Ana səhifə

AKŞam tsk'dan Kuzey Irak'a hava harekatı


Yüklə 86.82 Kb.
tarix24.06.2016
ölçüsü86.82 Kb.



AKŞAM

TSK'dan Kuzey Irak'a hava harekatı

Türk Silahlı Kuvvetlerince, bölücü terör örgütünün Irak'ın kuzeyindeki Kandil'in Zap bölgesine hava harekatı düzenlendi. Jetler, teröristlere ait mağara ve barınakları tam isabetle vurarak imha etti.

Güvenlik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, Irak'ın kuzeyindeki keşifler sonucu dün bölücü terör örgütüne yönelik hava harekatı gerçekleştirildi.

Hava Kuvvetleri Komutanlığına bağlı F-16 ve F-4 2020 savaş uçaklarının katıldığı harekatla terör örgütüne ait mağara ve barınaklar imha edildi.On jetin katıldığı harekatta hedefler, milli mühimmatlarla tam isabetle vuruldu



AKŞAM

Paralel yapı, terör örgütünü kullanmış!

2001’de istihbarat elemanı olarak terör örgütü DHKP-C’ye sızdırılan İ.Ö’nün verdiği ifadelerdeki iddialar paralel yapının terör örgütlerini nasıl kullandığını bir kez daha gözler önüne serdi.

İ.Ö. 2006 yılına kadar resmi olarak polise çalıştı. Sonrasında gayri resmi görevi devam etti. İ.Ö’yü istihbarata alan ise kamuoyunun yakından tanıdığı bir isim olan Emniyet Müdürü Serdar Bayraktutan. ‘Banka değil bavul kullanın’ talimatı!

KAOS TİMİ KURDURDU

Paralel yapı soruşturması kapsamında cezaevinden tahliye olduktan sonra hakkında yakalama kararı çıkarılan ve halen firarda olan Bayraktutan, istihbarat polisleri Ali İhsan Kaya ve Halil Karakuzulu tarafından örgüte sokulan İ.Ö, paralel yapı tarafından DHKP-C içerisinde Kaos Timi kurulduğunu anlattı.

Paralel canlı bomba

TUNCEL’İ ÖLDÜRTECEKLERDİ

Şubat 2015’te ifade veren İ.Ö, paralel örgütün DHKP-C üzerinden Türkiye’ye kurduğu hain tuzakla ilgili her şeyi ifadesinde anlattı. İ.Ö’nün ifadesindeki en önemli detay ise Dink cinayetinde önemli bilgilere sahip olan Erhan Tuncel ile ilgili olan bölüm: “17 Ağustos 2010’da Maltepe Cezaevi’nden Kartal Adliyesi’ne sevk edildim. Ali İ. Kaya ve H. Karakuzulu beni adliyeden alarak İstihbarat Şubeye götürdü. Orada Ali Fuat Yılmazer ile tanıştırıldım. Yılmazer bana Erhan Tuncel’i cezaevinde öldürmem talimatını verdi. Ben karşı çıktım.”

Beni öldürteceklerdi

İstihbaratçı İ.Ö, paralel yapıyı deşifre etmeye başlayınca hedef haline geldiğini ve Serdar Bayraktutan tarafından öldürülmek istendiğini de iddia etti.

“Ben Kaos Timi’ni deşifreye başlayınca DHKP-C üyesi Tekin Dönmez Kırklareli Cezaevi’ne gelerek mahkumlara ve gardiyanlara beni sormuş.

TIPKI BENİM GİBİ...

Tıpkı benim Erhan Tuncel’i öldürmek için görevlendirildiğim gibi Tekin Dönmez’in de Ali İhsan Kaya, Halil Karakuzulu, Serdar Bayraktutan ve Ali Fuat Yılmazer tarafından beni öldürmek için görevlendirildiğini düşünüyorum.” İ.Ö. kimliğini bilmediği birini nasıl vurduklarını şöyle anlattı: “Asuman Akça tarafından Kağıthane CHP ilçe başkanı ve Nurtepe’de imama saldırı yapma talimatı verildi.

EYÜP’TE VURDUK

İstihbari çalışmamızı tamamlamıştık. Ancak bir süre daha beklememiz istendi. Sonra Eyüp’te birini vurduk.”

“5 Eylül 2007’de paralel polisler bana bir polisin hainlik yaptığını söylediler. Oğlunu yaralamamı istediler. Turgay Yıldırım Ayanoğlu isimli şahsı vurdum.” Konuyu araştıran istihbarat birimleri Turgay’ın babasının bekçi olarak çalıştıktan sonra emekli olduğunu belirledi. “9 Eylül’de bir polis amirinin yeğenini vurmamı emrettiler. Polisler Ali İhsan Kaya ve Halil Karakuzulu’nun talimatıyla Ali Temizsoy isimli şahsı iki mermiyle yaraladım.”

Paralel medya devrede

Suikast planları 20 Ocak 2013 günü gazetelere yansıdı. Haberlerde “7 DHKP-C operasyonu, örgütün suikast hazırlığında olduğunu ortaya koydu” denildi. Bu haberlerden 6 ay sonra paralel medya devreye girdi. 20 Temmuz günü Zaman gazetesi yaptığı haberde tüm eylemcileri açık ismiyle veriyordu. Paralel yapı Kaos Timi’nin ortaya çıkması durumunda kendileriyle ilişkilendirilmelerinin önüne geçmek için DHKP-C’yi hedef gösterdi.

Polisi haince şehit ettiler

“2005’te İstihbarat şubede görevli Ümit Atabey ve Halil Karakuzulu DHKP-C’nin İstanbul bölge sorumluluğuna Asuman Akça’nın angaje edildiğini, benim de örgütte hızla yükseleceğimi söylediler. Milis ekibine girdikten sonra Bahçelievler’de bir polis aracına silahlı saldırı düzenleyecek ekipte görevlendirildim.

BİLEREK POLİSİ VURDURDU

Bu talimatı polisler Ali İhsan Kaya ve Halil Karakuzulu’ya ilettim. Ancak onlar polis aracına maket yerleştireceklerini söylediler. Sonra Akça tarafından eylem ekibinden çıkarıldım.19 Haziran 2006’da saldırı gerçekleşti ve polis memuru Ahmet Yıldırım şehit oldu.”

Suçu MHP’ye atacaklardı

“İstihbarat polisi tarafından 07 Eylül 2007 günü MHP’li bir kişinin aracını çalarak, örgütün İstanbul sorumlusu Asuman Akça’yı öldürüp cesedin üzerine Türk bayrağı bırakmam istendi. Araç yolda arıza yaptı ve plan ertelendi. Daha sonra polis Halil Karakuzulu bir terslik yaşandığını, aracı almamla ilgili olarak hakkımda gasp iddiası olduğunu ama halledeceğini söyledi. Ancak bana hiç yardımcı olmadılar. Bu davanın sonucunda gasp suçundan 11 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası aldım.”



AKŞAM

Barzani'den PKK'ya tepki

IKBY Başkanı Mesud Barzani, DAEŞ ve PKK'ya göndermede bulunarak "Terörü koz olarak kullananlar, terör ateşinde yanar" dedi.

Rudaw'ın haberine göre Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başkanı (IKBY) Mesud Barzani, bugün Erbil'in Selahaddin ilçesindeki Başkanlık Ofisi'nde; İtalya Dışişleri Bakanı Yardımcısı Enzo Amendola, Bağdat Büyükelçisi Marco Carnelos ve Erbil Başkonsolosu Elesandra Di Pipo'dan oluşan heyeti kabul etti.Görüşme sonrası Başkanlık'tan yapılan açıklamada, Başkan'ın desteklerinden ötürü İtalyan Hükümeti ve halkına teşekkür ettiği, İtalyan heyetinin Kürdistan Bölgesi'ne ziyaretini DAEŞ'le mücadelede ‘dostluk belgesi' olarak gördüğünü söylediği kaydedildi.

"TERÖRÜ KART OLARAK KULLANLAR, TERÖRÜN ATEŞİNDE YANAR"

"Terör küresel bir tehdittir" diyen Barzani, DAEŞ ve PKK'ya göndermede bulunarak "Herkes teröre karşı mücadele etmelidir. Terörü kart olarak kullananların kendisi, nihayetinde terör ateşinde yanar" ifadelerini kullandı.

AKŞAM

Ankara ve Şanlıurfa'da canlı bombalar yakalandı

Canlı bomba şüphelisi olarak ülke genelinde aranan R.İ. Ankara girişinde yakalandı. PKK'lı olduğu bildirilen kadın terörist tutuklandı.Ankara'nın Gölbaşı İlçesi'nin girişinde yapılan yol denetimi sırasında gözaltına alınan 21 yaşındaki R.İ. emniyet sorgusunda susma hakkını kullandı.

Canlı bomba şüphelisi R.İ. çıkarıldığı Gölbaşı Sulh Ceza Hakimliği'nce tutuklandı. Mardin'in Kızıltepe İlçesi'nde etkisiz hale getirilen teröristlerin üzerinde ele geçirilen dijital verilerde ismi geçen R.İ. hakkında canlı bomba şüphelisi olarak arama kararı çıkartılmıştı.Geçirdiği ağır karaciğer hastalığı sebebiyle örgüt tarafından canlı bomba listesine alındığı iddia edilen R.İ.'nin 1,5 aydır Diyarbakır'da tedavi gördüğü ardından hastaneden ayrılarak karayoluyla Ankara'ya geldiği öğrenildi.

BİR CANLI BOMBA DA ŞANLIURFA'DA YAKALANDI

Şanlıurfa'da, polisin düzenlediği operasyonda PKK'nın deşifre olan canlı bombası olduğu iddiasıyla Mehmet E. yakalandı. Canlı bombayla irtibatlı oldukları öğrenilen 9 kişide gözaltına alındı.Terör örgütü PKK'nın yeni bombalı eylemlerde kullanmayı planladığı teröristlerin arasında yer aldığı iddiasıyla 81 ilde aranan Mehmet E., Şanlıurfa'da polisin düzenlediği operasyonla gözaltına alındı. Terörle Mücadele Şubesinde sorgulanmaya başlanan canlı bombayla irtibatlı oldukları öğrenilen 9 kişi de kent merkezi ve Viranşehir ilçesinde yakalandı.

PUSULA BULUNDU, CANLI BOMBAYA ULAŞILDI

Şanlıurfa'da, polisin düzenlediği operasyonla gözaltına alınan, biri canlı bomba olabileceği gerekçesiyle aranan 10 PKK üyesi, Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nde yapılan sorgulamalarının ardından adliyeye sevk edildi.

Şanlıurfa Valiliği'nden konuya ilişkin yapılan açıklamada ise canlı bombaya terör örgütü mensupları arasında kurye olarak iletişimi sağlayan bir kişinin yakalanması ve bu sırada yanındaki pusulayı yutmak istemesiyle ulaşıldığı belirtildi. Örgüt mensupları arasında iletişimi sağlayan kişinin FETÖ/PDY'ye ait Işık evlerinde kaldığına dikkat çekilen Valilik açıklamasında şöyle denildi:

"İstihbari çalışmalar neticesinde Bahoz kod adlı M.E. isimli PKK/KCK terör örgütünün kadro olarak tabir edilen üst düzey ÖSB eğitimli militanının ilimiz Harran Üniversitesi Sosyoloji Bölümü 2'nci sınıf öğrencisi ve ilimiz Harran Öğrenci Derneği üyesi H.Ş. isimli şahıs ile Mardin ili Kızıltepe İlçesi'nde örgütün sorumlu militanlarına bir pusula göndereceği bilgisi alınması üzerine H.Ş. isimli şahıs 02.04.2016 tarihinde Mardin yolunda durdurulan otobüste yakalanmıştır. Şahsın ağzında yutmak üzere iken gönderilen pusula ele geçirilmiştir.

İŞTE PKK'NIN BİTTİĞİNİ KANITLAYAN O PUSULA

Devamında yapılan çalışmalarda Bahoz kod adlı M.E.'nin kaldığı adres tespit edilmiş olup, şahıs gözaltına alınmıştır. Şahıs hakkında yapılan araştırmalarda şahsın; Mardin Sulh Ceza Hakimliği'nin 06.03.2016 tarihli kararıyla 'Silahlı Terör Örgütüne Üye Olma' suçundan, Malatya Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'nün 17.01.2015 tarihli 'Terör Nitelikli Kayıp Şahıs' olarak aranıyor kaydının olduğu, Bahoz kod adını kullandığı, PKK/KCK terör örgütü adına faaliyet yürüttüğü, PKK/KCK terör örgütü içerisinde sorumlu düzeyde olduğu, PKK/KCK terör örgütünün sözde güvenlik tedbirleri prensiplerine bağlı kalarak cep telefonu kullanmadığı, bunun yerine terör örgütü adına faaliyet yürüten kuryeler kullanarak terör örgütü yöneticileriyle irtibatlaştığı, PKK/KCK terör örgütü adına gerçekleştirilecek faaliyetlerini, eylem talimatlarını ve gerçekleşmiş faaliyet raporlarını kurye vasıtayla ilettiği, PKK/KCK terör örgütü adına eleman temin ederek terör örgütünün kırsal alanına gönderdiği, PKK/KCK terör örgütü adına Feda (Canlı bomba) eylemi yapabilecek örgütsel kapasitede olduğu değerlendirilmektedir. PKK/KCK terör örgütü içerisinde kurye olarak faaliyet yürüten H.Ş. isimli şahsın kalmakta olduğu evin FETÖ/PDY terör örgütüne ait Işık evi tabir edilen evlerden olduğu anlaşılmıştır. Yapılan ev aramalarında PKK/KCK terör örgütüne ait dokümanlar ve PKK/KCK terör örgütüne ait 5 adet kitaplarla birlikte Fethullah Gülen'e ait 77 adet kitap ele geçirilmiştir. H.Ş. ile birlikte aynı evde H.S., Ş.T., S.D., M.S.A. ve U.C. isimli şahısların kaldığı tespit edilmiş olup, adı geçen şahıslar gözaltına alınmıştır.

Devam eden araştırma ve tahkikat sonucunda; H.S. isimli şahsın Bekir kod ismini kullandığı ve H.Ş.'nin kendisini bu şekilde tanıdığı yapılan canlı teşhis işlemlerinde ve ifadelerde anlaşılmıştır. H.Ş. kendisini yaklaşık 5-6 ay kadar önce M.Y. isimli şahıs vasıtasıyla Ufuk ad veya kod adlı FETÖ/PDY terör örgütüne mensup bir şahıs tarafından bu eve yerleştirildiğini beyan etmiştir. Evde kalan diğer şahıslar da H.Ş.'yi eve kimin getirip yerleştirdiğini bilmediklerini, zaman zaman kaldıkları evde bu şekilde kendilerinin abi tabir ettiği şahıslar tarafından tanımadıkları kişilerin getirildiğini, gelen bu şahısların evlerinde bir müddet kaldıktan sona ayrıldıklarını söylemişlerdir. H.Ş. isimli şahsın da bu şekilde geldiğini ve kendini daha önce tanımadıklarını beyan etmişlerdir. Kaldıkları evin sorumlu abisinin H.S. olduğu şeklinde beyanlarda bulunmuşlardır. PKK/KCK terör örgütünün kuryesi olan H.Ş. isimli şahsın FETÖ/PDY terör örgütünün ilimizdeki birden fazla Işık evi sorumlusu tarafından Işık evine yerleştirilmiş olması ve evde kalanların bu şahsı daha önceden hiç tanımamaları ve tanımadan bu şahsı eve kabul etmeleri üzerine;

Adı geçen şahıslar ve Bahoz kod adlı M.E., H.Ş., H.S., N.S., S.K., Ş.T., S.D., M.S.A., U.C. ve D.M. isimli şahıslar gözaltına alınmıştır.Canlı bomba olacağı değerlendirilen M.E. ile kuryeliğini yapan H.Ş. ve diğer şahıslar ile ilgili çalışmalar derinlemesine devam etmektedir

HABERTÜRK

HDP mitingine bombalı saldırı davasına nakil talebi

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, HDP'nin Diyarbakır'da gerçekleştirdiği mitingde meydana gelen patlamaya ilişkin davanın "güvenlik" gerekçesiyle başka ilde görülmesini talep etti.HDP'nin 7 Haziran 2015 Milletvekili Genel Seçimi öncesinde Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda gerçekleştirdiği mitingde meydana gelen patlamaya ilişkin davanın, güvenlik gerekçesiyle başka bir kentte alınması talep edildi.

Diyarbakır 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 1'i firari, 4'ü tutuklu 5 sanık hakkında 5'er kez ağırlaştırılmış hapis cezası istemiyle hazırlanan iddianameyi kabul etmesinin ardından davanın "güvenlik" gerekçesiyle başka ilde görülmesine ilişkin talep yazısını, Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğüne gönderilmek üzere Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Kurul ve Bakanlık Muhabere Bürosuna verdi.

Yazıda, davanın Diyarbakır'da görülmesi halinde provokatif eylemler, asayiş olayları ve bazı grupların karşı karşıya gelme ihtimali bulunduğu belirtilerek, şöyle denildi:

"Davanın gerek ulusal gerekse yerel medya ve kentteki sivil toplum kuruluşları tarafından yakından takip edilen bir davadır. Kovuşturmanın Diyarbakır ilinde yapılmasının CMK 19/2 maddesi uyarınca kamu güvenliği için tehlike olacağı düşünüldüğünden gereğinin takdir ve ifası rica olunur."

İddianamede, tutuklu sanıklar Orhan G, İsmail K, Mustafa K. ve Burhan G. ile hakkında yakalama kararı bulunan İlhami B. hakkında "anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs", "nitelikli adam öldürmek" suçlarından 5'er kez ağırlaştırılmış müebbet ile "tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi" suçundan 3 yıldan 8 yıla kadar hapis cezası isteniyor.Ayrıca iddianamede sanıkların olayda yaralanan olan 210 kişiyi "nitelikli öldürmeye teşebbüs" suçundan da cezalandırılması talep ediliyor.

OLAY

Diyarbakır'ın merkez Yenişehir ilçesi İstasyon Meydanı'nda 5 Haziran 2015'te düzenlenen HDP mitinginde iki ayrı patlama meydana gelmiş, patlamada 4 kişi yaşamını yitirmiş, çok sayıda kişi yaralanmıştı.



HABERTÜRK

Mardin'de 175 terörist etkisiz hale getirildi

Mardin Valiliği, 3'ü sağ olmak üzere toplam 175 teröristin etkisiz hale getirildiği, 129 barikatın kaldırıldığı ve 391 el yapımı patlayıcının imha edildiğini açıkladı

Mardin Valiliği, Nusaybin'deki operasyonlara ilişkin, bir takım odaklarca operasyona ilişkin ortaya sürülen eksik veya kasten çarpıtılmış hatalı bilgilerin tamamının gerçek dışı olduğunu bildirdi.

Valilikten yapılan açıklamada, milli güvenliği ve kamu düzenini tehdit eden, güvenlik güçleri ve vatandaşların can ve mal güvenliği ile temel hak ve hürriyetlerini hedef alan bölücü terör örgütü mensuplarına karşı güvenlik güçlerinin yürüttüğü operasyonların demokratik hukuk kuralları çerçevesinde kararlılıkla devam ettiği belirtildi.Bu kapsamda, Nusaybin ilçesinde 14 Mart 2016 tarihinde başlatılan operasyonun başarıyla sürdürüldüğü, şimdiye kadar 3'ü sağ olmak üzere toplam 175 teröristin etkisiz hale getirildiği, 129 barikatın kaldırıldığı ve 391 el yapımı patlayıcının imha edildiği anımsatıldı.Bunun yanı sıra gerek sosyal medya, gerek yazılı basın üzerinden bazı art niyetli kesimlerce valilik makamına yönelik ortaya atılan iddiaların üzüntüyle karşılandığı vurgulanan açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

"Bir takım odaklarca operasyona ilişkin ortaya sürülen eksik veya kasten çarpıtılmış hatalı bilgilerin tamamı gerçek dışıdır. Valilik makamınca kolluk güçleri ve askeri birlikler tarafından sunulan operasyon taleplerinin tamamı onaylanmış, bununla beraber yeni operasyonların talimatları da bizzat valilikçe verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili birimlerince 17, İl Jandarma Komutanlığınca 46, İl Emniyet Müdürlüğünce 8 olmak üzere toplam 71 operasyonun gerçekleştirilmesi için izin ve talimat verilmiştir."Terör örgütüne karşı son bir yıl içinde Mazıdağı, Dargeçit, Derik, Nusaybin, Kızıltepe ve diğer ilçe merkezlerinde ve kırsallarında kahraman polis, asker ve korucularla tam bir uyum ve hukuk içinde başarılı operasyonlar gerçekleştirildiği aktarılan açıklamada, terör örgütü mensuplarına karşı Nusaybin'de yürütülen müşterek operasyonun da başarıyla sonuçlandırılıp vatandaşların terör tasallutundan kurtarılacağı kaydedildi.

HÜRRİYET

Kilis'e roket mermisi düştü: 3 yaralı

KİLİS kent merkezindeki 2 mahalleye, bu sabah Suriye tarafından ateşlenen 2 Katyuşa roketatar mermisi düştü. 2’si Suriye uyruklu 3 kişinin yaralandığı patlamaların ardından, mahallelerdeki bir ilkokul ve ortaokul tatil edildi. Katyuşa mermilerinin Suriye’nin IŞİD denetimindeki Bap bölgesinden atıldığı sanılıyor.

Sabah saat 08.40’da Suriye tarafından ateşlenen 2 Katyuşa roketatar mermisi Yeni Mahalle ve Yavuz Sultan Selim Mahallesi’ne düşerek patladı. IŞİD denetimindeki Suriye’nin Bab bölgesinden atıldığı sanılan Katyuşa mermilerinin ilki Yeni Mahalle’de yaşayan Suriyeli sığınmacıların kaldığı bir eve isabet etti. Buradaki patlamada Suriye uyruklu 2 kişi yaralanırken, yetkililer patlamaya 100 metre uzaklıktaki Kartalbey İlkokulu’nu güvenlik gerekçesiyle tahliye ederek öğrencileri evlerine gönderdi.

Aynı sıralarda diğer Katyuşa roketatar mermisi ise Yavuz Sultan Selim Mahallesi’nde yola düşerek patladı. Patlamada yakın noktada bulunan ve henüz adı öğrenilemeyen bir kişi yaralandı. Polisler, bu patlama bölgesi yakınındaki Mehmet Keçik Ortaokulu’nu da güvenlik gerekçesiyle tatil etti ve öğrencileri tahliye etti.

Patlamaların ardından olay yerlerine çok sayıda polis, sağlık ve kurtarma ekibi sevk edildi. Olay yerinde toplanan kalabalığı ise güvenlik güçleri megafonlar ile anons ederek uzaklaştırmaya çalıştı.

DAHA ÖNCE 4 KİŞİ ÖLMÜŞTÜ

Suriye’nin IŞİD denetimindeki Bab bölgesinden geçen 18 Ocak ile 8 Mart günleri ateşlenen roket mermileri Kilis’te bir okul ile mahalleye isabet etmiş 4 kişi ölmüş, 4 kişi de yaralanmıştı. Bunların yanı sıra Suriye tarafından zaman zaman atılan roketler Kilis kent merkezindeki yerleşim alanlarına isabet etmiş, hasara yol açan patlamalarda yaralanan olmamıştı.

MİLLİYET

MHP'de kritik gün yarın

MHP'de muhaliflerin, "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak, partinin olağanüstü kurultaya götürülmesi talebiyle açtığı dava yarın görülecek.

Ankara 12. Sulh Hukuk Mahkemesindeki dava saat 14.30'da başlayacak.

Davanın ilk celsesinde karar çıkabileceği belirtildi.

MHP Trabzon İl Başkanı Muammer Demeli, Denizli İl Başkanı Yasin Öztürk, Kilis İl Başkanı Arif Amoca, Bilecik İl Başkanı Ahmet Gürses, Kırklareli İl Başkanı Kürşad Yamaner, Ardahan İl Başkanı Taşkın Polat, Bayburt İl Başkanı Süleyman Burç, Elazığ İl Başkanı Abdulvahap Erdem, Samsun İl Başkanı Ömer Süslü, Sivas İl Başkanı Ragıp Özkan, Tekirdağ İl Başkanı Enez Kaplan, Tokat İl Başkanı Fatih Demirkol, Nevşehir İl Başkanı Göksel Taşçı, Uşak İl Başkanı Ali Kurt, Çorum İl Başkanı Bekir Çetin ve Gümüşhane İl Başkanı Ali Ateş, "Kurultay Çağrı Heyeti" oluşturularak, partinin olağanüstü kurultaya götürülmesine karar verilmesi için dava açmıştı.Dava dilekçesinde, 543 büyük kongre delegesinin, "partinin büyük kongresinin olağanüstü toplantıya çağrılması hususunda noter vasıtasıyla talepte bulunduğu, talebin, kongrede tüzük değişikliğini de içerdiği" belirtilmişti.

Dava tarihine kadar olağanüstü kongrenin toplanması kararı alınmadığı gibi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin değişik tarihlerdeki açıklamalarında, "Talebin yerine getirilmeyeceğini" beyan ettiği anımsatılan dilekçede, büyük kongreyi toplantıya çağırmak üzere Aksaray İl Başkanı Ayhan Erel, MHP Kurucular Kurulu Üyesi Ali Sağır ve Bursa Üst Kurul Delegesi Mehmet Bilgiç'in çağrı heyeti "asil üyesi", MYK Yedek Üyesi Turan Yaldır'ın ise "yedek üye" olarak belirlenmesi istenmişti.

Partinin avukatları talepleri reddetti

Dava dilekçesi, 12 Şubat Cuma MHP Genel Merkezine ulaşmıştı.MHP'nin avukatlarınca dava dilekçesine 3 Mart'ta cevap verilmiş, usul ve esasa ilişkin itirazlarda bulunularak, dava dilekçesinin kabul edilmediğini bildirmişti.Muhaliflerin avukatları da buna 9 Mart'ta yazılı göndermiş, davaya bakma görevinin sulh hukuk mahkemesine ait olduğunu, genel merkezin partinin olağanüstü kongreye davet edilmesi hususunda takdir yetkisinin bulunmadığını savunmuştu.



SABAH

Kâinat imamı’ finans baronu çıktı

FETÖ’ye finans sağlayan kaynakların 150 milyar dolara ulaştığı ortaya çıktı. Örgütte ‘Kâinat imamı’ olarak tanımlanan Gülen’in kapatılmasına ısrarla karşı çıktığı dershanelerin de 15 milyar dolar kaynak sağladığı belirlendi

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü (FETÖ)/Paralel Devlet Yapılanması (PDY) ana dava soruşturmasında örgütün mali kaynaklarına ilişkin dudak uçuklatan bir bilanço çıktı. 160 ülkede faaliyet gösteren örgüte ait şirket, dershane, üniversite, okul ve vakıfların arasında yer aldığı finans kaynaklarının boyutunun 150 milyar doları bulduğu kaydedildi. Soruşturma kapsamında peş peşe himmet operasyonları yapılırken, örgütün diğer kaynaklarıyla ilgili olarak Mali Suçlar Araştırma Kurulu (MASAK) ve Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) uzmanlarınca hazırlanan raporlar da ana dava dosyasına eklendi. Anayasal Düzene Karşı İşlenen Suçlar Bürosu'nca iddianamesi hazırlanan örgütün mali yapısıyla ilgili kritik tespitlere yer verildi.

PKK'NIN KURYESİ FETÖ/PDY'NİN EVİNDEN ÇIKTI

30 MİLYAR DOLAR İPEK'TE

Dosyada yer alan bilgilere göre, örgütün finans kaynaklarının başında, Kozaİpek Holding ile Kaynak Holding geliyor. "Terörizmin finansmanı" suçlamasıyla yönetimlerine kayyum atanan holdinglerin, bu bilanço içindeki paylarının yaklaşık 40 milyar dolar olduğu kaydedildi. Örgüt yöneticisi iddiasıyla hakkında tutuklama kararı bulunan firari Akın İpek'e ait Koza-İpek Holding'in 30 milyar dolar, Kaynak Holding'in ise 10 milyar dolarlık doğrudan ve dolaylı kaynak yönettiği belirlendi.

15 MİLYAR DOLARLIK RANT

Örgüt lideri iddiasıyla suçlanan ve örgüt içinde "Kainat imamı" olarak tanımlanan Fetullah Gülen'in kapatılmasına ısrarla karşı çıktığı dershanelerin ise fon kayağı sıralamasında ikinci sırada olduğu dikkat çekti. Dershanelerin 15 milyar dolar paya sahip olduğu kaydedildi.

KAYIT DIŞI PARALAR BAVULLARLA TAŞINIYOR

Soruşturmada, bu kuruluşlar üzerinden dönen bilançodan ayrı olarak, "himmet ve kurban" parası adı altında kayıt dışı kaynağa dikkat çekildi. Örgüt üyelerinden aylık olarak toplanan "himmet" dışında dini bayramlarda alınan "kurban" paralarının da kayıt dışı olarak sisteme entegre edildiği belirtildi. Bankacılık sistemi kullanılmadan toplanan ve sistem içine aktarılan paraların değişik ülkelere özellikle valizlerle taşındığına vurgu yapıldı.

ÖRGÜTÜN FİNANS KAYNAKLARI

Koza-İpek Holding: 30 milyar dolar

Kaynak Holding: 10 milyar dolar

Dershaneler: 15 milyar dolar Üniversite, dernek, vakıf, yurt, banka, yayın: 95 milyar dolar

SABAH

Perinçek'ten Kılıçdaroğlu'na istifa çağrısı

Kılıçdaroğlu geçen hafta anneliğine dil uzattığı Aile Bakanı Ramazanoğlu'na bu kez "Birilerinin önüne yatmış vaziyette" diyerek ağır hakarette bulunmasına tepkiler tepkiler çığ gibi büyüyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu’na bir tepki de Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek’ten geldi. Perinçek, “Bunun özrü yoktur, bu tür siyasetçilerin görevden çekilmesini talep ediyorum’’ dedi.

İşte Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Şule Perinçek'in sabah.com.tr 'ye yaptığı açıklamalardan satır başları..

''KADINI MALZEME OLARAK GÖRÜNCE BU TÜR ŞEYLERE YOL AÇABİLİYOR''Bu olaya iki noktada çok büyük tepki duydum. Birincisi kadın siyasetçi olarak, siyaset artık laf yetiştirme Karagöz-Hacivat durumuna geldi. Türkiye'nin bu kadar sorunları varken laf cambazlığına hakikaten büyük tepki gösteriyorum. İkincisi de kadın yazar olarak, kadının bu konuda siyasette malzeme yapılmasına zaten öteden beri çok tepkiliyiz, ilk kullanana da son kullanana da... Sn. Kılıçdaroğlu diyor ki ''o sözleri ilk karşı taraf kullandı'' neden ben kullanmıyorum öyle bir şeyi? Kadını malzeme olarak görünce siyasette bu tür şeylere yol açabiliyor.

''BUNUN ÖZRÜ YOKTUR, BU TÜR SİYASETÇİLER GÖREVDEN ÇEKİLMELİ''

Çözümsüzlükten, siyaset üretilemediğinden bu tür şeylere başvuruyorlar. Türkiye'nin önündeki sorunlara çözüm üretilemedikleri için ancak böyle laf atmayla siyaset yapabiliyorlar. Bu hem siyaseten hem kadını zedelemesi bakımından çok ayıptır. Bunun da hiçbir özrü yoktur. Bu tür bütün siyasetçilerin görevden çekilmesini talep ediyorum. Türkiye'nin sorunlarına çözüm bulacak, buna kadaına şiddette dahil çözüm üretecek siyasetçilerin gelmesi mecburiyettir.



STAR

Ruslar yolsuzluktan Putin'i sorumlu tutuyor

Ekonomik krizle boğuşan Rus halkına göre ülkenin en büyük sorunlarından biri olan yolsuzlukta Devlet Başkanı Vladimir Putin’in de önemli payı bulunuyor.

Rus kamuoyu araştırma şirketi Levada Center’ın yaptığı araştırmaya göre, Rus halkının yüzde 66’sı ülkedeki yolsuzluğun en büyük sorumlularından biri olarak Başkan Putin’i gösterirken, yüzde 51’i de tüm devlet organlarının büyük ölçüde yolsuzluğun içinde olduğunu düşünüyor.

Araştırmaya katılanların yüzde 44’ü, Putin’in yolsuzluklarla mücadele etmeye çalıştığını ancak bu konuda başarısız olduğunu ve Rusya’da yolsuzluk konusunun “kökü kazınamaz bir gerçeğe” dönüştüğünü belirtti.

Ankete katılanların yüzde 19’u Putin’in bizzat yolsuzluğun içinde olduğunu belirtirken yüzde 41’i ülkedeki tüm politikacıların çoğunun yolsuzluğa bulaştığını ifade etti.Rusya’da yolsuzluk konusu son olarak, dünyanın en büyük 4. off-shore hukuk danışmanlık şirketi olarak bilinen Panama merkezli Mossack Fonseca’dan sızdırılan uluslararası vergi kaçakçılığına ilişkin “Panama belgeleri” ile gündeme gelmişti.Sızdırılan belgelerde Putin’in yakın arkadaşı müzisyen Sergei Roldugin’in ve bankacı Yuri Kovalchuk’un da adlarının yer aldığı, yaklaşık 2 milyar dolarlık off-shore para akışının Putin’in yakın çevresine kadar uzandığı iddia edilmişti.

STAR

Azerbaycan, Ermeni hedeflerini 'kamikaze'lerle vurmuş

AZERBAYCAN'ın işgal altındaki topraklardaki Ermeni askeri hedeflerini son teknoloji ürünü "Kamikaze" insansız hava araçlarıyla vurduğu ortaya çıktı.

Washington Post gazetesi, çatışma alanlarından gelen görüntülerden yola çıkarak, Azerbaycan ordusunun Dağlık Karabağ sınırındaki Ermeni hedeflerine karşı, "kamikaze" olarak adlandırılan İsrail yapımı IAI Harop insansız hava araçlarını kullandığını bildirdi.

Jerusalem Post gazetesi de, İsrail ve Azerbaycan'ın yüksek sesle dile getirmemelerine karşın aralarında çok yakın bir askeri işbirliği olduğunu yazdı.Gazete, İsrail'in Azerbaycan'a sattığı silahlar arasında kamikazelerin de bulunduğunun bilindiğini kaydetti.Ermenistan Cumhurbaşkanı Sarkisyan da, Almanya Başbakanı Angela Merkel ile düzenlediği basın toplantısında, Azerbaycan'ın yüksek teknolojili silahlar kullandığını söylemişti.



YENİ ŞAFAK

Karşı'ya görüntüleri Yakup Saygılı servis etmiş

Paralel örgütün 25 Aralık darbe girişimi sonrası ‘operasyon’ amaçlı kullandığı ‘Karşı’ gazetesinde işlerin nasıl döndüğü sorguda netleşti. Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın ve MİT Müsteşarı Fidan'ın işadamı Yasin El Kadı ile yaptıkları görüşmenin görüntülerini ise 25 Aralık kumpasının mimarı tutuklu polis şefi Yakup Saygılı servis etti.

Paralel örgütün '25 Aralık' soruşturma bilgilerini servis ettiği Karşı gazetesine yönelik soruşturmada, önceki gün gözaltına alınan 5 şüpheli, haklarında adli kontrol talebi uygulanarak serbest bırakıldı. Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) hükümete yönelik 'operasyon' amaçlı kullandığı gazetelerden biri olan Karşı'da gizli bilgi-belge trafiğinin nasıl döndüğü ise sorguda anlatılanlarla birlikte netleşti. FETÖ'ye yönelik soruşturmalar kapsamında halen tutuklu bulunan eski Emniyet Müdürü Yakup Saygılı ile gazeteci Ufuk Emin Köroğlu'nun bağlantıları, CHP'li Eren Erdem'in başında bulunduğu gazeteye gelen TUSKON üst düzey yetkilisi ve gazetenin o dönem muhabiri olan Emre Erciş'in ifadeleri, Karşı yayınlarının arka planını ortaya çıkardı.

HEP AYNI ULAK

Yeni Şafak'ın haberine göre, Karşı gazetesinde o dönem manşetlere imza atan muhabir Ufuk Emin Köroğlu, eski Emniyet Müdürü Yakup Saygılı ile birçok kez biraraya geldi; hakkında gizlilik kararı bulunan belgeleri Saygılı'dan alıp Karşı Yayın Yönetmeni Eren Erdem ile Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Mehmet Bozkurt'a teslim etti. Onlar da sözkonusu belgelerin yayınlanmasına karar verdi. Gazetenin o dönem 'Sır toplantı' manşetiyle verdiği ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile o dönem başbakan olan Erdoğan'ın, Yasin El Kadı ile yaptığı görüşmenin görüntülerinin de Yakup Saygılı kanalıyla servis edildiği öğrenildi. Saygılı, bu görüntüleri de gazeteye ulaştırması için Köroğlu'na servis etti.

TUSKON'dan CD geldi

Karşı'ya Yakup Saygılı aracılığıyla servis edilen bilgi ve belgelerin yanısıra paralel yapıya yakın şirketlerin çatı kuruluşu olan TUSKON'dan da gazeteye operasyonel CD'lerin getirildiği öğrenildi. Polis sorgusunda ortaya çıkan bu bilgi araştırılıyor. İçinde birçok gizli belge bulunan CD'leri gazeteye TUSKON'da üst düzey yönetici olan ve 'Yusuf' kod adını kullanan birinin getirdiği belirtildi. Şahsın gazetede kimlerle görüştüğü ve CD'lerin içerisinde hangi belgelerin yeraldığı henüz netleşmedi. Bu arada, sorgulanan isimlerden eski Karşı Muhabiri Emre Erciş'in ise “Ben o belgeleri yalnızca haberleştiriyordum" dediği öğrenildi. Erciş ayrıca, yaptığı çok sayıda habere kaynak olarak 'Haramzadeler' adlı Twitter kullanıcısını gösterdi. Karşı'da, o dönem 'operasyonel' haber yapan muhabirlere ekstra paralar ödediği de tespit edildi.

Karşı gazetesinin eski sahibi Turan Ababey, sorumlu yazı işleri müdürü Mehmet Bozkurt, muhabiri Emre Erciş, Millet gazetesinin o dönemki genel yayın yönetmeni Değer Özergün, Zaman gazetesi muhabiri Bayram Kaya ve polis memuru Mesut Babacan gözaltına alınanlar arasında bulunuyordu. Soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili İsmail Uçar, şüpheli Ababey için tutuklama istedi fakat mahkeme, şüphelinin adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasına hükmetti.

Karşı gazetesine yönelik operasyonda haklarında gözaltı kararı bulunmasına rağmen yakalanamayan isimler, gazetenin eski genel yayın yönetmeni Eren Erdem ile muhabiri Ufuk Emin Köroğlu. Savcılık, Eren Erdem'e, milletvekili olduğu için işlem dokunamazken, Köroğlu'nun ise 23 Ocak 2016'da Türkiye'den çıkış yaparak ABD'ye firar ettiği öğrenildi. Yakalama listesinde ismi bulunan fakat yurtdışında olduğu tespit edilen Karşı Genel Koordinatörü Kutlu Esendemir ise Türkiye'ye dönüş yaptığı sırada gözaltına alınarak sorgulandı

YENİ ŞAFAK

PKK’dan Ermenistan'a terörist desteği

Azerbaycan ve Ermenistan arasında işgal altındaki Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmalara PKK militan desteği gönderdi. Kandil’in talimatıyla Ermenistan saflarında savaşmaya giden 400 kişilik terörist grubu, bomba ve operasyon konusunda eğitimli militanlardan seçildi.

Azerbaycan ve Ermenistan arasında işgal altındaki Dağlık Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmalar devam ediyor. Çatışmaların başladığı ilk günlerde PKK terör örgütü Ermenistanlı dostlarına destek olmak için 400 tane militanını bölgeye gönderdi. Kandil ve Kamışlı'dan gelen birlikler Ağrı'dan Ermenistan'a geçti. Sevan Gölü bölgesinden PKK'ya ayrılan Vardenes Kampı'na geçen 400 kişilik terör grubu, Karabağ'da savaşın şiddetlenmesiyle birlikte sıcak bölgelere gönderildi.

BESE HOZAT KİLİT İSİM

Kürdistan Topluluklar Birliği (KCK) Yürütme Konseyi Eş Başkanlığı'nı yürüten Bese Hozat Kandil-Erivan arasında görüşme trafiğini yürütüyor. Tunceli doğumlu Hozat PKK'nın Ermenistan'a militan gönderme planını da yönetiyor.

SURİYE'DEN 150 ERMENİ KATILDI

Azerbaycan ile savaşmak için Ermenistan'a geçen militanlar arasında IŞİD ve muhaliflere karşı PKK'nın Suriye kolu PYD saflarında savaşan 150 Ermeni asıllı militan da yer alıyor. Halep ve Haseke bölgesinde yaşayan PYD mensubu Ermeniler Halep-Şeyh Maksut, Kobani, Tel Abyat ve Azez bölgelerinde örgütle birlikte IŞİD ve muhaliflere karşı savaşıyor.

3 KENTE DAĞILDILAR

Ağrı üzerinden Ermenistan'a geçen teröristler Dağlık Karabağ bölgesindeki üç ayrı şehre sevk edildi. Laçin, Şuşa ve Kelbecer şehirlerine dağıtılan teröristler oradan da sıcak çatışmaların sürdüğü Ağdam, Cebrail, Zengilan ve Fuzuli cephelerine gönderildi.

TECRÜBELİ MİLİTANLAR SEÇİLDİ

Kandil'in talimatı dahilinde Ermenistan saflarında savaşmaya giden teröristler bomba ve operasyon konusunda eğitimli militanlardan seçildi. Silahsız olarak Ermenistan'a geçen 400 kişilik ekip Ermenistan'a daha önceden geçen 80 kişilik bir terör grubu ile Vardenes terör kampında buluştu.

3 ERMENİ ASILLI TERÖRİST KILAVUZLUK ETTİ

PKK terör örgütü içerisinde Ermeni asıllı kişilere ait olan Ağrı Kartalları isimli birliğin Livan Karadağ, Hemaran Kervaçiyan ve Servet Bagopşin isimli 3 terörist Ağrı'dan Ermenistan'a geçen gruba kılavuzluk etti.

'Destek olun' talimatı!

PKK'nın örgüt içinde yayınlanan talimatında, Kobani ve Tel Abyat savaşında 120'den fazla Ermeni milisin PKK'nın Suriye kolu PYD'ye destek verdiği ve tarihi süreçte Ermenilerin Kürt direnişinin yanında yer aldığı vurgusu yapılarak “Ermeni kardeşlerimize bu zor günlerinde destek olmalıyız” ifadelerine yer verildi

YENİ ŞAFAK

Flaş! Bakanlık harekete geçti sistem değişiyor!

Adalet Bakanlığı, 50 milyona yakın vatandaşın kimlik bilgileri internete sızdırılınca Seçim Kanunu’nda değişiklik yapmak için harekete geçti.

Bundan böyle seçmen bilgileri YSK eliyle siyasi partilere verilmeyecek. Paylaşılacak bilgiler yalnızca ad-soyad ve sandık numarasından ibaret olacak.

Bilgisayar korsanlarınca internete yüklenen bir veritabanından, 49 milyon 611 bin 709 Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının kimlik bilgilerinin servis edildiği ortaya çıkmıştı. Bu kimlik bilgilerinin arasında TC kimlik numarası, ad-soyad, anne-baba adı, cinsiyet, doğum tarihi, doğum yeri ve açık adres yeralıyor. Sözkonusu bilgilerin tüm dünyaya açılmış olması tartışmalara yol açarken, bilgilerin Yüksek Seçim Kurulu (YSK) sisteminden ele geçirildiğini düşünen Adalet Bakanlığı, Seçim Kanunu'nda değişiklik yapmak için harekete geçti.

ARTIK VERİLMEYEBİLİR

Şu anki düzenlemeye göre, siyasi partiler, seçimler öncesinde il seçim kurullarından seçmenlere ait bilgileri alabiliyordu. Yani seçimde oy kullanacak kişinin TC kimlik numarası, ad-soyad, anne-baba adı, cinsiyet, doğum tarihi, doğum yeri ve açık adres bilgilerine erişebiliyordu. Adalet Bakanlığı'nın bu konuya ilişkin yapacağı düzenlemeyle sözkonusu bilgilerin siyasi partilere verilmemesi öngörülüyor. Ya da siyasi partilere sadece ad-soyad ve sandık bilgileri gönderilecek.

SORUŞTURMA BAŞLATILDI

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da kimlik bilgilerinin sızdırılmasıyla ilgili olarak çıkan haberler üzerine soruşturma başlattı. Bilişim Suçları Soruşturma Bürosunca, 'verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme' ve 'bilişim sistemine girme' suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında, ilk aşamada verileri haber sitesine sızdıran kişiler araştırılacak. Bu kapsamda, Ankara Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ekipleri, internet sitesinin 'log kayıtları'nı inceleyecek.






Verilənlər bazası müəlliflik hüququ ilə müdafiə olunur ©atelim.com 2016
rəhbərliyinə müraciət