Ana səhifə

Demokratik kitle-meslek öRGÜtleri GÖrevleri ve sorunlari


Yüklə 11.23 Kb.
tarix26.06.2016
ölçüsü11.23 Kb.
DEMOKRATİK KİTLE-MESLEK

ÖRGÜTLERİ GÖREVLERİ ve SORUNLARI
Düşünce paralelindeki gelişmeyi aktif

uygulama şekline dönüştürmek, ülkenin

ekonomik-sosyal ve siyasal yapısında etkin

rol oynamak, bence odalar için istenen

noktanın başı olmalıdır. Hiç kimse, hiç bir

resmi kuruluş, meslek sorunlarını meslek

odaları kadar bilemez. Böyle olmasına karşın

meslek örgütlerinin resmi kuruluşlarla sıkı

işbirliği içinde olduğu söylenemez.



Prof. Dr. Selçuk APAK

İstanbul Tabip Odası Başkanı


Meslek örgütlerinin batıda ve ülkemizde oldukça uzun bir geçmişi vardır. Tarih boyunca toplumların sosyal-kültürel ve ekonomik temellerini meslekler oluşturmuştur. Ortaçağdan yirminci yüzyıla kadar olan dönemde her zaman meslek sahipleri ve din adamları, ikinci planda ise monarşlar, hanedanlar, krallar ya da askerler rol oynamışlardır. Meslek sahiplerinin ön planda rol oynadığı dönemlerde meslekler babadan oğula geçerek yürütülür ve genelde yapılan meslek soyadı gibi kullanılırdı. Örneğin arabacı, terzi, değirmen gibi. Batıda bu tür soyadları hala çok yaygın devam etmektedir. Teokratik yönetimlerde ise din adamları ön planda rol oynamışlardır. Bu dönem artık batıda kaybolmuştur.


Mesleklerin örgütlenmesi gene bu dönemlere rastlar. Örneğin Almanya.'da duvarcılar serbest duvarcı locası kurmuşlardır. Bu loca bizde ve diğer batı ülkelerde Mason locası ile eş değerdir. Her ne kadar mason locası bir meslek örgütü değilse de ilk kuruluşu bir meslek örgütü gibi olmuştur.
Türkiye'de en eski meslek örgütlerinden birini Ahiler kurmuşlardı. Mesleklerin uygulanması, halkla ilişkiler ve meslek erbabının kontrolü Ahilikte çok sıkı yürütülmekte idi. İşini iyi yapamayan erbaba ceza uygulanırdı. Ne yazık ki bu durum Ahilikle beraber yok olmuştur.

Meslek örgütlerinin en eskilerinden biri de Tabib Odasıdır.Bu oda toplumda bugünkü yerini alana kadar çok zorlu dönemler geçirmiştir. Oda nerdeyse 120 yıllık bir geçmişe karşın hâlâ istenen noktaya gelememiştir. İstenen nokta ise tüm diğer odalarda olması gereken bir yerdir. Bu yerin ne olması gerektiği hakkında, bildiğim kadarıyla, bütün meslek örgütleri hemfikirdir. Meslek örgütlerinin en önemli kısmı İstanbul'da yoğunlaşmıştır. Hatta bazı meslek örgütleri hemen sadece İstanbul'da faaliyetini sürdürebilmektedir. Örneğin İ. S. M. M. M. O. gibi. Bu durum meslek örgütlerinin yurt düzeyinde etkin olmasını önlemektedir. Tabib odaları ise yurt düzeyinde 41 ilde vardır ve bu odalar 2 ayda bir genel yönetim kurulu (GYK) adı altında toplanarak sorunlarını konuşmaktadırlar. Edindiğim deneyimlere göre bu durum birçok açıdan yararlı olmaktadır.



Meslek örgütleri toplumumuzda demokratikleşme sürecinde önemli bir rol oynamaya başlamışlardır. Özellikle bu durum son bir-iki yıl içinde belli olmaya başlamıştır. 12 Eylül olayı ile tüm etkinliğini ve ekonomik gücünü yitiririz tabib odaları, yeni yeni toparlanmaya ve yapısal değişiklikle tabana yayılmaya başlamışlardır. Bu güzel gelişme diğer meslek örgütlerinde de göze çarpmaktadır. İstanbul'da oldukça düzenli toplanan meslek odalarında ortam imrenecek düzeyde olgun ve demokratiktir. Hemen 21 meslek örgütünün de aynı düşünce paralelinde olması çok sevindiricidir. Düşünce paralelindeki gelişmeyi aktif uygulama şekline dönüştürmek, ülkenin ekonomik-sosyal ve siyasal yapısında etkin rol oynamak, bence odalar için istenen noktanın başı olmalıdır. Hiç kimse, hiç bir resmi kuruluş meslek sorunlarını meslek odaları kadar bilemez. Böyle olmasına karşın meslek örgütlerinin resmi kuruluşlarla sıkı işbirliği içinde olduğu söylenemez. En azından tabib odaları için durum budur. Meslek odalar ı kapalı kutu olmamalıdır. Her meslek örgütünün halka yönelik dinamik bir gelişme göstermesi gerekir.
Demokratik kitle örgütü olabilmek birçok sorumu yüklenme anlamına gelmelidir. Gelişmekte olan ülkelerde sosyal yaşam beklenmedik olaylarla olumsuz etkilenebilmektedir. Aşırı akımlar bu tür ülkelerde bazen sosyal gelişmeyi durdurabilecek düzeyde etkili olabilmektedir. Bunun bazı örneklerini komşu ülkelerde görebilmekteydi. Önce belirttiğim istenen nokta bence tüm odalarda ufak farklılıklar dışında benzer olmalıdır. Tabib odaları için istenen noktayı özetlersek: Tabana yaygın ve etkili, mesleğin sürekli ve zorunlu eğitimi, eğitimin standardizasyonu, yüksek lisans ve uzmanlık eğitim belgelerinin tanzimi, meslek hatalarının kontrolü ve denetimi, özlük haklarının savunulması, ekonomik ve sosyal sorunların yasal organlarla beraber düzenlenmesi, Toplumun bilinçlenmesinde katkı, araştırma ve bilimsel çalışmalarda yardımcı olanak, birinci basamak sağlık sorunlarının belirtilip giderilmesinde yasal organlarla işbirliği, diğer ülke tabib odaları ile organik işbirliği ve nihayet bir sağlık örgütü olarak insan haklan ve insan sağlığına zarar verebilecek her şeye karşı mücadele ve çevre korumacılık.

Bu belirtilenlerin tümü ya da tümüne yakın kısmı diğer meslek kuruluşlarında da istenen nokta olması gerekliliğine inanıyorum. Öyle ya da böyle günün birinde bu duruma geleceğiz. Ümidim ve arzum bunun bir an önce olması. Çünkü toplumumuz bunu hak edecek düzeye gelmiştir.


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət