünün genitivus tekili -ae yerine çoğu kez -as bitimi ile kullanılır:
pater familias > aile babası = aile reisi

mater familias > ailenin annesi
İSİM TAMLAMASI
Türkçedekine benzer biçimde, tamlayan her zaman genitivus casus'u ile ifade edilir; tamlanan ise cümle içindeki görevine göre herhangi bir casus'ta olabilir:
Spina rosae > gülün dikeni / gül dikeni

Spinae rosae > gülün dikenleri

Casa amici > arkadaşımın evi

In casa amici > arkadaşımın evinde

Sub umbra rosarum > güllerin gölgesinde

Metus civium > yurttaşların korkusu / yurttaşlardan duyulan korku*
* Burada dikkat edilmesi gereken bir durum vardır: tamlayanın özne ya da nesne olarak düşünülmesi; yani Latince söylersek:
Genitivus subiectivus > tamlayanın özne durumunda olması:
amor patris > baba sevgisi (babanın duyduğu sevgi)
Genitivus obiectivus > tamlayanın nesne durumunda olması:
amor patris > baba sevgisi (babaya karşı duyulan sevgi)
Bu ikinci durumu daha belirgin kılmak için pro + abl.; erga + acc.; de + abl.; in + acc. gibi kurmalara başvurulabilir:
amor erga patrem > babaya karşı duyulan sevgi
* Genitivus obiectivus ya da genitivus subiectivus, genel olarak cümle içindeki işlevi ile birbirlerinden ayrılırlar:
Laetitia puellae > Genç kızın sevinci (genç kızın duyduğu sevinç)

Laetitia vitae > Yaşam sevinci (yaşama duyulan, yaşamın duyurduğu sevinç)

Ek syntaks bilgileri 2

Latincede çekimli bir fiilin Öznesi daima Nominativus casus'unda; geçişli (tr.) fiille kullanılan Nesne ise Accusativus casus'undadır.
Discipuli linguam Latinam discunt .> Öğrenciler Latin dili(ni) öğreniyorlar

N o m. A c c.


Özne-Yüklem (Subiectum - Praedicatum) arasında, Türkçeden farklı olarak, kesin bir uyum vardır. Özne tekilse, yüklem de tekil; özne çoğulsa, yüklem de mutlaka çoğuldur. Ayrıca yüklem Esse fiili ile oluşmuş bir isimli yüklemse, yüklem parçası sayı, cins ve casus bakımından daima öznesine uyar.13:
Discipulus linguam Latinam diligit./ Discipuli linguam Latinam diligunt.

Nom. Tekil Tekil Nom. Çoğul Çoğul


Öğrenci(ler) Latin dilini seviyor(lar).
Discipulus sedulus est. / Discipuli seduli sunt. >

Nom.m.Tek. (Nom.m.)Tek. Nom.m.Çoğ. (Nom.m.) Çoğ.


Öğrenci(ler) çalışkandır(lar).
Italia est terra. İtalya bir ülkedir.

Italia et Graecia sunt terrae. İtalya ve Yunanistan (birer) ülkedir.

FİİL ÇEKİMİ: Indicativus Activus PRAESENS
Her çekimden bir örnek fiil seçiyoruz; Lectio'larda olsun, Vocabula'da olsun, özel olarak belirtilmedikçe (gövde değişiklikleri, fiilin 4 temel biçimi verildiğinde açıkça görülecektir), her fiil girdiği gruptaki bu modele göre çekileceklerdir.
amo, 1. sevmek

teneo, 2. tutmak

scribo, 3. yazmak

audio, 4. işitmek, duymak

sum, esse olmak (ayrıca isimli yüklem için yardımcı fiil)

possum, posse (pot+esse) muktedir olmak, elinden gelmek (ayrıca yardımcı fiil olarak öteki mastarlarla -ebilmek anlamını verir: possum dicere > söyleyebilirim.)

amo, are (1) teneo, ere (2) scribo, ere (3) audio, ire (4)
am-o ten-eo scrib-o aud-io

am-as ten-es scrib-is aud-is

am-at ten-et scrib-it aud-it

am-amus ten-emus scrib-imus aud-imus

am-atis ten-etis scrib-itis aud-itis

am-ant ten-ent scrib-unt aud-iunt


Esse Posse
sum pos-sum

es pot-es

est pot-est

sumus pos-sumus

estis pot-estis

sunt pos-sunt


a) Esse fiilinin hemen hemen bütün bileşikleri (compositum'ları) dativus ile kullanılırlar ve posse örneğinde olduğu gibi çekilirler; yalnızca posse'de ve prodesse'de esse'nin eklendiği gövdedeki dental (d,t) s ile karşılaştığında düşer ya da s'ye dönüşür (pot-es / pot-sum > possum; prod-es / prod-sum > prosum):
absum, abesse : uzak(ta) olmak, (orada) olmamak, daima a(b)+abl. ile kullanılır

adsum, adesse : yakın(da/ında) olmak; yardım etmek

desum, deesse : eksik olmak, (-e ya da - için) olmamak

insum, inesse : içinde olmak

intersum, interesse : arasında olmak; katılmak (iki şey arasında olmak anlamına geldiğinde inter + acc. ile kullanılır.)

obsum, obesse : zarar vermek

praesum, praeesse : başında bulunmak; komuta etmek

prosum, prodesse : yararlı olmak, yaramak

subsum, subesse : altında olmak; aşağısında olmak

supersum, superesse : arta kalmak; hayatta kalmak
b) Esse fiili bir isim ya da bir sıfatla birlikte isimli yüklem (praedicatum nominale) oluşturur; bu durumda yüklem parçası her bakımdan özneyle uyum içindedir (özellikle yüklem parçası durumundaki sıfatlar sayı, cins ve casus bakımından özneye mutlaka uyarlar):
Italia est terra. > Italia et Graecia sunt terrae.

Italia est cara poetis. > Italia et Graecia sunt carae poetis.
c) Cümle içinde, nerede? sorusuna yanıt veren bir yer zamiri ya da yer kurması varsa Esse fiili, kendi başına, fiil yüklem (praedicatum verbale) olarak 'bulunmak, var olmak; mevcut olmak' anlamına gelir:
In Italia multa templa et multae arae deorum dearumque sunt. > İtalya'da tanrıların ve tanrıçaların birçok tapınak ve sunakları var.

Ibi semper est victoria, ubi concordia est. > Anlaşmanın olduğu yerde her zaman zafer vardır.

Ibi castra inimicorum erant. > Orada düşmanların ordugahı vardı.

Ubi sunt socii Romanorum ? > Romalıların müttefikleri neredeler?
Ek syntaks bilgileri 3

Ablativus instrumenti: Düz ablativus (araç, alet abl.) Ne ile? sorusuna yanıt verir. Nesneler için kullanılır.
Sagittis occidere > oklarla öldürmek

Ornare floribus > çiçeklerle süslemek

Penna scribere > (tüy) kalemle yazmak
Aynı konumda kişi söz konusu olduğunda, Kimin aracılığıyla? sorusuna per + acc. yanıt verir:
Per ancillas domina villam exornat. > Evin hanımı hizmetçi kızlarla (aracılığı ile, onları kullanarak, onlar sayesinde) evini süslüyor.
Ablativus sociativus: Cum + abl. (beraberlik, birliktelik) Kim ile, Kiminle? (Ne ile? Nasıl?) sorularına yanıt verir. Kişi için ve soyut isimler için kullanılır.
Cum amicis ludimus in horto. > Arkadaşlarla (birlikte) bahçede oynuyoruz.

Cum febri domum rediit. (Cic.) > Ateşli ateşli (ateşi varken) eve döndü.

Caesar cum equitibus nongentis in castra pervenit. (Caes.) > Caesar 900 atlıyla ordugaha ulaştı.
Ablativus durumundaki sözcüğün yanında bir sıfat varsa, cum praepositio'su kullanılmayabilir:
Ad Caesarem omnibus copiis contendunt. (Caes.) > Bütün askeri güçleriyle Caesar'ın üstüne yürüdüler.
EXERCITIUM 1
1. Roma est in Italia, Italia est in Europa. — 2. Concordia est causa victoriae, victoria laetitiae. — 3. Magistrae delectant fabulis puellas. — 4. Nautae pavitant (=metuunt) procellas. — 5. Agricolae saepe ornant coronis aras dearum. — 6. Terrigenae laudant vitam caelicolum. — 7. Sardinia est insula Italiae. — 8. Parsimonia et opera comparamus divitias. — 9. Luxuria illecebris depravat vitam. — 10. Agricolae habitant in casis. — 11. Sapientia est magistra vitae. — 12. Puellae immolant hostias deabus. — 13. Non pavitamus, sed amamus magistram. — 14. Puella scribit epistulam amicae. — 15. Metuitisne scholam, puellae? - Non metuimus.
***
1. Ay gemicilere yol gösterir, bu nedenle gemiciler ayı severler. — 2. Diana ormanların tanrıçasıdır, ormanlarda vahşi hayvanları oklarla öldürür. — 3. Çiftçi vahşi hayvanlardan değil, (fakat) tanrıçanın öfkesinden korkar. — 4. Minerva bilgelik tanrıçasıdır. — 5. Okulda dil öğreniyoruz, ormanda ise arkadaşlarla oynuyoruz. — 6. Çiftçinin kızları tanrıçanın sunağını menekşelerle süslüyorlar. — 7. Genç kızlar öğretmene güller armağan ediyorlar. — 8. Ormanlarda birçok (multa,ae) bitki vardır. — 9. Düşünüyorum, o halde varım (Descartes). — 10. Ozanlar Minerva'nın bilgeliğini yüceltiyorlar.


VOCABULA 1. Latince - Türkçe


agricola, ae m. : çiftçi; toprak adamı

amica, ae f. : kız arkadaş

ara,ae f. : sunak

caelicola, ae m.(Bak coelicola) : gökyüzü sakini, gökyüzünde oturan; tanrı

casa, ae f. : küçük kır evi, köy evi; kulübe, baraka

causa, ae f. : neden, sebep

coelicola, ae m. : gökyüzü sakini, gökyüzünde oturan; tanrı

comparo,1.gçl. gçz. : sağlamak, edinmek; kazanmak; biraraya getirmek; aynı hizaya getirmek; düzenlemek, düzene koymak; karşılaştırmak

concordia, ae f. : anlaşma, uyuşma

corona, ae f. : çelenk; çiçeklerden yapılmış taç

dea, ae f. : tanrıça

deinde (adv.) : bundan sonra

delecto,1. gçl.: memnun etmek, sevindirmek; eğlendirmek, neşelendirmek

depravo,1. gçl.: bozmak, zarar vermek, kötü anlamda değiştirmek, deforme etmek, olumsuz anlamda saptırmak

diligo, 3. gçl.: sevmek

divitiae, arum f. (pl.t.) : zenginlik

epistula, ae f. : mektup

et : (coni.) ve > et .. et .. : hem .. hem ..

Europa, ae f. : Avrupa

fabula, ae f. : masal, öykü; masalsı anlatı

habito, 1. gçl. gçz.: oturmak, ikamet etmek; yerleşmek

hostia, ae f. : kurban, kurbanlık

illecebra, ae f. (genellikle pl. -ae,-arum) : çekicilik, cazibe, hoşluk; övgü, iltifat, pohpohlama

immolo,1. gçl.: boğazlamak, kesmek, öldürmek > immolare hostiam : kurban kesmek

in : (Praep.) in + acc. nereye? sorusuna; in + abl. nerede sorusuna yanıt verir

incolae, arum f.(pl.t.) sakinler, bir yerde oturanlar

insula, ae f. : ada

Italia, ae f. : İtalya

laetitia, ae f. : sevinç, neşe; hoşnutluk

laudo,1. gçl.: övmek, yüceltmek

luxuria, ae f. : sefahat; zevke, lükse düşkünlük, lüks

magistra, ae f. : (kadın) öğretmen;

metuo,3. gçl. (acc.) : korkmak

nauta, ae m. : gemici

opera, ae f. (Krş. opus,eris n) : zahmet, çaba, gayret; özen, dikkat > operam dare: emek vermek

orno,1. gçl.: süslemek; donatmak

parsimonia, ae f. : tasarruf; para biriktirme; ekonomi yapma

pavito,1. gçl.: (acc.) korkmak, dehşete kapılmak

procella, ae f. : fırtına, kasırga, şiddetli rüzgar; çalkantı, sarsıntı

puella, ae f. : genç kız

Roma, ae f. : Roma (kenti/daha sonra Roma devleti)

saepe (adv.) : sık sık, çoğu kez

sapientia, ae f. : bilgelik

Sardinia, ae f. : Sardinya (adası)

schola, ae f. : okul

scribo, 3. : yazmak

sed (coni.) : ama, fakat

terrigena, ae m.f. : topraktan doğma; yeryüzündeki (insan)

victoria, ae f.: zafer, utku

vita, ae f. : yaşam, hayat


VOCABULA 1. Türkçe - Latince


ada : insula, ae f.

arkadaş : amica, ae f.

armağan etmek: dono,1.gçl.

ay : luna, ae f.

bilgelik : sapientia, ae f.

birçok : (burada sıfatın fem.biçimi) multa, ae f.

bitki (fidan, ağaç) : planta, ae f.

bu nedenle (bunun için) : (coni.) itaque

çiftçi : agricola, ae f.

Diana : Diana, ae f. (Latona ile Juppiter'in kızı, Apollo'nun kız kardeşi; av ve avcılık tanrıçası)

dil : lingua, ae f.

düşünmek : cogito,1.gçl.

fakat : (coni.) sed

gemici : nauta, ae m.

genç kız : puella, ae f.

göstermek : ostendo,3. gçl.; demonstro,1. gçl.

gül : rosa, ae f.

ile : ne ile? sorusuna düz ablativus, kim ile? sorusuna cum +abl. yanıt verir

ise : (coni.) autem

işkence etmek (eziyet etmek) : excrucio,1. gçl.; fatigo,1. gçl.

kız (evlat olarak) : filia, ae f.

menekşe : viola, ae f. > in viola esse : kıskanılacak durumda olmak (erguvan rengi zenginlik, soyluluk simgesi idi.)

Minerva : Minerva, ae f.

o halde : (adv.) ergo

ok : sagitta, ae f.

okul : schola, ae f.

orman : silva, ae f.

oynamak : ludo,3. gçz.

ozan : poeta, ae m.

öfke : ira, ae f.

öğrenmek : disco,3. gçl.

öğretmen (kadın) : magistra, ae f.

öldürmek : neco,1. gçl.; exanimo,1. gçl.; occido,3. gçl.; immolo,1. gçl.

özen (dikkat) : diligentia,ae f.; cura,ae f.

sakin (bir yerde oturanlar) : incolae, arum m.f.

sevmek : diligo,3. gçl.

sevinç : gaudia, ae f.

sunak : ara, ae f.

sunmak : dono,1. gçl.

süslemek : orno,1. gçl.

tanrıça : dea, ae f.

vahşi hayvan : fera, ae f.

var olmak : sum, esse

vermek : do, dare 1. gçl.

yol : via, ae f.

yüceltmek (kutlamak) : celebro,1. gçl.


LECTIO 2
KONU: 2. isim çekimi; Deus isminin çekimi; Dativus finalis; Fiil çekimi: Indicativus Activus Imperfectum; Appositio; Imperativus (Praesens)
2. İSİM ÇEKİMİ (o'lu gövde)
Bu çekime -us ve -er bitimli masculinum sözcüklerle -um bitimli neutrum sözcükler girer; ancak, bu çekimde -us bitimli bazı femininum ve neutrum sözcüklere de rastlanabilir.

Örn.1. amicus, i m. : arkadaş, dost Örn.2. donum, i n. : armağan, sunu


N. amic-us amic-i don-um don-a

G. amic-i amic-orum don-i don-orum

D. amic-o amic-is don-o don-is

Acc. amic-um amic-os don-um don-a

Abl. amic-o amic-is don-o don-is

Voc. amic-e! amic-i! don-um! don-a!

Örn.3a. puer, pueri m.: çocuk Örn.3b. ager, agri m.: tarla
N. puer puer-i ager agr-i

G. puer-i puer-orum agr-i agr-orum

D. puer-o puer-is agr-o agr-is

Acc. puer-um puer-os agr-um agr-os

Abl. puer-o puer-is agr-o agr-is

Voc. puer! puer-i! ager! agr-i!

Yukarıda görüldüğü gibi, -er bitimli sözcüklerden bazıları gövdelerindeki -e'yi düşürerek, bazıları ise -e'yi muhafaza ederek çekilirler.
a) Vir, viri m. (:erkek) sözcüğünün çekimi de tıpkı puer'in çekimi gibidir; ancak vir sözcüğü bileşik isimlerde, özellikle bir yetki ifade ettiklerinde genitivus çoğulda -orum bitimi yerine -um bitimini alır:
triumvir, i m. > triumvir triumvirum
b) Özellikle resmi ve ticari konuları, ölçü ya da tartı ifadelerini içeren sözcüklerle, Yunancadan geçme bazı sözcükler genitivus çoğulda -orum bitimi yerine -um bitimini alırlar:
praefectus fabrum : istihkam subayı

talentum > talentum ,i n.: Yunanlılardan geçme, (yaklaşık 50 kilo ağırlığında) bir ağırlık ve (60 mina karşılığı) bir para birimi.

iugerum > iugerum, i n. 240 ayak uzunluğunda, 120 ayak genişliğinde bir arazi ölçü birimi

Danaum >Danaus, a, um : Dana; Yunanlı


c) -er bitimli sözcüklerde Vocativus Nominativus'un aynıdır; -ius bitimli isimlerde ve özel adlarda ise Voc. bitimi genel olarak -i'dir (meus sıfatının da Voc.tekili mi'dir):
filius, ii m. > fili! > fili mi! genius,ii m. > geni!

Antonius, ii m. > Antoni! Darius, ii sözcüğünde i uzun olduğu için > Darie!
d) Locus sözcüğünün iki çoğulu vardır > loci: bir eserin, bir yazının içindeki yerler ve loca: genel ve somut anlamda yerler.
e) -us bitimli bazı kent, ada ve ülke adları ile, genelde ağaç adları femininum'dur (ağacın meyvası ise -um bitimiyle neutrum'dur):
Corinthus, i f. : Korinthos kenti

Delus, i f. : Delos adası

Aegyptus, i f. : Mısır

fagus, i f. : kayın ağacı

populus, i f. : kavak ağacı

malus, i f. : elma ağacı > malum, i n. : elma

pirus, i f. : armut ağacı > pirum, i n. : armut
f) -us bitimli bazı sözcükler neutrum'dur ve bu sözcüklerin genel olarak çoğulları kullanılmaz (singularia tantum):
vulgus, i n. : (avam olarak) halk

pelagus, i n. : deniz

virus, i n. : zehir
g) Deus sözcüğünün çekiminde rastladığımız değişik biçimler:
deus dei (di, dii)

dei deorum (deum)

deo deis (dis, diis)

deum deos

deo deis (dis, deis)

Voc. deus! * dei!

(dive!)

* Deus sözcüğünün vocativus tekili daha sonra hıristiyan Latincesinde ortaya çıkacaktır; klasik Latincede olmayan bu tekil vocativus için 'divus' sözcüğünden ödünç alınmış olan 'dive' biçimine rastlamak mümkündür.


h) Bu çekime giren bazı sözcüklerin de tekilleriyle çoğulları arasında anlam farkı vardır:
ludus, i m.: (çocukların oynadıkları) oyun / ludi,orum m.: (devlet tarafından resmi olarak düzenlenen) gösteri, temsil, oyun ya da yarışmalar

auxilium, ii n.: yardım auxilia, orum n.: yardımcı kuvvetler

castrum, i n.: kale castra, orum n.: ordugah

bonum, i n.: iyi olan bona, orum n.: mal mülk, zenginlik
i) Neutrum sözcüklerin iki değişmez niteliği vardır: Hangi çekim grubuna girerlerse girsinler,
a) Tekil ve çoğulda accusativus'lar nominativus'larının aynıdır;

b) Çoğul nominativus'ları daima -a bitimlidir.

Ek syntaks bilgileri 4

Dativus finalis : Ne için? Kimin için? sorularına yanıt veren ve yönlendirmenin hedefi olarak kullanılan dativus'tur.
Auxilio ire, venire, mittere > Yardıma (yardım için) gitmek, gelmek, yollamak.

Diem colloquio dicere > Görüşme için gün tayin etmek.

Locum castris deligere > Ordugaha (ordugah için) bir yer seçmek.

FİİL ÇEKİMİ: Indicativus Activus IMPERFECTUM
am-abam ten-ebam scrib-ebam aud-iebam

am-abas ten-ebas scrib-ebas aud-iebas

am-abat ten-ebat scrib-ebat aud-iebat

am-abamus ten-ebamus scrib-ebamus aud-iebamus

am-abatis ten-ebatis scrib-ebatis aud-iebatis

am-abant ten-ebant scrib-ebant aud-iebant

eram pot-eram

eras pot-eras

erat pot-erat

eramus pot-eramus

eratis pot-eratis

erant pot-erant


Ek syntaks bilgileri 5

Appositio : Bir ismin, tek bir isim ya da bir isim grubuyla nitelenmesi, açıklanması durumudur. Niteleyen ya da açıklayıcı işlevi gören isim, bağlı bulunduğu isme sayı ve casus bakımından mutlaka uyar. Aslında appositio relatif bir yan cümle gibidir, ancak bağlacı ve yüklemi (Esse) kaybolmuştur:
Cleopatra, regina Aegyptiorum, Antonio amica erat. > Mısırlıların kıraliçesi Kleopatra Antonius'un dostu idi. > (=Cleopatra, quae regina Aegyptiorum erat, Antonio amica erat.)

Mantua patria fuit Vergilii, poeatae Romani. > Mantova, Romalı ozan Vergilius'un vatanı idi.

Villa Horatii poetae erat apud Digentiam, parvum rivum Sabinae. > Ozan Horatius'un villası Sabin'in küçük kıyısı (olan) Digentia civarındaydı.

FİİL ÇEKİMİ: IMPERATIVUS kipi (Praesens)
2.tekil am-a ten-e scrib-e aud-i

es

2.çoğul am-ate ten-ete scrib-ite aud-ite



este
* Emir kipi ile ilgili daha geniş bilgiler Lectio 5'de; olumsuz emir konusu ise Lectio 9'da ele alınacaktır.
EXERCITIUM 2
1. Rivorum aqua recreat plantas. – 2. Romani aedificabant templa deis et deabus. – 3. Mercurius, filius Maiae, erat nuntius deorum. – 4. Agricolae ex agris frumentum in horrea portant. – 5. Agri et silvae cibum agricolis dant. – 6. Placamus donis et hostiis deos. – 7. Antoni, serva patriam. – 8. Deus adiuvat operam agricolarum. – 9. Discipuli amant litteras et libros. – 10. Virus plantarum enecat interdum feras. – 11. Superbia est vitium stultorum. – 12. Vergilius erat amicus Horatii et Augusti. – 13. Inter amicos concordia est. – 14. Inter puellam et filiam agricolae amicitia est. – 15. Apud Romanos Mars deus belli est et bella regit.
***
1. Tehlikelerde tanrılardan yardım isteriz. – 2. Öğütlerle olsun para ile olsun, dostlar dostlara her zaman yardım eder. – 3. Çayırlarda bitkiler, ırmak kıyılarında menekşeler vardır. – 4. Silahlar ve savaşlar çoğu kez yıkımların ve gözyaşlarının nedenidirler. – 5. Gemiciler yalnız denizin fırtınalarından değil, tanrıların öfkesinden de korkarlar. – 6. Romalılar askerliği ve savaşları, Yunanlılar ise edebiyatı ve felsefeyi severlerdi. – 7. Çiftçinin bahçesinde kayın ağaçları arasında bir de çam ağacı var. – 8. Şarap ve neşe ile sıkıntıları bir yana atarız (dertleri kovarız).


VOCABULA 2. Latince - Türkçe


adiuvo,1. gçl.: (acc.) yardım etmek; desteklemek; yardımcı olmak

aedifico,1. gçl.: inşa etmek, bina etmek, kurmak, yapmak

ager, ri m. : tarla

amicitia, ae f. : dostluk, arkadaşlık

amicus, i m. : (erkek) arkadaş

amo,1. gçl.: sevmek

Antonius, ii m. : (özel ad) Antonius

apud (praep.) + acc. > (kişi) yanında, nezdinde; (yer) dolayında, civarında, yakınında

aqua, ae f. : su

Augustus, i m. : (özel ad) Augustus (Ünlü Roma imparatoru)

bellum, i n. : savaş

cibus, i m. : yiyecek; besin

deus, i m. : tanrı

discipulus, i m. : öğrenci

do, dare (1) : vermek

donum, i n. : armağan, sunu

eneco,1. gçl.: öldürmek; zarar vermek; yoketmek; öldürürcesine eziyet etmek

ex : (Praep.) ex (e) + abl. nereden? sorusuna yanıt verir

fera, ae f. : vahşi hayvan

filius, ii m. : (evlat olarak) oğul, erkek çocuk

frumentum, i n. : hububat, tahıl; buğday; ürün

Horatius, ii m. : (özel ad) Horatius (Augustus döneminde yaşamış, Roma'nın en ünlü ozanlarından biri)

horreum, i n. : buğday ambarı; ambar; silo

inter (praep.) + acc. pl. > arasında; inter +acc. et acc.> -- ile --arasında

interdum (adv.) : bazan, arada sırada, kimi zaman; bu arada

liber, ri m. : kitap

litterae, arum f. : (pl.t.) edebiyat; mektup/ (sing.) harf

Maia, ae f.: Maia (Atlas'ın kızı, Mercurius'un annesi)

Mars, Martis m. : Savaş tanrısı Mars (3. isim çekimine girer)

Mercurius, ii m. : Tanrıların habercisi tanrı Mercurius

nuntius, ii m. : haber, haberci

patria, ae f. : vatan

placo,1. gçl.: yatıştırmak; yumuşatmak; hoşnut kılmak

planta, ae f. : bitki, fidan

porto,1. :gçl. taşımak; götürmek; getirmek

recreo,1. gçl.: canlandırmak, yeniden yaratmak; güçlendirmek

rego,3. gçl.: yönetmek, hükmetmek, idare etmek

rivus, i m. : dere, ırmak

Romanus, i m. : Romalı (krş. Romanus,a,um)

servo,1. gçl.: korumak; kurtarmak; muhafaza etmek; saklamak; tutmak

silva, ae f. : orman

stultus, i m. (stultus,a,um sıfatından isim) : aptal, budala

superbia, ae f. : kibir, aşırı gurur; kendini beğenmişlik, üstünlük duygusu

templum, i n. : tapınak

Vergilius, ii m. (özel ad) Vergilius (Augustus döneminde yaşamış, Roma'nın en ünlü ozanlarından biri; Aeneas destanının yazarı)

virus, i n. : (sing.t.) zehir

vitium, ii n. : kusur


VOCABULA 2. Türkçe - Latince


arasında : inter + acc.pl.; inter + acc. et acc.

askerlik : militia, ae f.

bahçe : hortus, i m.

bir de (üstelik, dahi) : (coni.) etiam

çam ağacı : pinus, i f.

çayır : pratum, i n. (otlak anlamına da gelir)

çoğu kez : (sık sık) saepe (adv.)

deniz : pelagus, i n.

dert (sıkıntı): cura,ae f.

dost : amicus, i m.

edebiyat : litterae, arum f. (pl.t.)

felsefe : philosophia, ae f.

fırtına : procella, ae f.

gözyaşı : lacrima, ae f. (lacruma, ae f. / lacryma, ae f.)

her zaman : semper (adv.)

ırmak : fluvius, ii m.; dere: rivus, i m.

istemek : peto,3. gçl.

kayın ağacı : fagus, i f.

kıyı : ripa, ae f.

korkmak : metuo,3. (acc.) gçl.; timeo,2. (acc.) gçl.; pavito,1. (acc.) gçl.

kovmak : pello,3.gçl.; -den dışarı atmak : expello,3. (ex + abl.) gçl.

neden : causa, ae f.

öfke : ira, ae f.

öğüt : consilium, ii n.

para : pecunia, ae f.

Romalı : Romanus, i m. > krş. Romanus,a,um sıfatı

savaş : bellum, i n.

sıkıntı (dert) : cura, ae f.

silah : arma, orum n. (pl.t.)

şarap : vinum, i n.

tanrı : deus, i m.

tehlike : periculum, i n.

yalnız .. değil, .. de : non solum ..., sed etiam ...

yardım : auxilium, ii n.

yardım etmek : adiuvo,1. (acc.) gçl.; succurro,3. (dat.) gçz.; adsum,adesse (dat.) gçz.

yıkım : ruina, ae f.; malum, i n. : felaket; kötülük

Yunanlı : Graecus, i m. > krş. Graecus,a,um sıfatı





1 Gramer bilgilerini verirken, bazı teknik terimleri, olabildiğince Latince okunuşa ve transkripsiyona uygun biçimde yazacağız: örn. Fonetik > Phonetica; sintaks > syntaks; ortografi > ortographia ...

2 Biz bu kitapta, gerek konular işlerken, gerekse Vocabula bölümünde yalnızca 'i' seslisini kullanacağız.

3 Uzun ve açık bir 'e' sesi veren -ae- diphtong'u ile ilgili olarak "ay"; kalın bir 'ö' sesi veren -oe- diphtong'u ile ilgili olarak da "oy" biçiminde telâffuz etme eğilimi bir hayli yaygındır: Ancak Batı’da genellikle, her ülke Latinceyi kendi diline uygun biçimde telâffuz etme eğilimindedir: Örn. 'c' sessizinden sonra bir ince sesli geldiğinde, Fransızlar ve Ingilizler 's' sesini, Italyanlar ise 'ç' sesini çıkarırlar. Bu kaosa ayak uydurmayan kürsümüz, 3-5 yil öncesine kadar telâffuzda (benim de benimseyip uyguladığım gibi) yukarıda sözünü ettiğimiz kuralları uygulamıştı.

4 Iki seslinin ayrı ayrı ses vereceğini belirten '¨' işaret.

5 Yunanca ile karşılaştır.

6 -de > e-fh-ka; Alm. tun; Ing. do.

7 Latincedeki bazı fiiller, Türkçedekinden farkl hallerle kullanılırlar: Örn. Korkmak fiili Türkçede birinden korkmak diye kullanılırken, Latincede düz nesne ile kullanılır: metuo inimicitiam. Aynı şekilde hatırlamak fiili Türkçede birini hatırlamak, bir seyi hatırlamak diye düz nesne ile kullarılırken, Latincede genitivus casus'unu gerektirir: memini alicuius. Sözlük bölümünde, yalnızca Türkçe ile uygunluk göstermeyen bu tür fiiller için, hangi casus ile kullanıabildikleri parantez içinde verilecektir.

8 Casus'ların çeşitli kullanımları zaman zaman özel kısa syntaks bilgileri olarak, ayrıntılı biçimde ele alınacaktır.

9 (/.. ) parantez içindeki 'ya da' ifadesini bu biçimde göstereceğiz; (= .. ) işaretini de 'aynı', 'eşdeğerlisi', 'tam karşılığı' anlamında kullanacağız.

10 Daha önce sözünü ettiğimiz gibi, belirtili ya da belirtisiz durum Latincede aynı biçimde ifade edilir: volo pacem : barışı istiyorum, ya da barış istiyorum. Bu durum, cümle içindeki kullanilışına göre değerlendirilir.

11 Mastar olarak -praesens gövdesi üzerine kurulan- Praesens mastarı söylenir.

12 Daha sonraki çekim tablolarında casus adlarını belirtmeyeceğiz ve vocativus'u (!) işareti ile göstereceğiz.

13 Daha ayrıntılı bilgi için bkn. Lectio 7.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət