Ana səhifə

BİRİNCİ bulgaristan geziSİ SÖyleşİleri (İnanç Önderleri)


Yüklə 364.27 Kb.
səhifə2/5
tarix18.07.2016
ölçüsü364.27 Kb.
1   2   3   4   5

Peki eski kuşağı biraz suçluyorsunuz?


Evet.

Peki bu Deliorman’da bulunan Alevi Türk köylerinde bulunan gençlerin çelişkiler nedir? Bu gençlerin sorunları ne, bu babalar nasıl onları bu yola kazandıracak. İnceliklerine eğilebiliyorlar mı?

Gençlerin en büyük sorunları bugün işsizlik olduğundan daha çok köylerden gidip şehre iş aramaya. Böylelikle de yalnız kalıyorlar. Gençler daima babalara tabidir onların anlattıklarına inanıyorlar. Yani hiçbir vakit babasız iş yapmıyorlar.

Size çok teşekkür ediyoruz size bir aydın olarak.


MEHMET ALİ KARATAŞ
1932’de Karalar’da doğdum.

Bana söz kalmadı desem yalan olmaz. Çünkü 8-10 babalar var onlar daha bilgili daha varlıklı. Aklımda ne varsa söylerim size.

Şimdi tarikat yolundan açtık şimdi tarikat yolundan ben de söyleyeyim onların tekrarı olur ama ne de olsa hayvanlar koklaşa koklaşa insanlar konuşa konuşa anlaşırmış. Şimdi bizim bir Murtaza hocamız vardı şimdi Türkiye’de, rahmetli bir babası vardı çok iyiydi. Şimdi bir cenazemiz geldi Murtaza hoca Sami hoca çocuğu oğlu laf açıldı böyle tarikat yolundan gençler gelmiyor, gençler sokulmuyor dedi. Sami hoca dedi ki komşular ben bütün talebeleri toplarım tarikat yoluna dedi. Ne yaparsın? 13’e pay ederim dedi. İlk el yaparım dedi sofram açılsın dedi. Masalar ayrı koyarım çatalı bardağın önüne dedi onları da alıştırın dedi. Onlar sofraya mı gelir dedi kaç tane sofra kurarsanız gelmezler dedi. Şimdi gençlerin çoğu başladı itiraz etmeye. Şimdi ben bazı yerde konuşurum. Şimdi bizim taraftakiler çok itiraz ettiler. Dediler ki tarikat yolundan sapmayız ne gördüysek onu işleyeceğiz. Ben onlara anlatırım bazı yerlerde babalardan sonra. Şu tarikat bu tarikat yolunu 500-1000 seneye mesela hep bir yerde bir makamda gidiyor.

Tarikat yolunda eriyip gidersin 1944-1946-1940 senelerinde mumla dururduk. Lambamız, elektriğimiz yok, televizyonumuz yok hiçbir şey yok, tarikat yolundayız iki söz konuşup da batırmak lazım değil batırmayacağız. Onların bir takım şeyleri gençlerimiz gelmesin böyle böyle tarikat yolunda bir takım şeyler konuşma savaşı gençlere bazı şeyleri kurtardın. Sen tarikat yolunu batırma savaş verir ta iki üç söz kişi verir böyle böyle anlatırsın.


Çok sağ olasın, var olasın hepinize teşekkür ediyorum.

Bu muhabbete katıldınız, bunları yazacağız, çizeceğiz bunlardan yararlanacağız.

Bir adım atalım dedik.

CAFERLER



1 Mayıs 2000
SALİH FIÇICI, HÜSEYİN FIÇICI, ALİ KEDİK, MEHMET SALİH

SALİH FIÇICI



Burada cemler, erkanlar yürüyor mu, yapılıyor mu sizin sağlığınız biraz bozuk ama devam ediyor musunuz, cem yürütmeye?

Gücümüz yettiği kadar yapıyoruz.

Kaç yıldır yapıyorsunuz babalık hizmetini?


50 yıldır posttayım, hizmet etmeye çalışıyorum.

Hizmete başlamanız nasıl oldu?


O zamanın geçimine göre iyiydi, o zamanlar halk cahil, bilgisiz, kitap yok.

Bizim kendi taliplerimiz beni seçtiler, benim dedem baba idi, babamın da 10 senelik babalığı var.


Hizmetinizi ne zamanlar yaparsınız?


Güz vakti geldiği zaman.

Doğma büyüme buralı mısınız?


Evet dedem, babam buralı. Ama bizim sülale Üyüklü’den gelmiş, İsperih’in öte yanında.

Bu mahalle karışık mı? (Alevi/Sünni manasında)


Burası karışık değil.

Her dedenin kendine ait talipleri mi var?

Evet.


Mesela bir dedenin talipleri çoğaldı, nasıl olacak, cemlerin yürümesi için başka bir dede nasıl atanıyor, siz mi karar veriyorsunuz, birini yetiştiriyor musunuz?

Kalabalık olduktan sonra karar alınır.


Burada kaç tane baba var.


10 tane.

İsimlerini bilir misiniz?


Salih Fıçıcı, Ali Kedik, Kamber Kadir, Musa Ramadan, Mehmet Salih, Nuh Şeremet.

Şimdi de Bektaşileri sayayım; Hüseyin Karasar, Tahir Mokan, Mehmet Nebi, Mehmet Ali, Hasan Hüseyin Öküzcü.


Bunların (Bektaşilerle) cemleri ile sizin ki değişik galiba?


Biraz değişik.

Sizin burada ki babalarla sizin cemleriniz değişik mi?


Değişik değil aynı.

Sizde mürşide ne denir?


Büyük baba.

Diğer babalar size mi bağlı, gelip size danışır mı?


Gelir konuşur, danışır.

Talipleri siz mi ayırıyorsunuz?


Onlar zamanla ayrılmış.

Yenileri gelirse ne oluyor?


Biz yol gösteriyoruz.

Siz musahipliği (blazer) bilir misiniz?


Biliyoruz.

Ceme girmek için musahiplik şart mı?


Şart değil.

Her erkana girebiliyor mu, her şeyi yapabiliyor mu?


Musahipsiz olan tarikte üç tarik çekiliyor. Geri kalan işlerde beraber. Yani musahipsiz olana hizmet burada da verilmiyor

Sizin kaç çift talibiniz var?


10 tane. Bazısı tek, bazısı çift.

Siz bir dergaha bağlı mısınız, cemlerinizde kimi çağırırsınız?


Demir Baba Sultan’ı çağırırız.

Sizin mürşidiniz, piriniz yada sizin rehber edindiğiniz, bağlı olduğunuz bir başka baba, dede var mı, Türkiye’de olsun buralarda olsun.

Dedelerimiz zamanla Haskovo’ya bağlanmış. Biz oraya gider Otman Baba tekkesinin etrafındaki talibanı idare eden Talip Baba’dan el alırız.



HÜSEYİN FIÇICI

(Vekil Dede)

Buradaki cem cemaate talep çok mu, cemlerinizi ne zaman yaparsınız?


Perşembe ve Pazar günleri yaparız.

Burada çarşambalı var mı?


Var.

Bektaşiler, Çarşambalı mı?


Evet.

Bektaşi Babalarla sizin aranızdaki ilişkiler nasıldır?


Bağlantılarımız güzel. Eskiden Çarşambalılarla Perşembeliler kız alıp vermezlermiş.

H. Saygı: Biliyorsunuz eskiden kitap bir şey ortada kalmamış bu yörede Şeyh Safi buyruğu kalmış, Kara Kaplı diyorlardı. Muratlı’da Fıçıcılardan Ahmet Baba vardı o eski ilk gidenlerden. Ceferler’de Şükrü Baba vardı, siz onları bilmeniz lazım.

Siz atadan, dededen ne duydunuz? Mesela Otman Baba, Demir Baba. Bunları çağırıyorsunuz. Bu ulular kimlerdir, ne getirmişler, ne yapmışlar?

Şimdi bir şey diyemeyeceğim; 90 yaşındayım.


1   2   3   4   5


Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət